En Sıcak Konular

İbrahim Akın

Çağrı
İbrahim Akın
23 Ekim 2010

Duygusallık, İnsanın Nefsine Zulmüdür



Duygusallık, şeytanın sistemini yaşayan cahiliye toplumlarında takdir gören, insanlarda olması gerektiği düşünülen bir özelliktir. Oysa duygusal insanlar, kadere inanmadıkları, ya da inandıkları halde teslim olamadıkları için, zayıf karakterli olurlar. Olaylar karşısında sarsılır ve huzursuz, mutsuz, endişeli, hassas, sinirli karakterlere bürünürler.

Örneğin üniversite sınavını kazanamazsa, dünya başına yıkılmış gibi hisseder. Üzülür, ağlar, bir süre içine kapanır. Oysa Allah kaderde, iman eden kulları için her şeyi hayırla yarattığını vaat eder. Olumlu veya olumsuz gelişen her şeyin, Allah’ın kontrolünde olduğunu ve inananlar için hayırla yaratılacağını düşünen insan, asla üzüntü ve sıkıntı hissetmez.

Bir başka örnek verecek olursak; Çok güzel uyuduğunu düşündüğü evladını, sabah namazı için uyandırmaya kıyamayan anne, bu duygusal tavrı ile hem kendisinin, hem de evladının kayba uğramasına vesile olur. Unuttuğu bir gerçek vardır ki ahirette, cehennem ateşinden kurtulmak için çocuğunu fidye olarak verecektir.

Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu-günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister; Kendi eşini ve kardeşini Ve onu barındıran aşiretini de; Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa. (Mearic Suresi -11–14)

Çoğu zaman rastladığımız intihar ve cinayetlerin temelinde de duygusallık yatar. Kadere iman etmek, huzurlu ve mutlu bir yaşantı sağlar insana. Duygusallığın getirdiği bütün zayıflıklar, kadere ve Allah’a teslimiyetle aşılır.

Allah kaderi, bir nokta gibi tek bir anda yaratmıştır. Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için rüyayı düşünmek faydalı olur. Rüya esnasında yaşadığımız tüm duyguların, olayların gerçek olduğunu zannederiz. Gülerek ya da ağlayarak, ter içinde uyandığımız çok olmuştur. Ancak bugün bilim, rüyanın yalnızca birkaç saniye sürdüğünü söyler. Bu da, çok uzun olduğunu zannettiğimiz rüyanın Allah tarafından, tıpkı kaderimiz gibi tek bir anda yaratıldığının delilidir. Bizler zamana tabiyiz, ancak Allah, zamandan ve mekândan münezzehtir. Dünyada yaşadığımız zamanın uzun olduğunu zannetmemiz, zamana tabi olmamızdan kaynaklanır. Oysa gerçekler çok farklıdır. Tıpkı rüyamız gibi dünyada yaşadığımızı sandığımız uzun yıllar da aslında az bir zamandan ibarettir. Bu gerçek Kuran’da şu şekilde bildirilmiştir:

Dedi ki: "Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?"

Dediler ki: "Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor."

Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz," (Mü’minun Suresi -112–114)

Kadere tam teslimiyet gösteren müminler, olumlu veya olumsuz her konunun, Allah katında, kaderin yazılı olduğu Levh-i Mahfuz isimli kitapta yer aldığını ve değişmeyeceğini bilirler. Bu nedenle hiçbir zaman keşke kelimesini kullanmazlar. Karşılaştıkları olaylarda dua mahiyetinde ellerinden geleni yaparlar. Ancak sonuca teslim oldukları için, üzüntü, endişe, huzursuzluk hissetmezler.

Gökte ve yerde gizli olan hiç bir şey yoktur ki, apaçık olan bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) olmasın. (Neml Suresi -75)

Duygusallık, insanın Allah’a sığınmasına engel olan, karşılaşılan olayın Allah’tan bağımsız geliştiğini düşündüren, insanı tevekkülsüzlüğe iten olumsuz bir durumdur. Bununla beraber Rabbimizin kullarına bahşettiği üstün bir ahlak özelliği olan merhamet, insanı kayba götüren bir duygu olmadığı için duygusallık olarak nitelendirilemez. Zira pek çok ayette Rabbimiz, peygamberlere ve iman edenlere bu duyguyu verdiğini belirtmiştir.

Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak. (Beled Suresi, 17)

Allah bizlere, sınavlarımız esnasında O’na sığınabilmeyi, korku, panik, endişe ve sıkıntı gibi tevekkülsüz tavırlardan uzak kalabilmeyi nasip etsin inşaAllah.

İbrahim Akın



Bu yazı 920 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Aralık 2013 Yıldız Falları İle Uyuşmayın; Ahir Zaman Alametleriyle Uyanın!
    • 15 Aralık 2013 Evrimcilerin Coelacanth Hezimeti
    • 29 Kasım 2013 ''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap
    • 22 Eylül 2013 Kuran Haşa Bulmaca Kitabı Değildir
    • 21 Temmuz 2013 Bağnaz, Kadından Nefret Eder; Mümin İse Şiddetli Sever
    • 18 Haziran 2013 Komünizm Pusuda!
    • 24 Mayıs 2013 Size Ne Oluyor da Suriye'den Hicret Edenlere Sırtınızı Dönüyorsunuz?
    • 4 Mayıs 2013 İnsanlara Hoş Görünmek Uğruna Dinden Taviz Vermek
    • 11 Nisan 2013 Karşı Cinsle Konuşmak Haram Değildir
    • 19 Mart 2013 Müzik Haram Değil, Nimettir
    • 22 Şubat 2013 Kuran Apaçık ve Noksansızdır
    • 5 Ocak 2013 Sevgiye Evet, Nefrete Dur!
    • 18 Aralık 2012 Ertelemek İnkrda Bir Artıştır
    • 30 Kasım 2012 Tat Alma Mucizesi
    • 7 Kasım 2012 Nefislere İlişkin Güzel ve Etkili Söz Söylemek İbadettir
    • 21 Ekim 2012 Üzülmek Şeytanın Telkinidir, Allah Üzülmeyi Yasaklar!
    • 29 Eylül 2012 Allahın Emri: Benden Korkup Sakının!
    • 12 Ağustos 2012 Hz. İsa İkinci Kez Yeryüzüne Gelecek
    • 28 Temmuz 2012 Hz. İsa (as) Ölmedi!
    • 18 Haziran 2012 İman Edenler; Küfür, Müşrik ve Münafıkları Konuşmalarından Tanırlar

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,450 µs