En Sıcak Konular

TÜRKİYE İÇİN ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ HAZIRLIĞI

6 Ocak 2014 23:39 tsi
TÜRKİYE İÇİN ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ HAZIRLIĞI Suriye’ye giden meçhul TIR olayı da gösteriyor ki, Türk yöneticiler için adım adım Uluslararası Ceza Mahkemesi hazırlığı yapılıyor.

Türkiye için Uluslararası Ceza Mahkemesi hazırlığı

Ege Cansen'in deyimiyle, yolsuzluğun maliyetinin değil soruşturmanın maliyetinin hesaplandığı bir ülkede yaşıyoruz! Ve bu kargaşa içinde Suriye'ye giden meçhul TIR olayı da gösteriyor ki, Türk yöneticiler için adım adım Uluslararası Ceza Mahkemesi hazırlığı yapılıyor. 
Türkiye bağımsız bir devlettir ve Türkiye'yi yönetme hakkı-egemenlik sadece Türk milletine aittir. Türk milleti egemenlik haklarını yasama, yürütme ve yargı eliyle kullanır. Bu haklar hiçbir şekilde kısıtlanamaz, herhangi bir kişiye, sınıfa, devlete veya devletlerüstü kuruluşa kısmen de olsa devredilemez. Başka bir deyişle egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. 
Ne yazık ki AK Parti iktidarı bu temel hukukî gerçeklerin kıymetini bilemedi. Türk yöneticilerin uluslararası mahkemelere teslim edilmesi için kurulmakta olan altyapının ilk harçlarını da bizzat AK Parti iktidarı attı: 
1) Anayasa'nın 38. maddesinde "vatandaş suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez" deniyordu. Ancak AK Parti iktidarı 2004 yılında bu sözün başına bir ibare ekledi: "Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere.." (7.5.2004 t. ve 5170 s. Kanun) 
Türkiye, Uluslararası Ceza Mahkemesi Sözleşmesi'ni Avrupa Konseyi ve AB'nin bütün ısrarlarına rağmen bugün bile imzalamış değildir. Fakat 10 yıl önce böyle bir Anayasa değişikliği yapıldı. 
2) AK Parti'nin 2007'de hazırladığı yeni Anayasa taslağında, "Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir" cümlesinden sonra şu cümle yer almıştı: "Milletlerarası ve milletlerüstü kuruluşlara üyelikten kaynaklanan sınırlamalar saklıdır." Böylece AK Parti iktidarı, kayıtsız şartsız Türk milletine ait olan egemenliğin ve bu arada yargı egemenliğinin de AB ve Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından sınırlandırılmasına cevaz vermiş olmaktaydı. Bu öneri kabul edilmiş olsaydı, Türk yöneticilerin halka zulüm, insanlığa karşı suç ve komşu ülkelerdeki terörizme destek gibi iddialarla Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasının yolu açılmış olacaktı. 
CHP milletvekilleri Dr. M. Sezgin Tanrıkulu ile Emine Ülker Tarhan da 2011 yılında Meclis'e bu yolda bir kanun teklifi sunmuş, "Güneydoğu'da yaşanan birçok faili meçhul cinayet"ten söze girerek zamanaşımına uğrayan pek çok olayın, olay tarihinde yürürlükte bile olmayan TCK md. 77 anlamında "insanlığa karşı suç" (uluslararası suç) niteliğinde olduğunu ileri sürmüş, kasten öldürme gibi suçlar hakkında zamanaşımının kaldırılmasını önermiş, fakat en temel insan haklarına aykırı bir şekilde zamanaşımsızlığın, yani sanığın aleyhine olacak olan bu yeni hükmün geriye yürütülmesini talep etmişti! (24/2 Dönem, 2/209 Esas ve 08/12/2011 geliş tarihli Kanun teklifi; tbmm.gov.tr) 
Böylece millî egemenlik esasına göre sadece Türk mahkemelerinin yargılama yetkisinde olan eylemleri uluslararası yargının konusu haline getirecek bir girişimde bulunuluyordu. Yani "faili meçhulleri" Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yetkili olduğu "insanlığa karşı suç" haline getirebilecek bir yasal girişim sözkonusuydu. Ancak ülkemizdeki gizli NATO faaliyetlerinin açığa çıkarılması için hiçbir girişimde bulunulmuyordu. 
Ve AK Parti'nin 2007'deki millî egemenliğin sınırlandırılması önerisi 2013 yılında yeni CHP'den de geldi! 
Bu arada komşumuz Suriye için "güvenli bölge" (tampon bölge) hazırlıkları vardı ve bu işle bu defa NATO-Çekiç Güç değil doğrudan Türk ordusu irtibatlandırılıyordu. Konuyla ilgili haber şöyleydi: "İngiliz İndependent muhabiri Robert Fisk, Türk generallerin Suriye toprakları içinde 'güvenli bölge' oluşturmaya yönelik operasyona hazırlandıkları iddia etti." (31 Mayıs 2011, Milliyet) 
Hâlâ Irak'ın durumundan ders alınmadığı gibi Mısır'dan, Libya'dan ve Suriye'den de ders alınmıyor. Üstelik bir zamanlar topraklarında PKK'ya kamplar kuran Suriye, Türkiye'yi BM Güvenlik Konseyi'ne şikayet ediyor ve soruşturma istiyor! AB, ABD ve NATO'nun Suriyeli isyancılara desteğinin sözü bile edilmiyor! Ve empati ustası İngiltere Türk Hükümeti'ne "Nürnberg" hatırlatması yapıyor! 
Ve hâlâ bağımsız yargının önemi anlaşılamıyor. Oysa bir ülkede mahkemeler bağımsız değilse, iç veya dış kaynaklı etkiler altındaysa, adalet sağlanamaz. Adaletin olmadığı yerde kargaşa çıkar, güvenlik de sağlanamaz. Adaletin ve güvenliğin tam olmadığı yerde, kişisel özgürlükler de tam olamaz. Devlet, diğer devletlerin "insan hakları ve özgürlükleri" adı altındaki baskılarına açık hale gelir. İşte bu nedenlerle bağımsız yargı, adaletin, güvenliğin ve özgürlüğün mimarıdır, bağımsızlığın temel taşıdır. 
Türkiye, onyıllardır süren AB reformlarıyla kayıtsız şartsız millet egemenliğini öngören 1924 Anayasası'ndan sınırlı egemenliği öneren yeni Anayasa aşamasına evrildi. Avrupa'nın içişlerimize müdahalesi artık o hale geldi ki Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi, Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve HSYK mensupları ile toplam 45 ay süreli bir mesleki eğitim projesi yürütüyor. 
Ancak bilinmelidir ki Türk milleti, egemenliğinin bir zerresini bile devretmeye razı değildir! 


Av. Gülseren Aytaş- Yeni Mesaj

 

Kaynak: YENİ MESAJ GAZETESİ http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12008381/turkiye-icin-uluslararasi-ceza-mahkemesi-hazirligi/av-gulseren-aytas


Bu haber 585 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,954 µs