En Sıcak Konular

SAHİDEN SİZİN LİBYA'DA NE İŞİNİZ VAR?

24 Mart 2011 11:50 tsi
SAHİDEN SİZİN LİBYA'DA NE İŞİNİZ VAR? “AKP dış politikası” için 2011’in bir “hizalanma yılı” olacağının kuvvetli işaretleri 2010’un son çeyreğinden itibaren alınmaya başlanmıştı.

Sahiden, sizin Libya’da ne işiniz var?

“AKP dış politikası” için 2011’in bir “hizalanma yılı” olacağının kuvvetli işaretleri 2010’un son çeyreğinden itibaren alınmaya başlanmıştı.
2009’un başından itibaren şişkinlik yapan ölçüsüzlüklerin, ifratta takılıp kalmaların, her yere koşturup bir yerlerde duramamaların ve savrulmaların neticesinde Türkiye’nin bir “sistem basıncı” altına girmesi artık mukadder hale gelmişti ve öyle oldu.
İran’a karşı ağırlaştırılmış yaptırımlara BM Güvenlik Konseyi’nde “Hayır” demiş olan Türkiye, 18-19 Kasım 2010 tarihlerinde Lizbon’da düzenlenen NATO zirvesinde ise yine bu İran’a karşı tasarlanmış olan balistik füze savunma sistemine ait unsurların topraklarında konuşlanmasını kabul etti. Türkiye böylece, zaten kurumsal bir parçası olduğu sistem tarafından en azından nükleer bahiste çerçeve içine alınmaya tabiri caizse gönül indirdi.
Nükleer krizin öngörülebilirliği içinde başlayan “hizalanma”, şimdi Ortadoğu’yu saran isyan ve değişim dalgası vesilesiyle sürüyor.
Şurası kesin ki zaten çok gecikmiş olan değişim kaçınılmazdır ve Ortadoğu’daki hemen bütün kireçlenmiş istibdat rejimleri ve diktatörler bundan kendilerine düşen hisseyi farklı oranlarda alacaklardır.
Hissenin ölçüsü biraz değişim dalgası karşısındaki tutumları ve halklarına neyi layık gördükleri nispetinde, biraz da kendiliğinden belirlenecektir...
Bu hisse bazen Şarm el Şeyh’teki bir mâlikânede korunaklı bir emeklilik hayatı olabilmektedir...
Bazen de Trablus’taki bir sığınakta, kendisini arayan akıllı bombadan gizlenerek saatler geçirmek...
Bundan yeni Türk dış politikası ve onu kurgulayanların hisselerine de artı ya da eksi, bir şeyler elbette düşecek.
Mübarek’e medya üzerinden “Git” demişken, ondan kat be kat zalim ve kıyıcı olan Kaddafi’ye telefonda, saklı ve utangaç biçimde “Bırak” dediğini dünyadan üç hafta gizleyip, “Şafak Yolculuğu” operasyonu başladıktan hemen sonra açıklamanın mantık dairesinde bir izahı vardır mutlaka...
Çok merak ediyorum, acaba Libya’da Kaddafi’nin, Mısır’daki Mübarek ya da Tunus’taki Zeynelabidin Bin Ali bahislerindeki gibi İslamcı bir alternatifi olsa idi bizimkiler ve medyalarının tavrı ne olurdu?
Herhalde Kaddafi’nin arkasından bir teneke çalmadıkları kalırdı.
Ve yine çok merak ediyorum, bu iktidarın hem söylemleri hem de medyası aracılığıyla pompaladığı “Ortadoğu’nun liderliği”, “Ortadoğu halklarının hamiliği” gibi iddialar bu halklar yalnızca İsrail’in zulmü ile yüz yüze olduklarında mı hatırlanacaktır? Ortadoğu’daki bir halka kendi diktatörü tarafından zulmedilirken, İsrail bağlam dışında ise, Türkiye’nin moral himayesi için hangi gerekçenin mevcudiyeti lazımdır? 
“NATO’nun Libya’da ne işi var yahu?” diyerek en başından olası bir müdahaleye karşı kategorik tavır alanların, kendilerinin karşı oldukları bu müdahalenin nasıl yapılacağının tartışılması için geçen cumartesi Paris’te düzenlenen toplantıya çağrılmamış olmalarını neden bir türlü hazmedemediklerini de anlamak kabil değil.
Amma ve lâkin bütün bunların ardından BM Güvenlik Konseyi’nin 1973 sayılı kararının çerçevesinde silah ambargosunun uygulanması için oluşturulan 16 parçalık NATO deniz gücüne 6 parça gemiyle en büyük katkıyı yapan ülkenin Türkiye olmasını izah etmek kabil.
İzahı, AKP dış politikasını yapanların bütün afra tafralarından sonra, yönettikleri ülkenin Batı İttifakı’nın bir mensubu olduğu gerçeğiyle hizaya gelmeleridir; hizalanmalarıdır.
Bu arada sakın ola ki o Türk bayraklı altı parça gemi Libya karasularına girmesin... Sonra “Libya’da ne işin var?” diye sorarlar.
AKP hükümeti, devlet imkânlarını başarıyla seferber ederek Libya’daki 22 bin TC vatandaşını tahliye etti ama sözde “ilkeli dış politikası” Libya çöllerinde mahsur kaldı.
Bu arada sıra güneydeki aile dostu diktatöre mi geliyor nedir?
Tedbirli olun, onlar için şimdiden Ankara bozkırında büyükçe bir villa hazırlayın.

Kadri Gürsel-Milliyet

Kaynak: MİLLİYET GAZETESİ {http://dunya.milliyet.com.tr/sahiden-sizin-libya-da-ne-isiniz-var-/dunya/dunyayazardetay/24.03.2011/1368212/default.htm}



Bu haber 777 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,824 µs