En Sıcak Konular

BAHÇELİ AKP'NİN YANISIRA CHP'YE DE YÜKLENDI

5 Haziran 2011 11:44 tsi
BAHÇELİ AKP'NİN YANISIRA CHP'YE DE YÜKLENDI MHP Lideri Bahçeli, "CHP ile AKP'nin oluşturduğu gizli ittifak gittikçe belirgin hale gelmiştir. 'Açılım'denilen yıkım projesi, AKP ile CHP arasında paylaşılmıştır. İkisi de aynı sözleri farklı şekillerde telaffuz etmeye başlamıştır" dedi.

Bunları unutmayın 

MHP Lideri Bahçeli, "CHP ile AKP'nin oluşturduğu gizli ittifak gittikçe belirgin hale gelmiştir. 'Açılım'denilen yıkım projesi, AKP ile CHP arasında paylaşılmıştır. İkisi de aynı sözleri farklı şekillerde telaffuz etmeye başlamıştır" dedi.

PARTİSİNCE Ankara Sincan Lale Meydanında düzenlenen mitingde konuşan Bahçeli, "Sandığa gittiğinizde, geride kalan yılların muhasebesini iyi yapmalısınız. Habur'daki görüntüleri hiç unutmamalısınız. KPSS ve YGS sınavlarında gençlerimizin emeklerini heba eden, kopyacıları ve çanak tutan hükümeti hiç aklınızdan çıkarmamalısınız" diyerek AKP hükümetini eleştirdi ve 9 yılda yapılanları tek tek sıraladı

.BAHÇELİ, " Kıbrıs'daki acziyeti, Ermeniler'e gösterilen toleransları, Müslümanlar'ı katledenlere yakın alakayı gözünüzden bir an olsun uzaklaştırmamalısınız. Telefon dinlemelerini, basılmamış kitapların

toplatılmasını, keskin kutuplaşmaları sürekli hatırınızda tutmalısınız. Hukuk skandallarını, yandaş yargı oluşturma arayışlarını, şehide 'Kelle', katile 'Sayın'denilmesini hiç unutmamalısınız. 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez'demeyi tahrik sayanları unutmamalısınız. 'Ne mutlu Türküm'sözünden rahatsızlık duyanları unutmamalısınız" dedi.

Kendisini dinleyenlere "Milliyetçi Hareket'e destek olacak mısınız?" diye soran Bahçeli, "MHP'ye oy vereceklerin Türkiye'nin çatışmaya sürüklenerek tükenmesinin vebaline ortak olmayacaklarını ve asla bölünme olmayacağını dosta, düşmana göstereceklerini" söyledi.

BAHÇELİ, "Gelişmeler seçimlerin taraflarını şimdiden belli etmiştir. Bir yanda AKP, yeni CHP, işbirlikçi çıkar çevreleri ve bölücülerden oluşan koalisyon vardır. Diğer yanda milletini karşılıksız seven ve hizmete hazırTürkiye sevdalıları. Bir yanda adaletsizliğin, haksızlığın, usulsüzlüğün,yozlaşmanın, kavganın tarafları bulunmaktadır, diğer tarafta hakkaniyeti, adaletisavunan, kardeşliğe, hukuka bağlı Türk milliyetçileri" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisince Ankara Sincan Lale Meydanında düzenlenen mitingde halka hitap etti. "Türkiye'nin olduğu gibi Ankara'nın da kara tarihinin döneceği gün" olarak nitelendirdiği seçim gününe az bir zaman kaldığını anımsatan Bahçeli, mübarek üç ayların hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

Ankara'nın 'Cumhuriyet'demek olduğunu, "Türkiye'nin şerefi, nefesi" anlamına geldiğini dile getiren Bahçeli, "İşte milli mücadeleyi gerçekleştiren ruh, bugün Sincan'dadır. Devletimizi kuran yüksek erdem, sevgi ve kucaklaşma burada, bu meydandadır. Bundan sonra söz de sizin, karar da sizin. Yetki de sizde, mühür de elinizde.

Buraya kadar gelerek milli duruşunu gösteren ve bizlere güven veren bütün kardeşlerimin ses vermesiyle Türkiye huzura kavuşacaktır. Biz de bir tek size güveniyoruz, yalnızca Cenabı Allah'a sığınıyoruz. Eş başkanların iftiralarından, oyunlarından, karanlık niyetlerinden sizin desteğinizle çıkacağımızı biliyoruz" diye konuştu.

BAŞKENT "ÜÇ HİLAL'E" DESTEK VERECEK

Ankara'nın kurtuluş yıllarında verdiği mücadeleyle örnek olduğunu, Milli Mücadele'ye ev sahipliği yaptığını ifade eden Bahçeli, "Buradan tüm cihana gür bir ses verdiniz ve yedi düvele Türk milletinin kim olduğunu gösterdiniz ve yeni bir ses vermek için sabırsızsınız ve buradasınız.

Ses ver Ankara. Sesime kulak ver Ankaralı kardeşim. Ankara, ülkemizin kara talihini değiştirecek iradeyi elinde tutuyor. Barışa, kardeşliğe, huzura ve berekete açılacak kapının anahtarını vermek için hazırlanıyor" ifadelerini kullandı.

Başkentin "Üç Hilal'e" destek vereceğini söyleyen Bahçeli, Başkentin yiğit sesine, eğilmez başına, dik duruşuna da bunun yakışacağını söyledi.

Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"12 Haziranda yeni bir demokrasi imtihanı karşımızda olacak. Seçim sandığı önümüze 7 gün sonra gelecek. Bu seçim çok önemlidir. Sandığa gittiğinizde, geride kalan yılların muhasebesini iyi yapmalısınız. Habur'daki görüntüleri hiç unutmamalısınız. KPSS ve YGS sınavlarında gençlerimizin emeklerini heba eden, kopyacıları ve çanak tutan hükümeti hiç aklınızdan çıkarmamalısınız. Mezhep, etnik temelli ayrışmaya zemin hazırlayanları hiç affetmemelisiniz.

Kıbrıs'daki acziyeti, Ermenilere gösterilen toleransları, Müslümanları katledenlere yakın alakayı gözünüzden bir an olsun uzaklaştırmamalısınız. Telefon dinlemelerini, basılmamış kitapların toplatılmasını, keskin kutuplaşmaları sürekli hatırınızda tutmalısınız. Hukuk skandallarını, yandaş yargı oluşturma arayışlarını, şehide 'kelle', katile 'sayın'denilmesini hiç unutmamalısınız. 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez'demeyi tahrik sayanları unutmamalısınız. 'Ne mutlu Türküm'sözünden rahatsızlık duyanları unutmamalısınız."

"SEÇİMLERİN TARAFLARI ŞİMDİDEN BELLİ"

Devlet Bahçeli, gerilim, çatışma ve cepheleşmelerin yorgun düşürdüğü Türkiye'nin bugün bir yol ayrımına geldiğini belirterek, ülkenin "tarihinin en talihsiz yıllarını yaşadığını" söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin tutarsız, ilkesiz, işbirlikçi ve teslimiyetçi bir hükümet ile karşı karşıya olduğunu savunan Bahçeli, küresel güçlerce yazılan senaryoların AK Parti tarafından kapı kapı gezilerek oynandığını iddia ederek, "Türkiye ve Türk milletinin etrafındaki çember daralmıştır.

Ağır bir kuşatma her alanda etkisini göstermeye başlamıştır. Bizleri bir arada tutan birlik ve beraberliğimiz hükümet eliyle ve destek verdiği bölücülerle tahrip edilmiştir.

CHP ile AKP'nin oluşturduğu gizli ittifak gittikçe belirgin hale gelmiştir.

'Açılım'denilen yıkım projesi, AKP ile CHP arasında paylaşılmıştır. İkisi de aynı sözleri farklı şekillerde telaffuz etmeye başlamıştır" şeklinde konuştu.

Toplumun her alanda bir kriz sarmalına sürüklendiğini, Başbakan Erdoğan'ın çizdiği pembe tablodan ortada eser olmadığını savunan Bahçeli, vatandaşların da bu durumun farkında olduklarını söyledi. Bahçeli, şöyle devam etti:

"Türkiye geçtiğimiz 8,5 yıl içinde yorulmuştur, hırpalanmıştır, eziktir, yoksuldur, çaresizdir ve bitkindir. Adaletsizlik, asayişsizlik ve açlık 'ileri demokrasi'parolasıyla yayılmıştır. Bizzat Başbakan'ın ağzından milletimiz 36 parçaya bölünmeye çalışılmıştır.

Ülkemize ve tarihimize yönelik artan saldırılar pişkince sineye çekilmiştir. İnançlarımızın aşağılanması, 'dostluk'adına tebessümle karşılanmıştır. Peygamberimize hakaret eden çürümüş şahsın NATO Genel Sekreteri olması için utanmadan destek verilmiştir.

8,5 yıldır AKP ile beraber Türkiyemiz kuşatılmıştır, milletimiz yargılanmıştır, uniter yapı sarsılmıştır, tarihimiz sorgulanmıştır, vatanımız içerden parçalanmak istenmiştir. Bu tehlikeler devam etmekte, teslimiyet bütün hızıyla sürmektedir."

Kendisini dinleyenlere "Milliyetçi Hareket'e destek olacak mısınız?" diye soran Bahçeli, "MHP'ye oy vereceklerin Türkiye'nin çatışmaya sürüklenerek tükenmesinin vebaline ortak olmayacaklarını ve asla bölünme olmayacağını dosta, düşmana göstereceklerini" söyledi.

Devlet Bahçeli, "Gelişmeler seçimlerin taraflarını şimdiden belli etmiştir. Bir yanda AKP, yeni CHP, işbirlikçi çıkar çevreleri ve bölücülerden oluşan koalisyon vardır. Diğer yanda milletini karşılıksız seven ve hizmete hazır Türkiye sevdalıları. Bir yanda adaletsizliğin, haksızlığın, usulsüzlüğün, yozlaşmanın, kavganın tarafları bulunmaktadır, diğer tarafta hakkaniyeti, adaleti savunan, kardeşliğe, hukuka bağlı Türk milliyetçileri" diye konuştu.

SEN BAŞBAKAN OLAMAZDIN

Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'kafatası milletçileri' sözlerini eleştirdi. Bahçeli, "Biz ırkçı olsaydık sen başbakan olamazdın. Zehir saçamazdın çamur atamazdın. Çünkü sen olmazdın. Türk milleti ırkı gözetseydi, 8,5 yıldır iktidar olamazdın." dedi.

Türkiye'nin iyiye gitmediğini savunan Bahçeli, Ankaralıların artık ağız tadıyla misket oynayamadığını belirtti. MHP'nin çiftçiyi esnafı, memuru faizden koruyacağını dile getiren Bahçeli, Erdoğan'ın yönettiği Türkiye'de huzur bulunmadığını savundu.[1]

Valilere son uyarı... 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli "Valiler bu makamı lekelemeyin. Bunun hesabını MHP iktidarında ayakkabı silen validen, polisi yanlış kullanan valiye kadar hesap sorulacaktır" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim gezilerini sürdürüyor. Kırşehir ve Yozgat'ta önemli açıklamalar yapan Bahçeli, bugün de partisince Ankara'da Sincan Lale Meydanı'nda düzenlenen mitingde binlerce kişiye hitabetti. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Yozgat Cumhuriyet Alanı'nda düzenlenen mitingde de, daha önce MHP'ye milletvekili verip, iktidarın yolunu açtığını belirttiği Yozgatlılar'dan, bu kez MHP'yi iktidar yapmaları için destek istedi.

Valileri bir kez daha uyaran Bahçeli "Valiler bu makamı lekelemeyin. Bunun hesabını MHP iktidarında ayakkabı silen validen, polisi yanlış kullanan valiye kadar hesap sorulacaktır" dedi.  

12 Haziran seçimlerinin Türk milletinin çok ciddi tehdit, tuzak ve tehlikelerle karşı karşıya olduğu bir ortamda yapıldığını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti: "12 Haziran seçimleri, yol ayrımına gelmiş bir Türkiye'de, milletimizin genel tercihlerinin yeniden gözden geçirilmesinin bir fırsatı ve imkanı olacaktır.

12 Haziran seçimleri, milletimizin kaderini belirleyecek bir kader anı olacaktır. O bakımdan Yozgatlılardan istirhamım odur ki özel bir durumunuz yoksa, mutlaka ve mutlaka sandığa gitmeli ve aklın süzgecinden geçirdiğiniz, vicdanınızın sesini duyduğunu iradenizle Türkiye'nin bir karar anında yüksek bir katkı sağlamalısınız.

Ne kadar çok katılım olursa, seçim sonuçları üzerinde o kadar bir tartışma yapılamaz ve herkes milletin iradesine saygı duymak mecburiyetinde kalır. Ben inanıyorum ki; bu seçimler çok yüksek bir katılımla olacaktır. Ancak bu seçimlere hile karıştırılmamalıdır, güvenli ve sağlıklı bir ortamda yapılması sağlanmalıdır, bu görevde siyasi iktidara düşmektedir. 12 Haziran seçimleri, 9 yıla yakın bir süredir ülkemizin yönetiminde bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin de bir sınavı olacaktır."

Bahçeli, Türk milletinin yakın tarihte hiç kimseye ve siyasi partiye kısmet olmayan tek başına iktidarı, AKP'ye verdiğini hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Halkımız, koalisyon dönemlerinde karşılaştığı sosyal ve ekonomik sorunları aşabilmek için tek başına bir siyasi partinin iktidar olmasını ve bir istikrar içerisinde kendisinin sorunlarının çözümlenmesini arzulayarak, var olan siyasi partiler içerisinde milli görüş çizgisinden kopan, kısa sürede kurulmuş bir partiye yöneltmek suretiyle, iç ve dış odakların aşırı destek ve kara propagandasının etkisi altında kalarak Adalet ve Kalkınma Partisi'ne bu imkanı tanımıştır.

Fakat Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticileri milletimizin yüksek teveccühünü anlayamamış, kavrayamamış, kerameti kendisinde bulmuş veya aradığı dış desteğin sağlandığı inancıyla 'Bundan sonra ülkeyi ben yöneteceğim'diyerek, yavaş yavaş Baas Partisi'ne benzer bir nitelikte, otoriter bir rejim kurmaya heveslenmiş."

"TESLİMİYETÇİ POLİTİKA İZLENDİ"

AKP'nin 9 yıla yaklaşan süre içinde teslimiyetçi bir politika takip edip, ekonomide "sat kurtulcu", milli meselelerde "ver kurtulcu", yakın çevrelerine ise "kazan kazan" anlayışıyla ülkeyi yönetmeye gayret gösterdiğini belirten MHP Genel Başkanı Bahçeli, AK Parti iktidarları döneminde ortaya konulan tablonun gerçekten hayal kırıklığı yarattığını kaydetti.

"Ne çıraklıkla izah edilir ne kalfalıkla izah edilir ne de böyle bir rezaletten ustalığa talip olunur" diyen Bahçeli, şöyle devam etti: "Bu iktidar dönemi cumhuriyetin bütün kazanımlarını inkar eder bir anlayış içerisinde, ülke yönetmeye talip olmuştur. Bu dönem içerisinde milli devlet, üniter yapı, toprak bütünlüğü ve bin yıllık kardeşliğimiz büyük oranda sorgulanmış ve tartışılmıştır.

Etnik temelde bölücülükte inanç temelinde ayrımcılık bu iktidarın gerilim stratejisini oluşturmuş ve gerilim stratejisiyle çatışma ortamı içerisinde kendisi mağduriyet rolüne soyunmak suretiyle iktidarını devam ettirmek gibi bir gafletin içerisine sürüklenmiştir. Hele hele bunlardan öyle bir kara gün vardır ki Türkiye Cumhuriyeti tarihine böyle kayıp düşmemiştir,

O utanç verici bir gündür. Çünkü dönemin İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürlüğünün Gölbaşı tesislerinde bir toplantı düzenleyerek, Amerika Birleşik Devletleri'nin yönlendirmesi, Avrupa Birliği'nin ilerleme raporlarındaki dayatmalar ve Demokratik Toplum Kongresinin istekleri, PKK'nin talepleriyle

örtüşen bir 'demokratik açılım'zırvasını ortaya koymuşlar, Türkiye'yi aşama aşama bir yıkıma doğru sürüklemişlerdir. Bu açılım zırvası, bir yıkım projesi olmuştur, o günden bu güne kadar geçen süre içerisinde bir anda gelişen olayları yan yana koyduğunuzda Türkiye'nin nereye doğru götürülmek istendiğini çok daha iyi göreceksiniz.

Bu dönem içerisinde biraz taviz, biraz terör, tekerlemesiyle Türkiye tavizle kaybetmiş, terör büyük bir azgınlıkla hedeflerine doğru dört nala koşar hale gelmiştir. Eğer bugün Güneydoğu Anadolu'daki ayaklanma provalarını görüyorsanız, oradaki kamu düzenini korumakla görevli polis kardeşlerimize karşı şerefsizce saldırılarını, iç eylemlerini ve onları yine şehit olarak baba ocaklarına gönderim süreçlerini yakından takip ediyorsanız, polise tokat atıldığı, panzerlerin tepiklendiği bir ortamda Başbakan nerededir? Vali nerededir?

Kaymakam nerededir? Kala kala Mehmetçik ile polis kardeşimiz kalmış, sabaha kadar bunlarla cebelleşiyorlar. Aradan geçen süre içerisinde Türkiye'de yaşanan gelişmeleri görüyorsunuz. Birçok yerde şahit oluyoruz, Türkiye her yönüyle büyük bir tahribat içerisinde, siyasi kültür seviyesini düşürmüş,

yozlaştırılmış, ekonomi yabancılaştırılmış, Türkiye'de etnik temelli bölücülük azmış ve maalesef kamu kesimi Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yanlış zihniyetine kilitlenmiş." 

VALİLER VE TOKİ

Yozgat'tan herkese seslenmek istediğini vurgulayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şunları söyledi: "Aziz vatandaşlarım; Valiler Türkiye Cumhuriyeti Devletini temsil ederler. Eğer bir vali mevcut iktidarın yan çarkı haline gelmişse, devlet çok kötü yere sürüklenmiş demektir.

Bugün maalesef kaymakamlar ilçede, il başkanlarından öte bir partizanlık içerisinde iktidara hoş görünmek için vatandaşa zulüm yapıyor, siyasi partilere zulüm yapıyor. Allah nasip eder iktidar olduğum gün bu yanlış içerisinde olan valilerin hiçbirisi görevde kalamayacaktır.

Aynı şekilde TOKİ İçin de aynı ifadeyi kullanıyorum. TOKİ denen kuruluş, resmi devletin kuruluşu olmasına rağmen açılış ve temel atma töreni bahaneleriyle bir siyasi partinin teşrifatçılık genel müdürlüğü olmuş. Kırmızı halılarla kürsüler döşeniyor, sayın Başbakan uçakla Ankara'dan hareket ediyor, nereye uçak inmişse oradan helikopterle bir yere geliyor, oradan da yine Başbakanlık makam arabalarıyla TOKİ'nin düzenlemiş olduğu meydanlara gidiyor.

Hepsi devlet memuru, TOKİ'nin maaşlı insanları, onlar çalışıyor, onun üzerinde siyaset üretiliyor, ama TOKİ asli görevini yaparken, aldığımız bilgiler doğrultusunda, çok büyük yolsuzlukların içine düştüğü de görülüyor."

Arsa temininden, arsayı müteahhitlere verilişine kadar, müteahhitlerin evleri dikişine kadar nerede bir toplu iğne ucu kadar, bir tuğla taşı kadar yolsuzluk var ise üzerine gideceğinin altını çizen Bahçeli, şöyle devam etti: "Evler verildikten sonra o yoksul insanlara güya küçük ödemelerle taksitle ev sahibi yapma aldatmacalarıyla ya kapısı dönmüş ya penceresi açılmış ya damı akıyor veya evin içerisindeki pis su borularıyla diğer su boruları tamamen su çıkarır hale gelmiş veya delinmiş bir halde eve girdiğine gireceğine pişman oluyor.

Ama parasını zamanı geldiği vakit alıyorlar, ödemezlerse faizine faiz katıyorlar. Şimdi bundan Sayın Başbakan rahatsız oluyor, 'Siz toplu konut evlerine karşı mısınız?'diyorlar. Hayır biz yolsuzluğa karşıyız. Eğer diyorum yolsuzlukla mücadele kapsamında TOKİ'nin bu iktidar döneminde hangi konutu nasıl kime yaptırmışsa, hangi müteahhitlere 20'şer kat, 30'ar katlık yeni servetler kazandırmışsa hepsini inceleyeceğim, eğer arada bir yolsuzluk yapıldığını bulursam, yani söz gelimi 10 katrilyonluk bir yolsuzluk tespit edilmişse buradan şeref sözü veriyorum 10 katrilyonu konutu olan ev sahiplerine kardeş payı yapmazsam namussuzum."

ARAŞTIRMA ŞİRKETLERİNE TEPKİ

Araştırma şirketlerini de eleştiren MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Siz bu milleti ne zannediyorsunuz! 3 tane kafadar toplanmış, iktidardan sözleşmeli ve beslemeli insanlar, seçimin sonuçlarını yılışa yılışa anlatmaya çalışıyorlar.

Peki öyleyse siyasi partiler Anadolu'yu gece gündüz niye dolaşıyor? Bu meydanları bu aziz millet niye doldurup, seçim öncesinde nasıl karar vereceğini araştırıyor.

Eğer öyleyse bu milleti niye aldatıyorsun, niye görmüyorsun?

Yozgatlılar bizlere belediye başkanlığı verdiniz, milletvekilliği verdiğiniz, şimdi 'iktidar yolunu artık açın' diyorum. Yozgat'ın bu değerli evlatlarını Ankara'ya yanıma gönderin" dedi.[2]

 

 

Kaynak: ORTADOĞU GAZETESİ

[1] {http://www.ortadogugazetesi.net/haber.php?id=20331}

[2] {http://www.ortadogugazetesi.net/haber.php?id=20328&haber=valilere-son-uyari}

 



Bu haber 908 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,302 µs