En Sıcak Konular

İbrahim Akın

Çağrı
İbrahim Akın
11 Eylül 2010

İman Bebek Gibidir, Sürekli Bakım İster



İman, bir insanın hayatındaki en büyük zenginliktir. Ancak hiçbir zenginlik daimi değildir. Gerekli çaba gösterilmez, tedbirler alınmazsa, sahip olunan maddi ve manevi zenginliklerin tümü yavaş yavaş erir. İman da buna dâhildir. Şayet iman eden her kişinin ölene dek imanını koruması garanti olsaydı, münafık diye bir şey olmazdı. Bu nedenle iman eden kişi için iman zenginliğini sadece muhafaza etmek değil, sürekli olarak artırmak en önemli amaç olmalıdır.

Yabancı bir lisanı iyi konuşuyor olabilirsiniz. Fakat tekrar etmez veya kullanmazsanız bir süre sonra körelir ve unutmaya başlarsınız. Ancak üzerinde çalışır, yeni kelimeler ve kalıplar öğrenip bir de yurt dışında pekiştirirseniz, ana diliniz gibi konuşmaya başlayabilirsiniz.

Ya da bir spor dalında çok başarılı olabilirsiniz. Vücudunuz, her gün yaptığınız antrenmanlardan dolayı çok esnek olabilir. Ama iki ay antrenman yapmasanız, o esnekliğinizi kaybetmeye başlarsınız. Hatta tamamen sporu bıraksanız, vücudunuzun hızla deforme olduğuna dahi şahit olabilirsiniz.

Üzerinde düşündüğümüz, çalıştığımız, mesai harcadığımız konularda genelde muvaffak oluruz. İman da bu konulardan biri ve en mühim olanıdır. Çünkü yabancı dil konuşamamak ya da iyi bir sporcu olamamak insan için çok ciddi kayıplara neden olmaz. Ama imansız olmak, Allah'ın sevgi ve rızasıyla beraber sonsuz cenneti kaybetmeye neden olur ki bu, bir insanın hayatındaki en önemli konudur.

Bir bebeğin ihtiyaçlarını gidermez, aç, susuz ve uykusuz bırakırsanız o bebek önce solgunlaşır, cılızlaşır ve sonra... İman da bebek gibidir. Sürekli bakım ister. Sadece namaz kılmayı ve oruç tutmayı yeterli görmek doğru olmaz. İmanı geliştirecek, besleyip büyütecek vesileler aramak gerekir. Allah'ı çokça anmak, insanlara Kuran ahlakını anlatmak, bu ahlakı yaşayarak örnek olmak ve İslam'ın dünyaya yayılması için ciddi bir çaba sarf etmek gerekir. Şayet kişi yaptığı kadarını yeterli görüp kalbinin temiz olduğunu, kimsenin hakkını yemediğini, bu nedenle de işlerinin hep yolunda gittiğini söylüyorsa ve bunu da Allah’ın sevgili kulu olduğuna bağlıyorsa gaflet haline güzel bir örnek teşkil eder.

"Onların, dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken, kendilerini gerçekte güzel iş yapmakta sanıyorlar." (Kehf Suresi, 104)

Sosyal yaşantımıza, çevremizdeki kişi ve olaylara gösterdiğimiz özeni, imanımız konusunda da göstermeliyiz. Maddi konularda her zaman en fazlasını kazanmayı hedefleriz. En iyi arabaya ve eve sahip olmayı, çocuğumuzun en iyi okullarda okumasını, en kaliteli kıyafetleri giyinmeyi, kısacası en iyi koşullarda yaşamayı arzularız. Bütün bunları istemek ve ulaşmak için çaba göstermek elbette yanlış değildir. Ancak tüm bu imkânlara sahip olup, hepsini Allah yolunda kullanmadıktan sonra hiçbir anlamı kalmayacaktır. Önemli olan, dünyevi imkânları nasıl değerlendirdiğimizden sorgulanacağımızı, mülkün asıl sahibinin Allah olduğunu, O’na ait olan mülkü yine O’nun yolunda kullanmamız gerektiğini unutmamaktır. Bu, imanı beslemenin yollarından yalnızca biridir.

Hiç kimse, sahip olduğunu zannettiği dünya malını ahirete götürememiştir. Sabancı da, Vehbi Koç’da, çoban Ali efendi de sadece bir bez parçasına sarılıp, dünyada iken yaptıkları iyi ve kötü amelleri ile ahirete göçmüşlerdir. Düşünen insanlar için bunda çok önemli ibretler vardır.

İnsana o gün, önceden takdim ettikleri ve erteledikleri şeylerle haber verilir(Kıyamet Suresi, 13)



Bu yazı 726 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Aralık 2013 Yıldız Falları İle Uyuşmayın; Ahir Zaman Alametleriyle Uyanın!
    • 15 Aralık 2013 Evrimcilerin Coelacanth Hezimeti
    • 29 Kasım 2013 ''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap
    • 22 Eylül 2013 Kuran Haşa Bulmaca Kitabı Değildir
    • 21 Temmuz 2013 Bağnaz, Kadından Nefret Eder; Mümin İse Şiddetli Sever
    • 18 Haziran 2013 Komünizm Pusuda!
    • 24 Mayıs 2013 Size Ne Oluyor da Suriye'den Hicret Edenlere Sırtınızı Dönüyorsunuz?
    • 4 Mayıs 2013 İnsanlara Hoş Görünmek Uğruna Dinden Taviz Vermek
    • 11 Nisan 2013 Karşı Cinsle Konuşmak Haram Değildir
    • 19 Mart 2013 Müzik Haram Değil, Nimettir
    • 22 Şubat 2013 Kuran Apaçık ve Noksansızdır
    • 5 Ocak 2013 Sevgiye Evet, Nefrete Dur!
    • 18 Aralık 2012 Ertelemek İnkrda Bir Artıştır
    • 30 Kasım 2012 Tat Alma Mucizesi
    • 7 Kasım 2012 Nefislere İlişkin Güzel ve Etkili Söz Söylemek İbadettir
    • 21 Ekim 2012 Üzülmek Şeytanın Telkinidir, Allah Üzülmeyi Yasaklar!
    • 29 Eylül 2012 Allahın Emri: Benden Korkup Sakının!
    • 12 Ağustos 2012 Hz. İsa İkinci Kez Yeryüzüne Gelecek
    • 28 Temmuz 2012 Hz. İsa (as) Ölmedi!
    • 18 Haziran 2012 İman Edenler; Küfür, Müşrik ve Münafıkları Konuşmalarından Tanırlar

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,549 µs