En Sıcak Konular

Çanakkale'de Müttefik Filoyu En Çok ''Serseri Mayınlar'' Korkuttu

15 Mart 2022 15:33 tsi
 Çanakkale'de Müttefik Filoyu En Çok ''Serseri Mayınlar'' Korkuttu Çanakkale'de müttefik filoyu durduran Türk askerinin kahramanlığının yanında ''serseri mayın'' olarak tabir edilen patlayıcılar da önemli işlev gördü.

 Müttefik filoyu en çok ''serseri mayınlar'' korkuttu

MEHMET BAYER - 15.03.2022 - Hibya - ''Yenilmez Armada'' unvanıyla Çanakkale Boğazı'nı geçip, İstanbul'u ele geçirmeyi hedefleyen müttefik filoyu durduran Türk askerinin kahramanlığının yanında ''serseri mayın'' olarak tabir edilen patlayıcılar da önemli işlev gördü.

HİBYA muhabirinin Askeri Tarih Uzmanı Hüseyin Arabacı tarafından hazırlanan ''Deniz mayınlarının Osmanlı Devleti'ndeki gelişimi ve 1915 Çanakkale Boğaz savunmasındaki rolü'' başlıklı makalesinden derlediği bilgilere göre, deniz savaşlarında gemiler için etkili tahrip ve tehdit unsuru olarak kullanımı dünyada kısa sürede yaygınlaşan deniz mayınları, muharebe silahı niteliğini 19. yüzyıl ortasından itibaren kazandı. Osmanlı Devleti, sahip olduğu geniş coğrafyasındaki sahillerini korumak amacıyla deniz mayınlarını envanterine kazandırma ve bunları geliştirme çabasında yer alarak, tedarik, üretim ve teşkilat aşamalarını hızla geçirdi.

 

Bu yeni muharebe aracının ilk uygulama alanları ise Çanakkale ve İstanbul boğazları, Selanik, Golos ve İzmir gibi merkezler oldu. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde, kıyıdan kontrollü sabit mayınlar geliştirilerek, bağımsız olarak atılabilen otomatik mayınların kullanımı yaygınlaştı. Osmanlı Devleti de ilk kez Osmanlı-İtalya harbi (1911-1912) sırasında otomatik deniz mayınını kullandı.

Çanakkale Boğazı'nın 1915 yılındaki savunmasında sabit kurulan mayın hatları dışında, ''serseri mayın'' olarak tabir edilen mayın türü de kullanıldı. Serseri mayın, müttefik filonun en çok çekindiği unsurların başında geldi. 18 Mart 1915 tarihinde, müttefik filonun mağlubiyetine yol açan en temel faktörler, kıyı bataryası ve projektör desteği ile deniz mayınları oldu.

Sed bataryaları teşkil edildi

Savunma kapsamında yer alan deniz mayınlarını yerleştirmekle görevli ''Bahr-i Sefid Torpil Müfrezesi'' Bahr-i Sefid Mevki-i Müstahkem Komutanlığının harp nizamında yer aldı. Boğaz savunması için tahkimatın mevcut durumu ve nasıl olması gerektiği tahkimiye heyeti tarafından yapılan incelenmeye istinaden kıyı bataryalarında düzenlemelere gidildi. Buna göre mayın hatlarını korumak için askeri gemilerden sökülmüş olan küçük çaplı ve seri ateşli toplar ile mevcut adi top, mantelli, Krupp ve Nordenfelt marka toplarla ''Sed bataryaları'' teşkil edildi. Bu bataryalar, Kepez, Soğanlıdere, Havuzlar gibi mevkilerin civarına yerleştirildi, müttefik filonun ateşini bölmek amacıyla sahte bataryalar da teşkil edildi.

Çanakkale Boğazı'nın savunulması ve denizden gelecek tehditlere karşı 6 Ekim 1914 tarihli bir plan oluşturuldu ve bu plana 8 Ekim 1914 tarihinde yapılan tadilatla ileri mayın hatlarının savunması Kepez-Soğanlıdere mıntıkasına, orta mayın hatlarının savunması Yıldız Tabyası’na (Kısmen obüsler ve 21'lik toplarla) ve son mayın hattının savunması da Anadolu Hamidiye ve Rumeli Mecidiye Tabyaları yakınında bulunacak mantelli bataryalarına verildi. 3 Kasım 1914'te boğaz girişinin bombardıman edilmesinden sonra 4 Kasım tarihli yeni bir savunma planı oluşturuldu, Bahr-i Sefid Mevki-i Müstahkem'de teşkil eden askeri heyet marifetiyle yürütülmek üzere ilgili birliklere tebliğ edildi. Buna göre 3. mıntıka mayın hatlarını korumakla görevlendirilmiş, savunma planında müttefik filo mayın tarama gemilerinin muhtemel tarama düzeni hakkında da detaylı bilgi verildi. 
Bunun yanında müttefik filo gemilerinin tespit edilmesi ve kıyı bataryalarına hedef gösterilmesi için kıyı hattına yardımcı savunma unsuru olarak da projektörler yerleştirildi. Projektörlerin yerleri boğazın Rumeli yakasında Soğanlıdere, Havuzlar ve Mecidiye Tabyası'nda, Anadolu yakasında ise Erenköy, Kepez, Kepez Feneri, Hamidiye ve Çayaltı mevkiindeydi. 

Mayınlar

Çanakkale boğaz savunmasında boğazın kapanması deniz mayınları ile sağlandı ve bu amaçla ilk mayın hattı, 4 Ağustos 1914 tarihinde oluşturuldu. 6 Ağustos 1914 tarihinde 26 mayınla oluşturulan yeni bir mayın hattı ile sürdürülen mayınlama çalışması bu tarihten itibaren Çanakkale cephesinin tahliyesine (9 Ocak 1916) kadar devam etti ve değişen mayın sayılarıyla Çanakkale Boğazı'nda toplam 18 mayın hattı tesis edildi.

Savunma sürecinde İstanbul'dan Çanakkale'ye 439 mayın geldi. Bu mayınların 23’ü serseri, 34’ü Alman tipi, 10’u Bulgar, 51’i Rus, 21‘i Fransız, 112 Carbonit marka ve 188’i de türü belirtilmemiş mayınlar oldu. 1915 Çanakkale boğaz savunmasının genelinde mayın hatlarına yerleştirilen mayın sayısı ise 522’ydi. Bu sayıya hatlara ilave edilen 36 ve bağımsız olarak atılan 44 mayın da eklendiğinde kullanılan genel mayın sayısı 602'ye ulaştı. Bu mayınlardan 42’si hatlara atılırken, 109’u deniz yüzeyine çıktığından yerinden alınarak ambara götürüldü, 27’si hatlardan kopup kayboldu. Hatlardaki mayınların birbirine mesafesi, hattın bulunduğu mevkiye göre değişiklik gösterdi. Deniz yüzeyine olan derinlikleri ise genelde 4 - 4,5 metre oldu. Fakat az su kesimli gemilerin tehlikesiz geçebilmesi için bir hatta (Anadolu Hamiye-Rumeli Hamidiye arası) mayınların derinliği 2,5 metre olarak bırakıl, 12 ve 15. hatlarda ise derinlik denizaltı tehdidine karşı daha aşağıya (8 metre, 25-30 metre, 35-40 metre) ayarlandı. Karada bulunan bir takım, mayın hattının başlangıcını işaret edip ve hatlarda kopma gibi nedenlerle açıklıklar ilave mayınlarla kapatıldı.

İlk hatlar, irtibat halatları ile fakat kurşun kapaklarına tertibat (muhafaza) olmaksızın döküldü. Kısa süre sonra mayınların birkaçının infilak ettiği görüldü. Bu konuda mayıncılar tarafından yapılan değerlendirmede infilakların mayınlar arasındaki irtibat halatının mayının üzerindeki kurşundan müsademe külahına sürterek mayını yukarıya çekmesi sırasında külahı bükmesi veya koparması olduğu anlaşıldı. Bunun üzerine mayınlardan bazıları irtibat halatları olmaksızın atıldı. Bu tespit sonraki mayınlama çalışmalarında mayın kayıplarının önlemesi ve tedbir alınması için oldukça önemli oldu.

Boğazdaki mayınları takip etmek ve mümkünse geri toplamak üzere nöbetçi postalar ikame edildi, bu postalar sayesinde deniz yüzeyine çıkan mayınlar ambara götürülüp, yeniden kullanıma hazırlandı. Mayın hatlarından deniz yüzeyine çıkanlardan alınarak yeniden kullanılır hale getirilenler gerek Çanakkale ve gerekse İstanbul Boğazı’nda kullanıldı. 100-150 mayın da fark edilmeksizin zayi oldu. Bundan başka 10 kadar mayın atıldıktan az zaman sonra infilak etti, atıldıktan sonra faal hale geçmeyen mayın oranı ise yüzde 5 oldu.

''Serseri mayın''

Çanakkale Boğaz savunmasında serseri mayın türü de caydırıcı amaçlı kullanıldı ve bu silah müttefik filoya mensup gemilerin en çok çekindiği silahların başında geldi. Nitekim serseri mayın konusu İngiliz Kabinesi'nde de gündeme geldi ve 24 Nisan 1915 tarihli gizli bir tutanakta, Çanakkale Boğazı’nda görevli gemilerin yüzer mayınlara maruz kalacağının öngörülememiş olduğu, gerek mayın tarama gemileri, gerekse de bunları koruyan gemilerin özellikle demir halindeyken serseri mayınlara maruz kalabileceği belirtildi. Tutanakta ayrıca önlem olarak torpido ağlarının buna karşı bir nebze de olsa bir koruma sağlayabileceği, ilave önlem olarak da boğazda demirli gemilerin ön tarafına şamandıra konulması ya da balık ağlarının kullanılmasının da bir başka seçenek olabileceğine değinildi.

Müttefik filo, mayın karşı tedbirleri kapsamında gemileri için güvenli su yolu oluşturmak ve geçit açmak üzere Çanakkale Boğazı girişindeki mayın tarama teşebbüsünde kısmen balıkçı gemilerini kısmen de torpidobotlarını kullandı. Filo, mayın tarama teşebbüsünde bir torpido ve bir balıkçı gemisini kaybetmiş İnflexible, Irressitıble, Ocean ile Joule, mayın yüzünden savaş dışı kaldı. 

Boğaz harekatının ardından Churchill, kendisine yöneltilen ''Çanakkale Boğazı'na denizden taarruzun neden yenilenmediği'' sorusuna, ''18 Mart'ta boğaza yapılan saldırıda 16 savaş gemisinden 3’ünün battığı ve 4’ünün de hemen harekete geçmeye uygun olmadığını, saldırının 1-2 gün içinde yenilense bile zayiat oranının daha az olacağını varsaymanın yanında başarılı olunması durumunda müteakip deniz operasyonları için çok zayıf bir güç kalmış olacağının değerlendirildiği'' yanıtını verdi.

Birinci Dünya Savaşı’nda mayın sebebi ile İngiliz bahriyesi, 44 harp gemisini, 225 de yardımcı sınıf gemisini kaybetti. Alman bahriyesi için ise bu sayı 102 harp gemisi, 44 yardımcı gemi oldu. Müttefik filonun Çanakkale Boğazı önüne döktüğü mayın sayısı, Osmanlı’nın döktüğü mayın sayısının 10 katıydı.

Winston Churchill, Çanakkale Boğazı’nı geçememelerinin ve Birinci Dünya Savaşı’nı uzatan en önemli etkenin sadece 20 adet mayın olduğu açıklamasını yapmak durumunda kaldı. Erenköy/Kepez mevkiinde, müttefik filo gemilerinin boğaz girişine geri dönüş manevrası yaptıkları noktada, Nusret Mayın Gemisi tarafından 26 mayınla tesis edilen 11. mayın hattı, 18 Mart 1915 günü çok sayıda gemi ile gerçekleştirilen büyük harekatın kaderini değiştirdi ve 18 Mart Deniz Zaferi'ni getirdi.

Hibya Haber Ajansı



Bu haber 178 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,807 µs