En Sıcak Konular

BAHÇELİ: ''ERDOĞAN BİN PİŞMANDIR''

14 Ocak 2014 23:17 tsi
BAHÇELİ: ''ERDOĞAN BİN PİŞMANDIR'' MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu.

Bahçeli: Erdoğan bin pişmandır
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu.
İşte Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:
-Türkiye'de hiç bir şey yolunda gitmiyor. 
-Öz gücüne dayanmayan AK Parti iktidarı ülkemizdeki bir numaralı müsibeti haline gelmiştir.
-Utanmazlık mağduriyet olarak tanımlanmıştır. 
-11 yılda beddua ile dua, ak ile kara birbirne karışmıştır. Türkiye'nin ekonomik tablosu hiç iç açıcı değildir.
 
-Vatandaşlarımız tencerelerine yemek yerine zam koymuştur.
 
-Son tehlikeli gelişmeler, Türkiye'nin bağımlığı olduğu sıcak paranın yön değiştirmesi anlamına gelmektedir.
-Başbakan Erdoğan, aziz milletimizi ateşe attığını ne zaman anlayacaktır.
 
-Milletimiz daha da fakirleşecek.
 
-İthalat hız keserse, ihracatta da yavaşlama olacaktır. Ekonomik iflas her tarafta gerçek yüzünü gösterecektir.
 
-Başbakan'ın bakanlarının ekonomik başarı söylemleri palavradan başka bir şey değildir.
 
-Başbakan Erdoğan konu yolsuzluk olunca akıllara durgunluk veren maharetler sergilemektedir. Türk Milleti bu acımasız iktidarın hesabını sandıkta soracaktır.
 
 
"BAŞBAKAN ERDOĞAN BİN PİŞMANDIR" 
-Türkiye'nin tarihi dokusu yara almaktadır. Hukuk devleti ilkesi tahrip edilmektedir.
 
-Başbakan Erdoğan 12 Eylül'de referanduma oy verenleri kandırmıştır. Başbakan Erdoğan, geçmişteki 'evet'inden bin pişmandır.
 
-Ülkemizin şu günkü ortamında hukuk devleti ilkesi tahrip edilmektedir. Rüşvet iddialarını örtbas etmek için beyanlardan tamamen sapmıştır.
 
-AKP'nin geri dönüş yapması anayasal kurum olan HSYK'nın siyasi gayelerle yürütmenin güdümüne alınması için düğmeye basması otoriter yönetimin bir sonucudur.
 
-Yetmez ama evetçiler bunu içine sindirmiş midir? Bağımsız ülkücüyüz diye evet propagandasına katılanlar utanacak mıdır?
 
-MHP'ye alçakça saldıranlar, referandumda en çok darbe aldığımızı yayan zeka özürlüler şimdi nereye saklandı.
 
-Kalelerimizin düştüğünü yayan, Kandil çıkartmasını göğüslerinde taşıyanlar, yandaşlıktan kuduz kesilenler, bunca şeyden sonra hala konuşabilecek mi?
 
 
ŞEYTAN SÜTÜYLE BESLENMİŞLER NEREDE? 
-12 Eylül referandumunu bahane ederek baraj altında kaldığımızı iddia eden şeytan sütüyle beslenmişler şimdi nereye kaçmıştır?
 
-Aradan geçen üç buçuk yıl sonra ne dediysek ortaya çıkmıştır. O günlerde dört bir koldan bize saldıranlar bugün sessizliğe bürünmüştür.
 
-Kendi fitne sellerinde yıllar sonra da olsa boğulmaktan kurtulamadılar. Arşivler herkese açıktır. 12 Eylül referandumu öncesinde kimin ne dediği açıktır. AKP'nin amacı yargı reformu değil siyasi hesaplardır derken, daha adil bir sistem için evet diyoruz.
 
-Hukuk demokrasi ve özgürlük sözleri AKP'nin ambalajıdır. HSYK'nın siyasallaştığını söylerken, Başbakan HSYK'yı ideolojik kampanyalardan kurtaracağız diyordu. Biz AKP yargının tarafsızlığını zedeleyecek derken, Başbakan HSYK evrensel normlara kavuşuyor diyerek havanda su dövüyordu.
 
-Sırf anayasa değişikliği ile huzur sağlanmaz derken, Başbakan Türkiye böyle bir hukuk sistemiyle kalkınabilir mi diyerek sızlanıyordu. Başbakan krize evet demiştir. Şimdi ise geçmişteki evetinden bin pişmandır. Geçmişte yanlış yaptığını kabullenmektedir.
 
-Başbakan üç buçuk yıl sonra rüzgar gülü gibi fırıldak gibi çarkıfelek gibi dönüşünün bedelini nasıl ödeyecektir. Referandum sürecinde ağzından çıkan şu sözleri nereye koyacaktır: "HSYK'nın yapısını değiştiriyoruz.
 
-Anadoluda Trakya'da binbir zorlukla görev yapan ilk derece mahkemleri hakim ve savcıları kendi kaderlerini tayin hakkına kavuşacaktır"
 
-Erdoğan'ın HSYK'yı öven göklere çıkaran daha bir çok sözleri var. Ancak bugün HSYK'ya yetkim olsa yargılardım, suç işliyor, millet yargılayacak sözleriyle cepheden saldırmaktadır.
 
-Başbakan'ın dünü yalan, bugünü riya, yarını da kapkaradır. Bu şahıs bilmiyorsa kendisine hatırlatırım ki, iman kaynağı doğruluk, küfrün sancağı ise yalandır.
 
-Başbakan ve hükümeti öyle bir noktadır ki, HSYK'yı resmen Adalet Bakanlığı'na bağlamak için geceyi gündüze katmaktadır. Hakim ve savcılar hükümetin emrine sokulmak istenmektedir.
 
-Abdullah Gül'ün devreye girmesi gecikmiş olsa da olumludur. Bu temasların sonuç vermesini, içtenlikle temenni ediyorum. Biz parti olarak HSYK ile ilgili düzenlemeye ilişkin görüşümüzü beyan ettik.
 
-Referandumdaki duruşumuzu koruduğumuzu söyledik. HSYK konusundaki ısrardan vazgeçilmesini istedik. Hukuka saygı duyulmasını, rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının engellenmemesini beyan ettik.
 
-Erdoğan örgüt uzantıları hainler, miltanlar, bildiri dağıtanlar, maşalar gibi ağır sözlerle savcılara saldırmaktadır. Hatta Başbakan'ın İstanbul eski cumhuriyet başsavcı vekilini iki kurye vasıtasıyla tehdit ettiği de açığa çıkmıştır.
 
-Başbakan'ın mafya gibi gözdağı vermesi çetenin kim olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Başbakan çeteleşmiş organize suç örgütünden farkı kalmamıştır.
 
- Hakim ve savcılar yargısız infaza uğramaktadır.
 
-Devlet organları birbirine girmiştir. Tüm devlet organları kendi anayasa sınırlarına çekilmelidir.
 
-Bölücü terör örgütü pusuya yatmıştır.
 
-Hükümet derhal HSYK düzenlemesini gözden geçirmelidir.
 
-Savcıların özel hayatını didik didik eden, Dubai'ye karşı dedektiflik edenlere karanlık odaklar, derin yapılanmalar demeyeceğiz de kime diyeceğiz.
 
-Bile bile yasaları çiğneyerek cürüm işleyenlere suç şebekesinin failleri demeyecek miyiz? AKP'nin HSYK ile ilgili kanun teklifi anayasa aykırıdır.
 
-Alelacele hazırlanan kanun teklifi TBMM'ye sevkedilmiş ve komisyonda görüşülmeye başlanmıştır. Bu ara rejim taktiği, antidemokratik yönetimlere has tutum AKP'ye yön vermiştir.
 
-Adalet Bakanı yargının tepesinde tek bilen olacak ve Erdoğan'ın özel temsilcisi olarak görev yapacaktır. Devlet şerik kabul etmez diyen Adalet Bakanı unutmasın ki yargı da şekaveti ve şerirliği kabul etmeyecketir.
İktidar rotayı şaşırmış, müsabaka esnasında kural değişikliği arayışına düşmüştür. Havada uçuşan tekmeleri ve silah gibi kullanılan pet şişlerini ve füze gibi fırlatılan tabletleri millet görmüştür.
 
-Devlet organları birbirine girmiştir. Rüşvet ve yolsuzluk soruşturması AKP'nin gerçek yüzünü deşifre etmiştir.
 
-İkaz ve önemle bildiriyorum ki Türkiye yargı yürütme ve yasama arasındaki meydan savaşına daha fazla dayanamaz. İktidar sorumsuz açıklamalardan tahrik edici üsluptan provoke edici yöntemlerden acilen vazgeçmelidir.
 
-Türkiye güç kaybına uğramakta ve ekseni kaymaktadır. Bir oldu bittiyle toplumsal çatışma girdabına sürüklenmesi mahvımıza neden olacaktır.
 
-Devletin kurumları yetki mücadelesiyle geleceğimizi riske soktuğunu görmelidir. Hükümet HSYK konusunda ısrar ederse Cumhurbaşkanı kanun önüne gelince aynen iade edecek ahlaki sorumluluğu göstermelidir.
 
"BAŞBAKAN DOĞUDA BUDACI BATIDA PAPACI OLMUŞTUR"
 
-Türkiye Başbakan Erdoğan gibi, doğuya gidince Budacı, batıya gidince Papacı, kuzeye gidince Şangaycı, güneye gidince İhvancı bir garabetin esiri olmuştur.
 
"ERDOĞAN'DAN TÜRKİYE'Yİ KURTARACAĞIZ"
 
-Oy veren kardeşlerim kandırılmayı nasıl hazmetmiştir. Türkiye bu başbakana rağmen büyük bir devlettir. Bakkal bile yönetemeyecek olduğu halde Başbakan olan Erdoğan'dan Türkiye'yi kurtaracağız.
 
-Paralel yapılar ve örgütlerle mücadeleler savsaklanmamalıdır. Başbakan bu örgüte şimdiye kadar ne yapmıştır?
 
-Görevden alınanlar bu örgütün mensubu mudur? 16 Aralık'ta farkedilmeyen bu yapıların, 17 Aralık'tan sonra mı gün yüzüne çıkmıştır?
 
BELGELER NE ZAMAN ORTAYA ÇIKACAKTIR?
 
-Dost modern darbecilerle ilgili belgeler ne zaman ortaya çıkacaktır?
 
-Başbakan'ın önünde özel bir liste mi vardır?
 
-Kamu görevlileri fişleme ve takibe mi tabi tutulmuştur. O zaman referandumda fişlemelerin kaldırıldığı hangi ahlakla söylenmiştir?

 

Kaynak: ORTADOĞU GAZETESİ http://www.ortadogugazetesi.net/haber.php?id=32718



Bu haber 726 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,826 µs