En Sıcak Konular

CHP’DEN DEĞER”SİZLEŞTİRİLEN EV İŞÇİLİĞİ – GÖRÜNMEYEN İŞÇİLER RAPORU

27 Nisan 2021 13:14 tsi
CHP’DEN DEĞER”SİZLEŞTİRİLEN EV İŞÇİLİĞİ – GÖRÜNMEYEN İŞÇİLER RAPORU CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili avukat Gülizar Biçer Karaca, “Değer”sizleştirilen Ev İşçiliği – Görünmeyen İşçiler Raporu’nu Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve MYK’ya sundu.

 CHP’DEN DEĞER”SİZLEŞTİRİLEN EV İŞÇİLİĞİ - GÖRÜNMEYEN İŞÇİLER RAPORU

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili avukat Gülizar Biçer Karaca, “Değer”sizleştirilen Ev İşçiliği - Görünmeyen İşçiler Raporu’nu Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve MYK’ya sundu. Salgında kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan, güvencesiz çalışan ve çok sayıda hak ihlallerine maruz bırakılan ev işçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekilen raporda, Ev İşçileri Dayanışma Sendikası üyesi ev işçileriyle yapılan çevrimiçi toplantıda dile getirilen talepler ve CHP’nin çözüm önerileri yer alıyor. CHP Emek Büroları tarafından hazırlanan kitapçıktaki tespitlerin de bulunduğu raporda, İş Kanunu kapsamı dışında olan ev işçileri ile ilgili yapılması gereken düzenlemelere dikkat çekildi. İşte Rapordan çarpıcı tespitler:

Ev işçilerinin İş Kanunu kapsamına alınması için TBMM’ye yasa teklifini de sunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın EVİD-SEN Başkanı ve üyeleriyle yaptığı çevrimiçi toplantıda gündeme getirilen sorunlar ve taleplerden bazıları:

Ev işçilerinin öncelikli olarak yapılacak yasal çalışmalar ile İş Kanunu kapsamına alınması gerekmektedir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında bulunmayan ev işçileri herhangi bir iş kazasına uğramaları durumunda ‘meslek hastalığı’ olarak kabul edilmemektedir. 

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda ev işçileri bakımından bir ay içerisinde bir iş yerinde 10 günden az-10 günden çok çalışan ayrımı bulunduğundan çoğu ev işçisi uzun vadeli sigorta kolunda yer almamaktadır.

Çoğu ev işçisi gündelik olarak farklı ev/işyerlerinde çalıştığından dolayı birçok ev işçisi için “bir ay içerisinde bir işyerinde 10 günden fazla çalışmak” kriterini karşılamak imkansız bir duruma gelmektedir.

Salgınla birlikte derinleşen sorunlar ve yoksulluk nedeniyle sigortalarını ödemek yerine, zor hayat şartlarında nakit olarak alacakları ücrete pratikte daha çok ihtiyaç duymaktadırlar.

Lisanssız çalışan danışman şirketlerinin denetimsizliği ciddi bir sorun alanı oluşturmaktadır.

Danışman şirketlerden bazıları, aracılık yaptıkları ev işçilerinin görev almak istedikleri iş kollarına riayet etmemektedir. Örneğin temizlik konusunda çalışmak isteyen bir ev işçisi danışman şirketin “bakıcılık da yapar, yemek de yapar” şeklinde tanıtımına ve alacağı ücretin ötesinde ekstra iş yapmaya maruz bırakılabilmektedir.

Ev işçileri arasında herhangi bir ücret standardı yoktur.

Çalışma saatleri belli değildir.

Sendikaların verdiği bilgiye göre ev hizmetlerine giden her 10 kadın işçiden 3’ü cinsel fiziksel şiddete ve işyerinde mobinge uğramaktadır. Birçok ev işçisi evlerde uğradığı mobbing ve taciz gibi suç içeren fillere maruz bırakılabilmekte ve konut dokunulmazlığından dolayı bu tür filleri ispatlamak imkansız olabilmektedir. 

Ev işçileri, izin ve dinlenme haklarını yeterince kullanamamaktadır.

Ev İşçilerinin Talepleri:

Ev işçilerinin 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamına alınması ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’ndaki “10 günden az- 10 günden çok” çalışma ayrımının kaldırılması

Ev işçilerinin İş Kanunu kapsamına alınması tek başına yeterli olmayacağı için 30 işçi ve üstünde işçi çalıştıran yerler için geçerli olan iş güvencesi konusunda da değişiklik yapılması 

Ev işçilerine lisanssız danışman şirketlerinin aracılık yapmasına son verilmesi, güvencenin devlet denetiminde sağlanması

Ev işçilerinin istihdamının İŞKUR ve özel istihdam büroları aracılığı yapılması sağlanarak hem kayıt dışılığa son verilmesi ve dolayısıyla etkin veri toplanması ile ev işçilerinin uğrayabilecekleri mağduriyetin en aza indirilmesinin sağlanması

TÜİK’in ev işçileri ile ilgili topladığı verinin diğer faaliyet kollarından ayrılarak hesaplanmasının sağlanması

Yapılacak yasama çalışmaları neticesinde ev işçilerinin; ücret standardı, izin ve dinlenme hakkı, çalışma saatlerinin netleştirilmesi gibi niteliklere kavuşmasının sağlanması

ILO’nun 189 sayılı “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş hakkında ILO Sözleşmesi” ve 201 sayılı “Ev İşçileri için İnsana Yakır İş hakkında ILO Tavsiye Kararı”na taraf olunması için gerekli çalışmaların yapılması

Salgında kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan ev işçilerinin yaşadığı yoksulluk, işsizlik ve gelir kaybı telafisi ve insan onuruna yakışır yaşam koşulları için, ekonomik tedbir paketlerinde ev işçilerinin yer alması çağrısının yapılması

KOBİ’ler, esnaflar, öğretmenler, apartman görevlileri, EYT’liler gibi toplumun farklı kesimlerini kucaklayan CHP’nin “ev işçileri” için ekonomik destek paketini dillendirmesi, sorunları görünür kılması, sayıları milyonları bulan ev işçileri için güvenceli iş vurgusunu farklı platformlarda dile getirmesi 

CHP’nin Çözüm Önerileri

CHP iktidarında ev işçileri güvenceye kavuşacak. Ev işçilerinin; güvencesiz ve kayıtdışı istihdamına, düşük ücretlerle uzun saatler çalıştırılmasına ve yasal güvenceden yoksun olmasına son vereceğiz. 

CHP iktidarında;

Yasal düzenlemeleri yaparak ev işçilerimizi İş Kanunu kapsamına dahil edeceğiz. 

Ev hizmetlerinde çalışanların çalışma koşullarını düzenleyen ayrı bir yönetmelik ve tüzük çıkartacağız. Ev işçilerini mesleki standartlara kavuşturacağız. 

Ev işçilerinin kayıtdışı istihdamına son vereceğiz. 

Sürekli ya da kısmi süreli çalışmasına bakılmaksızın, bütün ev işçilerinin 5510 sayılı kanunda sigortalı sayılanlar içinde yer almasını sağlayacağız. 

Ev işçilerinin örgütlenmelerinin önündeki engelleri kaldıracağız. 

İş kazası ve meslek hastalıklarının yaşanmaması için ev ve işyerlerinde, önleyici tedbirleri zorunlu tutacak; işçi sağlığı ve güvenliği risklerini düzenlemek amacıyla iş sağlığı ve güvenliği kanununda gerekli düzenlemeyi yapacağız.

ILO’nun 189 No’lu “Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İş” sözleşmesini Mecliste yasal güvence altına alacağız. 

Ev İşçilerinin Anlatımları

“Tam 50 yıldır ev işçisi olarak çalışmış annemin tek bir gün dahi sigortası olmadı.”

“35 yıllık ev işçisiyim. 15 yaşından beri çalışıyorum. Okutulmadım. Babam tekel işçisiydi. Kızlar okumaz dediler okula göndermediler. Okuyabilseydim öğretmen ya da doktor olmak isterdim. Kendi ailemden 11 kardeşim var. Son 15 yılın içinde hiç mutlu çalışmadım. Son 7 yıldır çalıştığım işverenle davalığım. 1 ay denedik beğenmedik deyip haklarımı almaya çalıştılar. Sadece SSK yapmalarını istemiştim. 35 yıl çalıştım, elimde avcumda hiçbir şeyim yok. Oğlumu Lise 2’ye kadar okutabildim. Pandemi yüzünden son 1 yıldır inanılmaz zorluklar yaşıyoruz. Şu anda gerçekten gittiğim 1-2 yer dışında gelirim yok.” 

“Kendimize ait özel bir alanımız yok. Çalıştığımız evlerde salonlarda kalabiliyoruz. Eşyalarımızı koyacağımız herhangi bir alanımız olmuyor. Bir dolabımız bile olmayabiliyor.”

“Evde çalışan kişiler temizlikçi olarak girdiyse temizlik yapmalı, dadı olarak girdiyse  sadece dadılık yapmalı. Ailelerden ve danışmanlık şirketlerinden dolayı iş tanımımız olmuyor.”

“İzin almadan, izne gitmeden hep bizimle ve bizim belirlediğimiz düşük ücretten bizimle çalışın diyorlar. Ev hizmetlerinde çalışan bütün arkadaşlar adına söylüyorum. İnanın değerimiz yok. Bizim yaptığımız hiçbir şey göze görünmüyor”

“Firmalar bize destek olacağını söyleyerek işe gönderiyor ancak inanın 

Ankara’da İstanbul’da çalışmaya gittiğimde, sorun yaşayınca elimde valizle gece yarıları yollara düştüğüm oluyor.”

“Danışman şirketleri genelde ailenin peşinde, onlardan yana, alacağı paraya bakıyor.”

“Ev işçiliği çok yorucu bir iş. Biz bunun hakkını alamıyoruz. 3 senedir 4 katlı 650 metrekare bir evde çalışıyorum ve benim maaşımı pandemide allem edip kallem edip 800 TL indirdiler.”   

İşte o rapor 

 ''DEĞER''SİZLEŞTİRİLEN EV İŞÇİLİĞİ

GÖRÜNMEYEN İŞÇİLER RAPORU

Yönetici Özeti

“İş Kanunu kapsamına giremediği için ev işçileri tazminat ve başka haklardan faydalanamıyor. Pandemi sürecinde birçok arkadaşımız ne sosyal haklardan yararlanabildi ne de işsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanabildi.”

COVİD 19 salgını; devletler, toplumlar, bilim, teknoloji ve tıp gibi farklı disiplinler
açısından bir sınav olurken, yaşananları “bakım krizi” açısından değerlendirmek
salgınla mücadelede emeğin ve bakım hizmetlerinin önemini ortaya koymak
açısından esastır. Politikaları belirlerken yeni normal olarak tanımlanan, yasakların
sona ereceği salgın sonrasına dönüşte, bugüne dek değersizleştirilen, görünmez
kılınan emeğin ve bakım hizmetlerinin varlığının kabul edilmesi, öneminin göz ardı
edilmeden güvence sağlanması insan hakları açısından zaruridir.
Dünya ölçeğine bakıldığında da çocuk, yaşlı, engelli bakımının kadınların ücretsiz
emeği ve eşitsiz işbölümü üzerinden tanımlandığı, salgında yaşanan bakım krizinin
doğal bir görevmişçesine ücretsiz kadın emeği üzerinden ilerlediği ortadadır. Yıllarca
güvencesiz çalışan ev işçileri açısından salgın, sorunların ne kadar derinleştiğini,
güvencesizliğin yoksulluk ve yoksunluğu beraberinde getirdiğini ortaya çıkarmıştır.
Kayıt dışı çalışma nedeniyle yıllardır evlere temizliğe giden, hastalık ve bakım işlerini
sürdüren kadınlar; işsizlik ve gelir kaybını yaşayanların başında gelmektedir.
Türkiye’de sayıları milyonlar ile ifade edilen ev işçileri, kısa çalışma ödeneğinden
yararlanamamıştır.
- İmece Ev İşçileri Sendikası (İmece-Sen)’nın verilerine göre yaklaşık 1 milyon
300 bin ev işçisi bulunmaktadır.
- ILO’nun verilerine göre dünyada bulunan 67 milyon ev işçisinin %75’i kayıt dışı
olarak çalışmaktadır.
- ILO’nun verilerine göre ev işçileri ortalama ücretin %25’i kadar kazanmakta ve
%10’unun sosyal güvenliğe erişimi bulunmamaktadır.
- Ev işçilerinin İş Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’larının kapsamı
dışında bulunması ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu’nda “bir ay içerisinde bir işyerinde 10 günden az-10 günden çok
çalışma” gibi bir ayrıma tutulmaları birçok haklarından mahrum kalmalarına yol
açmaktadır.
- ILO’nun 189 sayılı “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş hakkında ILO Sözleşmesi”
ve 201 sayılı “Ev İşçileri için İnsana Yakır İş hakkında ILO Tavsiye Kararı”nın 
onaylanmamış olması ev işçileri konusunda Türkiye’de herhangi bir etkin
çalışmanın yapılmamasına adeta görmezden gelinmesine yol açmaktadır.
- Ev işçilerine aracılık yapan lisanssız çalışan danışman şirketlerinin
denetlenmemesi birçok hak ihlaline yol açmaktadır
- Ev işçilerinin; iş tanımı yapılarak, ücret standardı, izin ve dinlenme hakkı ve
çalışma saatlerinin belli olması gibi niteliklere kavuşması gerekmektedir.
Ev İşçileri ile Çevrimiçi Toplantı
17 Nisan 2021 Cumartesi tarihinde “Ev İşçileri Dayanışma Sendikası (EVİD-SEN)”
üyeleri ile yapılan çevrimiçi toplantımız; Sendika Başkanı Gülhan Benli ve sendikada
gönüllü olarak çalışan akademisyen Ceyhun Güler ile birlikte 12 ev işçisi katılımıyla
gerçekleştirilmiştir. Çevrimiçi toplantı ile ev işçilerinin yaşadığı sorunların ve çözüm
önerilerinin tespiti birincil kişilerden dinlenmesi ve tespiti mümkün olmuştur.
Toplantıda tespit edilen sorun alanları;
- Ev işçilerinin öncelikli olarak yapılacak yasal çalışmalar ile İş Kanunu
kapsamına alınması gerekmektedir.
- Resmi olmayan verilere bakıldığında; son 5 yılda 5 binden fazla iş kazası
yaşanmış, 100’den fazla ev işçisi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. 6331
sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında bulunmayan ev işçileri
herhangi bir iş kazasına uğramaları durumunda ‘meslek hastalığı’ olarak kabul
edilmemektedir.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda ev işçileri
bakımından bir ay içerisinde bir iş yerinde 10 günden az-10 günden çok
çalışan ayrımı bulunduğundan çoğu ev işçisi uzun vadeli sigorta kolunda yer
almamaktadır.
o Çoğu ev işçisi gündelik olarak farklı ev/işyerlerinde çalıştığından dolayı
birçok ev işçisi için “bir ay içerisinde bir işyerinde 10 günden fazla
çalışmak” kriterini karşılamak imkansız bir duruma gelmektedir.
o Salgınla birlikte derinleşen sorunlar ve yoksulluk nedeniyle sigortalarını
ödemek yerine, zor hayat şartlarında nakit olarak alacakları ücrete
pratikte daha çok ihtiyaç duymaktadırlar.
- Lisanssız çalışan danışman şirketlerinin denetimsizliği ciddi bir sorun alanı
oluşturmaktadır.
- Danışman şirketlerden bazıları, aracılık yaptıkları ev işçilerinin görev almak
istedikleri iş kollarına riayet etmemektedir. Örneğin temizlik konusunda
çalışmak isteyen bir ev işçisi danışman şirketin “bakıcılık da yapar, yemek de
yapar” şeklinde tanıtımına ve alacağı ücretin ötesinde ekstra iş yapmaya
maruz bırakılabilmektedir.
- Ev işçileri arasında herhangi bir ücret standardı yoktur.
- Çalışma saatleri belli değildir.
- Sendikaların verdiği bilgiye göre ev hizmetlerine giden her 10 kadın işçiden 3’ü
cinsel fiziksel şiddete ve işyerinde mobinge uğramaktadır. Birçok ev işçisi
evlerde uğradığı mobbing ve taciz gibi suç içeren fillere maruz bırakılabilmekte
ve konut dokunulmazlığından dolayı bu tür filleri ispatlamak imkansız
olabilmektedir.
- Ev işçileri, izin ve dinlenme haklarını yeterince kullanamamaktadır.
Talepler:
- Ev işçilerinin 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği
Kanunu kapsamına alınması ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanunu’ndaki “10 günden az- 10 günden çok” çalışma ayrımının
kaldırılması
- Ev işçilerinin İş Kanunu kapsamına alınması tek başına yeterli olmayacağı için
30 işçi ve üstünde işçi çalıştıran yerler için geçerli olan iş güvencesi
konusunda da değişiklik yapılması
- Ev işçilerine lisanssız danışman şirketlerinin aracılık yapmasına son verilmesi,
güvencenin devlet denetiminde sağlanması
- Ev işçilerinin istihdamının İŞKUR ve özel istihdam büroları aracılığı yapılması
sağlanarak hem kayıt dışılığa son verilmesi ve dolayısıyla etkin veri
toplanması ile ev işçilerinin uğrayabilecekleri mağduriyetin en aza
indirilmesinin sağlanması
- TÜİK’in ev işçileri ile ilgili topladığı verinin diğer faaliyet kollarından ayrılarak
hesaplanmasının sağlanması
- Yapılacak yasama çalışmaları neticesinde ev işçilerinin; ücret standardı, izin
ve dinlenme hakkı, çalışma saatlerinin netleştirilmesi gibi niteliklere
kavuşmasının sağlanması
- ILO’nun 189 sayılı “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş hakkında ILO Sözleşmesi”
ve 201 sayılı “Ev İşçileri için İnsana Yakır İş hakkında ILO Tavsiye Kararı”na
taraf olunması için gerekli çalışmaların yapılması
- Salgında kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan ev işçilerinin yaşadığı
yoksulluk, işsizlik ve gelir kaybı telafisi ve insan onuruna yakışır yaşam
koşulları için, ekonomik tedbir paketlerinde ev işçilerinin yer alması çağrısının
yapılması
- KOBİ’ler, esnaflar, öğretmenler, apartman görevlileri, EYT’liler gibi toplumun
farklı kesimlerini kucaklayan CHP’nin “ev işçileri” için ekonomik destek paketini
dillendirmesi, sorunları görünür kılması, sayıları milyonları bulan ev işçileri için
güvenceli iş vurgusunu farklı platformlarda dile getirmesi 
Ev İşçilerinin Anlatımları
“Tam 50 yıldır ev işçisi olarak çalışmış
annemin tek bir gün dahi sigortası
olmadı.”
“35 yıllık ev işçisiyim. 15 yaşından beri çalışıyorum. Okutulmadım.
Babam tekel işçisiydi. Kızlar okumaz dediler okula göndermediler.
Okuyabilseydim öğretmen ya da doktor olmak isterdim.
Kendi ailemden 11 kardeşim var.
Son 15 yılın içinde hiç mutlu çalışmadım.
Son 7 yıldır çalıştığım işverenle davalığım.
1 ay denedik beğenmedik deyip haklarımı almaya çalıştılar.
Sadece SSK yapmalarını istemiştim. 35 yıl çalıştım,
elimde avcumda hiçbir şeyim yok.
Oğlumu Lise 2’ye kadar okutabildim.
Pandemi yüzünden son 1 yıldır inanılmaz zorluklar yaşıyoruz.
Şu anda gerçekten gittiğim 1-2 yer dışında gelirim yok.”
“Kendimize ait özel bir alanımız yok.
Çalıştığımız evlerde salonlarda
kalabiliyoruz. Eşyalarımızı
koyacağımız herhangi bir alanımız
olmuyor. Bir dolabımız bile
olmayabiliyor.”
“Evde çalışan kişiler temizlikçi olarak girdiyse
temizlik yapmalı, dadı olarak girdiyse
sadece dadılık yapmalı.
Ailelerden ve danışmanlık şirketlerinden dolayı
iş tanımımız olmuyor.”
“İzin almadan, izne gitmeden hep
bizimle ve bizim belirlediğimiz düşük
ücretten bizimle çalışın diyorlar.
Ev hizmetlerinde çalışan bütün arkadaşlar
adına söylüyorum. İnanın değerimiz
yok. Bizim yaptığımız hiçbir şey göze
görünmüyor”
“Firmalar bize destek olacağını söyleyerek
işe gönderiyor ancak inanın
Ankara’da İstanbul’da çalışmaya gittiğimde,
sorun yaşayınca elimde valizle gece yarıları
yollara düştüğüm oluyor.”
“Danışman şirketleri genelde ailenin
peşinde, onlardan yana, alacağı
paraya bakıyor.”
“Ev işçiliği çok yorucu bir iş.
Biz bunun hakkını alamıyoruz.
3 senedir 4 katlı 650 metrekare bir evde
çalışıyorum ve benim maaşımı pandemide
allem edip kallem edip 800 TL indirdiler.
Türkiye’de Ev İşçiliği
Türkiye’de ev ve bakım işleri büyük ölçüde kadınlar tarafından yerine getirilmektedir.
Ancak Türkiye’de gerek mevzuat gerekse toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren
mevcut durum ve ev içi emeğin değersizleştirilmesi neticesinde ev işçiliği düşük
ücretli ve güvencesiz bir çalışma sistemine dönüşmüştür. Türkiye genelinde yapılan
araştırmalar, ev işçilerinin genel olarak iç göç nedeniyle kırdan kente gelen ve eğitim
hakkından yoksun bırakılmaları nedeniyle başka işe girme imkanı bulunmayan
kadınlardan oluştuğunu ortaya çıkarmıştır. Son zamanlarda yabancı/göçmen
kadınların da evlerde bakım işlerinde çalıştıkları ve giderek sayılarının arttığını da
gözden kaçırmamak gerekmektedir.
Özel İstihdam Büroları ve Lisanssız Danışmanlık Firmaları Denetimsizliği
Ev hizmetlerinde ve işe girme konusunda temel olarak İŞKUR aracılık yaparken;
İŞKUR’un yanı sıra özel istihdam büroları ve lisanssız danışmanlık firmaları da ev
işçileri ile hizmet almak isteyen aile/haneler arasında aracılık yapmaktadır. Özellikle
lisanssız danışmanlık firmalarının denetlenmemesi ve bu aracılık yolu ile gittikleri
işyerlerinde ev işçisi kadınların işverenler karşısında yalnız bırakıldıkları ifade
edilmektedir. İşverenden ücret alan aracı firmaların, ev işçilerinin gittikleri evlerde
mağdur olduklarını belirttikleri psikolojik, fiziksel, cinsel taciz, şiddet gibi durumlarda
işverenden yana tavır takındıkları yönündeki sıkıntılar, denetimin önemini gözler
önüne sermektedir.
Ev İşçileri İş Kanunu kapsamı dışında
Ev işçilerine yönelik mevzuat sistemi oldukça karmaşıktır. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun
4. maddesine göre ev işçileri kanun kapsamı dışında bırakılmıştır. İş Kanunu 
kapsamı dışında kalan ev işçileri, diğer işçilerin faydalandığı; tazminat hakkı, izin
hakkı, dinlenme hakkı vb. haklardan mahrum kalmışlardır. Ev işçileri hakkında
günümüzde 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun iş sözleşmesine ilişkin hükümleri ile
genel hükümleri uygulanmaktadır. Ancak pratikte bireysel iş ilişkileri çerçevesinde
evlerde çalışmakta olan ev işçileri, Borçlar Kanunu’na göre tanınan çoğu haktan da
yararlanamamaktadır.
TÜİK’in ayrıştırılmış veri yoksunluğu, yetersiz istatistikler ve kayıtdışılık
Türkiye’de ev işçileri açısından diğer büyük sorun alanı ise ev işçisi sayılarına ilişkin
güvenilir istatistiklerin bulunmamasıdır. Gerek örgütsüzlük, gerekse 10 günden az
çalışan ev işçilerinin sigorta kapsamı dışında tutulmuş olması ve dolayısıyla kayıt dışı
çalışmaların artmış olması ev işçilerinin tam sayısının belirlenmesini imkansız bir
hale getirmektedir. TÜİK verileri içerisinde ev işçileri “hizmetçi, aşçı, garson, uşak,
baş kahya, kapıcı, özel şoför, ev bekçisi” gibi diğer faaliyetler içerisinde
değerlendirildiğinden TÜİK verilerinden ev işçilerine dair net bir veri almak mümkün
olmamaktadır.
Örgütlenme anlamında ev işçileri bağlamında ciddi eksiklik vardır. Son zamanlardaki
girişimlerle kurulan EVİD-SEN (Ev İşçileri Dayanışma Sendikası) ve İmece Kadın
Sendikası Girişimi ile bu yönde bazı adımlar atılmıştır. Sendikalaşmanın daha
başında olan ev işçileri temel olarak iki konuda çağrılarını yinelemektedirler.
“Kadın emeği toplumda görünmez ve değersiz olmamalıdır”
“Ev içi emek tümüyle kadınların omuzlarına yıkılmamalıdır”
Verilerle Ev İşçiliği
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün verilerine göre;
- Dünyada %75’i kayıtdışı çalışan toplamda 67 milyon ev işçisi vardır.
- Ev işçileri; temizlik, yemek yapma, çocuklar, hastalar ve yaşlılara bakma gibi
çeşitli iş kollarında görev alabiliyorlar
- Birçok ev işçisi için iş kaybı virüs kadar tehdit edici hale geldi.
- 11 milyon civarında ev işçisi COVID-19 salgını sonrası işleriyle birlikte oturma
izinlerini de kaybetti. Birçoğu sınırlar da kapalı olduğu için ülkesine dahi
dönemedi.
- Kayıtdışı statüde olan birçok ev işçisi için “evde kal” ifadesi bütün geçim
kaynaklarını kaybetmek anlamına gelmektedir.
- Ev işçilerinin büyük çoğunluğu ortalama ücretin %25’i kadar kazanmaktadır.
- Ev işçilerinin yalnızca %10’unun sosyal güvenliğe erişimi vardır.
- Yukarıdaki veriler dikkate alındığında ev işçilerinin ücretli hastalık izni, işsizlik
sigortası veya finansal bir acil durumda kullanabilecekleri birikimleri olmadığı
sonucu çıkartılabilmektedir. 
“Toz Bezi Değil Ev İşçisiyiz”
İmece Ev İşçileri Sendikası (İmece-Sen)’nın verilerine göre sayılı 1 milyon 300 bini
bulan ev işçilerinin haklarına ulaşabilmeleri ve asgari yaşam standartlarını sunmak
için “sosyal devlet” ilkesi gereği yapılması gerekenler “İnsan Hakları Genel Başkan
Yardımcılığımız” tarafından yakın takibimiz altındadır.
Ev işçilerinin gündelik kazandığı ücretler farklılık göstermekle birlikte SGK
istatistiklerine göre kayıt içi çalışan ev işçilerinin 2020 Ekim ayı itibariyle günlük
kazançları 98,35 TL, gündelik kayıtdışı çalışan ev işçilerinin ortalama ücreti ise
yaklaşık 100 TL’dir.
Ev İşçileri Dayanışma Sendikası (EVİD-SEN) ‘Küresel Salgın Döneminde Çalışma
Hakkı ve Diğer İnsan Hakları İhlalleri Bağlamında Ev İşçilerinin Karşılaştıkları
Sorunlar Raporu’nda; kayıtdışı çalışan ev işçileri salgın döneminde sosyal güvenlik
hakkına erişememiş, kendileri için gerekli olan temel ihtiyaçları karşılayamaz
hale gelmişlerdir. Küresel salgın döneminde ev işçilerinin haneleri içinde
kendilerinden başka aile bireylerinin de işsiz kalmaları nedeniyle bahsedilen
ekonomik krizin derinleştiği dikkat çekmiştir. 413 ev işçisinin yanıtladığı ankete göre;
ev işçilerinin %56,8’i bu dönemde işten çıkarıldıklarını ifade etmiş, %91,6’sı bu
dönemde gelir kaybı yaşadığını belirtirken, %90,3’ü ise hanesinde kendisi haricinde
işsiz kalan farklı kişiler de olduğunu vurgulamıştır. Ev işçilerinin %84,4’ü salgın
döneminde herhangi bir yardımdan faydalanamadıklarını ifade etmiştir. Ulaşılan
sınırlı yardımların ise koli yardımı vb. geçici desteklerden oluştuğu görülmüştür.
Aynı anda hem aile içinde hem de çalışma yaşamında şiddete maruz kaldığını
belirten ev işçilerinin oranının ise %99,7 olduğu dikkat çekmiştir. Araştırma
kapsamında kendileriyle iletişime geçilen ev işçileri salgın döneminde hem aile içinde
hem de çalışma yaşamı içerisinde maruz kaldıkları bütün şiddet türlerinde artış
yaşandığını dile getirmişlerdir.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kapsamında Ev İşçiliği
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 1 Haziran 2011’de gerçekleştirilen 100.
oturumu ile ev işçiliğinin tanımı yapılmış ve genel bir çerçeve çizilmiştir. 189 sayılı
“Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş Hakkında ILO Sözleşmesi” kapsamında bütün
dünyada kabul görmekte olan ev işçileri tanımını Sözleşme’nin birinci maddesinde
görmek mümkündür.
“Madde 1
Sözleşmenin amacı doğrultusunda: 
a) Ev işi terimi, ev ya da hanehalkı için veya ev içerisinde icra edilen işleri
ifade eder;
(b) Ev işçisi terimi, istihdam ilişkisi dâhilinde, ev işleri ile uğraşan herhangi bir
kişiyi tanımlar;
(c) Ev işleri ile ara sıra ya da gelişigüzel meşgul olan ve ilgili işi meslekî bir
temele dayalı olarak icra etmeyen bir kişi ev işçisi değildir.”
Madde metninden yola çıkarak ev işçisini “Ev ya da hane halkı için veya ev içerisinde
icra edilen işleri, istihdam ilişkisi dahilinde, belli bir ücret karşılığında yerine getiren
kişi” şeklinde tanımlamak mümkündür.
11 Haziran 2011’de kabul edilen 189 sayılı Sözleşme metninde ev işçilerinin
Uluslararası çalışma sözleşmelerinin ve tavsiye kararlarının tüm çalışanlar için
geçerli olduğu, bu sözleşme ve tavsiyelerden istifade edip etmediklerine
bakılmaksızın, ev işçilerinin de bu haklara sahip olduğuna dikkat çekilmiş ve ilgili
‘Sözleşme’ ve ‘Tavsiye Kararları’ Sözleşme metninde sayılmıştır.
1 Haziran günü “Ev İşçileri Sözleşmesi”ni kabul eden ILO, aynı gün Sözleşmenin
tamamlayıcı mahiyette olduğunu belirttiği 201 sayılı “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş
Hakkında ILO Tavsiye Kararı”nı da kabul etmiştir. Tavsiye Kararı’nda 189 sayılı ILO
Sözleşmesi’nin uygulanması ve ev işçilerinin ön görülen ve hak ettikleri haklara
ulaşabilmesi açısından Sözleşme’nin tarafı olmuş ve olacak olan üye ülkelerin
yapılması gereken işlemler sayılmıştır.
Yukarıda özetle bahsedilen ev işçilerinin hak ettikleri haklara ulaşmasını hedefleyen
ILO’nun kabul ettiği 189 sayılı “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş hakkında ILO
Sözleşmesi” ve 201 sayılı “Ev İşçileri için İnsana Yakır İş hakkında ILO Tavsiye
Kararı”na taraf olmamıştır. Ev işçilerinin haklarına ulaşmasını sağlamak ve
uğradıkları diğer mağduriyet alanlarındaki sorunları giderebilmek için bahsedilen
Sözleşme ve Tavsiye kararı doğrultusunda gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Çözüm Önerileri
CHP iktidarında ev işçileri güvenceye kavuşacak. Ev işçilerinin; güvencesiz ve
kayıtdışı istihdamına, düşük ücretlerle uzun saatler çalıştırılmasına ve yasal
güvenceden yoksun olmasına son vereceğiz.
CHP iktidarında;
 Yasal düzenlemeleri yaparak ev işçilerimizi İş Kanunu kapsamına dahil
edeceğiz. 
 Ev hizmetlerinde çalışanların çalışma koşullarını düzenleyen ayrı bir
yönetmelik ve tüzük çıkartacağız. Ev işçilerini mesleki standartlara kavuşturacağız.
 Ev işçilerinin kayıtdışı istihdamına son vereceğiz.
 Sürekli ya da kısmi süreli çalışmasına bakılmaksızın, bütün ev işçilerinin 5510
sayılı kanunda sigortalı sayılanlar içinde yer almasını sağlayacağız.
 Ev işçilerinin örgütlenmelerinin önündeki engelleri kaldıracağız.
 İş kazası ve meslek hastalıklarının yaşanmaması için ev ve işyerlerinde,
önleyici tedbirleri zorunlu tutacak; işçi sağlığı ve güvenliği risklerini düzenlemek
amacıyla iş sağlığı ve güvenliği kanununda gerekli düzenlemeyi yapacağız.
 ILO’nun 189 No’lu “Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İş” sözleşmesini Mecliste
yasal güvence altına alacağız. 


Bu haber 68 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,465 µs