En Sıcak Konular

DİYALOGCULARLA DİYALOG

25 Şubat 2013 22:16 tsi
DİYALOGCULARLA DİYALOG Bu düşüncelerin cevabı; "Yoksa siz Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünyada ancak rüsvaylık, Kıyâmet Gününde ise en şiddetli azâba itilmektir" (Bakara 85) ayetleriyle apaçıktır.

Diyalogcularla diyalog

Öncelikle niye meşveret, istişâre, fikir teâtisi, münâzara, mülâhaza, hatta münâkaşa değil de "diyalog" diye çok merak ederim! 
Ve İslâm alemindeki paramparçalığı görmezden gelerek önce kendi aramızda, farklı mezhep ve meşrep mensupları arasında istişâreyi, sohbeti atlayıp niye haçlı ile diyalog diye de çok merak ederim! 
Hayatım boyunca bir yere intisâb etmiş samîmi Müslümanlarla asla münâkaşam olmadı! Onların, dünya ve âhiretlerini kurtarmak gayeleri bellidir. O kadar samîmidirler ki samîmiyetleri ile şeyhlerini de büyütürler. "Şeyhi uçuran mürîtleridir" denir, ki doğrudur! 
Fetullah Gülen'e ve diyalogculara inananlar da bu mantıkla bana göre, ma'zûrdurlar! Ama bu masumları, şeytan evliyâları'na karşı uyarmak, her Müslüman gibi bizim de vazîfemizdir. 
Şimdi bakalım mı Allah (c.c.) ne buyuruyor? 
"Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden bir gruba uyarsanız imanınızdan sonra sizi yeniden inkarcılığa sevk ederler. Allah düşmanlarınızı sizden daha iyi bilir." (Al-i İmran-100) 
"De ki: Allah birdir. Allah öncesizdir ve sonrasızdır. O doğurmamış ve doğurulmamıştır. Ve hiçbirşey O'nunla mukayese edilemez." (İhlas-1,2,3,4) 
Kitâb-ı Ekmel'de; Allah(c.c.)'ın tekliğini, ortaksızlığını, teslis inancının yanlışlığını anlatan daha epeyce âyet var. 
Bir de Kur'ân-ı Kerim'den Peygamberimiz'e (s.a.v.) bakalım: 
"De ki Allah'a ve Peygamberine itaat edin. Eğer yüz çevrilirse muhakkak ki Allah kafirleri sevmez." (Al-i İmran 32) 
"De ki Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah'ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın." (Al-i İmran 31) 
"Kim Resule itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Yüz çevirene gelince, seni onların başına bekçi göndermedik." (Nisa 80) 
"Allah ve melekleri Peygambere çok selavat getirirler. Ey mü'minler siz de O'na salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. Allah ve resulünü incitenlere Allah dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için horlayıcı bir azap hazırlamıştır." (Ahzap 56-57) 
İbn-i Kesir'den alınan bir hadiste Hz. Peygamber (s.a.v.); "Ümmetimden veya yahudilerden ya da hristiyanlardan her kim benim peygamber olduğumu işitir de buna iman etmezse o kişi cennete giremeyecektir" buyuruyorlar. 
Şimdi de "Diyalogcular"ın başı Fetullah Gülen'in söylediklerine bakalım. Fetullah Gülen "Hoşgörü ve Diyalog İklimi" kitabının 241. sayfasında; "....Kur'an devamla, 'Allah'ı bırakıp da bazılarımız bazılarımızı rab edinmesin' diyor. Dikkat edin bu mesajda Muhammedür Resulullah yoktur" diyor! 
Yine, "Küresel Barışa Doğru" kitabının 131. sayfasında; "Herkes Kelime-i Tevhid'i esas alarak çevresine bakışını yeniden gözden geçirmeli ve ıslah etmelidir. Hatta Kelime-i Tevhid'in ikinci bölümüne yani "Muhammedür resulullah" kısmını söylemeksizin ikrar eden kimselere de merhamet nazarıyla bakılmalıdır." diyerek Allah'ın ve Resûlü'nün gazaplandığı ehl-i kitaba, küfre-kâfire karşı şefkat uyandırmaya çalışıyor! 
Ahmet Şahin de 17 Nisan 2000'de Zaman Gazetesi'nde; "Ehl-i Kitap ile amentüde ittifakımız var" diye yazmıştı! 
Bitmediiii! Bize; "diyalogcular"a haksız saldırdığımızı zannederek gönül koyan kardeşlerimizle mutlaka diyalog kurmamız lazım! Bizim mütedeyyin müslümanlar ile -hâşâ- bir mes'elemiz olamaz! Ama Dînimize, Kelime-i Şehâdetimize saldıranlara mukabele etmeye Allah’ın (c.c.) rızâsının olacağına iman ederiz. 
Nur cemaatinden Mehmet Fırıncı; Tempo Dergisi'nde bir mülakatında; "(Said-i Nursi) daha ziyade İslam'ın ahkâm noktasına değil, iman noktasına yönelik yazmıştır. Daha o zamandan evlattan anaya hisse verilmesini tenkit etmiş, Kur'an'ın ahkâmından bazı şeyler de var tenkît ettiği..." diyerek Said-i Nursi'nin ayetleri tenkit etdiğini söylemişti! 
Fetullah Gülen de "Hoşgörü ve Diyalog İklimi"nin 155. sayfasında; "Kur'an-ı Kerim'de hristiyanlık ve yahudiler hakkında kullanılan ifadelerin 'çok sert' olduğu söylenir. Geçmiş dönemlerde bazı hristiyan ve yahudilerin apaçık gerçek karşısında gösterdikleri inat, ayak diretme ve düşmanlığı ifade için Kur'an'ın kullandığı üslup, her zamanki hristiyan ve yahudiler için de kullanılacaktır diye bir şart ve mecburiyet olamaz. Bu tür ayetlerde sübut-u kat'iyye arandığı gibi, delalaet-i kat'iyye de aranmalıdır. Yani bu ayetlerin Kur'an ayetleri olduğu kesindir. Fakat o ayetlerin ilk günden bu yana bütün yahudi ve hristiyanları içine aldığı kesin değildir. Kanaatime göre hadiseleri kendi tarihsellikleri içinde ele almalı yani her hadiseyi kendi şartları ve konumu içinde değerlendirmeli ve bugünkü davranışlarımızda da bugünkü tavırları esas almalıyız" diyerek Kur'an-ı Kerim'i tenkîde cesâret ediyor! 
Bu düşüncelerin cevabı; "Yoksa siz Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünyada ancak rüsvaylık, Kıyâmet Gününde ise en şiddetli azâba itilmektir" (Bakara 85) ayetleriyle apaçıktır. 
Ve bütün zamanların sapanlarını, saptıranlarını uyarı için de Allah (c.c.); "Hiç şüphe yok ki Allah katında yegâne din İslâm'dır" (Al-i İmran 19) diye kesin hükmünü bildirmiştir. 
Bu kadar Ayet-i Celile'den sonra karar elbette cüz'i irâdelerindir! Ya; "... dünyada rüsvâlık, kıyâmet gününde ise en şiddetli azaba itilmek" hükmüne râzı olmak, ya da; "Eşhedü en lailahe illalah ve eşhedü enne Mumammeden abd-i Hû ve Resûl-ü Hû" diye şehâdet getirmek îmanımızın aklına kalmıştır. 
Son söz, Erzurum'dan olsun; "Can sizin, cehennem Allah'ındır" vesselâm... 
"VE TEVEKKEL A'LALLAH" (Vekîl olarak Allah yeter-Ahzâb-3) 
Selam, sevgi, dua... 

Mustafa Aslan -Yeni Mesaj

 

Kaynak: YENİ MESAJ GAZETESİ http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12004805/diyalogcularla-diyalog/mustafa-aslan



Bu haber 808 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,814 µs