En Sıcak Konular

BAHÇELİ: ''MİLLET GETİRDİ MİLLET GÖTÜRECEK!''

22 Mart 2011 11:14 tsi
BAHÇELİ: ''MİLLET GETİRDİ MİLLET GÖTÜRECEK!'' MHP Lideri Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın sürekli "Bizi millet getirdi" dediğini hatırlatarak "Doğru, bir defa değil 2 defa getirdi. Millet getirdi ama millet de götürmesini bilir. 'Bunun günü ne olmalı'diye sorduğumuzda 12 Haziran olmalıdır" dedi.

'Millet getirdi millet götürecek'

MHP Lideri Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın sürekli "Bizi millet getirdi" dediğini hatırlatarak "Doğru, bir defa değil 2 defa getirdi. Millet getirdi ama millet de götürmesini bilir. 'Bunun günü ne olmalı'diye sorduğumuzda 12 Haziran olmalıdır" dedi.

2 gün boyunca Bursa'nın ilçelerinde Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili önemli mesajlar veren Bahçeli, "Millet bunları götürmelidir. Bunlar ağlamamalıdır. Sızlamamalı, mağdur rolü oynamamalıdır. İktidarları millet getirmeli millet götürmelidir. Ara rejimle iktidarlara el koyup, bu adamları tekrar mağdur hale getirip milletin huzurunda ağlatmamalı" açıklaması yaptı.

12 Haziran'da yapılacak seçimlerin bir kader ve karar anı olacağını belirten Bahçeli, hangi parti mensubu olunursa olunsun bu kader ve karar anını değerlendirmenin herkesin birinci görevi olması ve sandığa gidilmesi gerektiğini söyledi. Bahçeli "Bu iktidardan kurtulmanın zamanı gelmiştir. Bu iktidar bitmiştir, tükenmiştir. Bu iktidar, yıkım projesiyle ihanete doğru gitmektedir. AKP'den Türkiye'yi kurtarmak lazımdır. Elinizde fırsat var" dedi.

Türkiye, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 2 gün boyunca Bursa'dan verdiği mesajları konuşuyor. Bahçeli, Bursa'nın ilçelerini tek tek gezerek halkın sorunlarını dinledi, Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili önemli açıklamalar yaptı.

Bahçeli, partisinin Gürsü İlçe Teşkilatı'nı ziyaret ettikten sonra, parti binası önündeki alanda toplanan kalabalığa konuştu.

12 Haziranda yapılacak seçimlerin bir kader ve karar anı olacağını belirten Bahçeli, hangi parti mensubu olunursa olunsun bu kader ve karar anını değerlendirmenin herkesin birinci görevi olması ve sandığa gidilmesi gerektiğini söyledi.

İkinci görevin kullanılan oya sahip çıkmak olduğunu ifade eden Bahçeli, "Sandık başında sayımlarda hileyle, bilgisayar oyunlarıyla oy çalmaya yönelenlere fırsat vermemeliyiz. Bir başka görev daha vardır ki, o bize ait değildir. Bu, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne aittir. 'Peki onların görevi nedir?'dediğimizde, huzur içinde, güvenlik altında sağlıklı bir seçimin yapılabilmesi görevidir. İki görev bize bir görev siyasi iktidara düşüyor" diye konuştu.

ERDOĞAN HERKESİ İNKAR EDİYOR

Devlet Bahçeli, iktidar partisinin 8 yıldır görevde olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: "Bu iktidar, sorumluluğu yerine getirebilecek beceriyi sağlayabildi mi? Türkiye'de neler olup neler bitiyor bilmemiz lazım. Bugünkü siyasi iktidarın Meclis çoğunluğu, bunları şımartmıştır, ayaklarını yerden kesmiştir. İçimizde değişik siyasi partilere mensup kişiler olabilir.

1923 yılında Cumhuriyet'in ilanından geçen 87 yıla bakıldığında, Gürsu'da bulunan arkadaşlarımız, doğduğu günden bugüne kadar ortaya çıkan gelişmelere baktığı vakit, dünkü Gürsu olmadığını görecektir. Cumhuriyet'in kurulduğu günden 2011 yılına kadar sosyal ve ekonomik gelişmeler oldu.

Bu gelişmeleri kimler yaptı? Bu gelişmeler, Atatürk, İnönü, Celal Bayar, Menderes, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Tansu Çiller, Ecevit, Erbakan döneminde olmuştur. Yani Türkiye'de iktidar, 58. Hükümet'i kurmuş ise ondan evvel var olan 57 hükümet var ve saydığımız zatlar da bu ülkenin başbakanıdır. Öyle değil mi?" Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ise konuşmalarını 2002 yılından başlattığını iddia eden Bahçeli, Erdoğan'ın eskiden ne varsa hepsini inkar ettiğini ileri sürdü.

Bu konuda bir yanlışlığın içinde bulunulduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti: "Konuşmasıyla, kibiriyle 'Her şey Recep Tayyip Erdoğan döneminde başladı'diyerek böbürleniyor, gururlanıyor, milleti azarlıyor, veriyor sayıyor.

Böyle bir anlayış olabilir mi? Recep Tayyip Erdoğan'ın bu ülkeye yapmış olduğu hizmetler varsa birileri çıkıp bunları da inkar eder. Bu ülkeye hizmet edenler hiç mi itibar görmeyecek? Allah razı olsun denmeyecek mi? Herkes kendi döneminden itibaren Türkiye Cumhuriyeti'ni kurar, giderken de yıkarsa bu ülke ne hale gelir? İşte bugünkü iktidar bu yanlışlığın içindedir. Bu iktidarı bu millet getirdi fakat AKP iktidara geldiği gün Recep Tayyip Erdoğan yoktu." 

"MHP İKTİDARINDA BU KARANLIK 116 GÜNÜ AKLAYIP PAKLAYIP AÇIKLAMAZSAM NAMERDİM"

Bahçeli, 58. Hükümet'in, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kurulduğunu anımsatarak, "(O zaman Recep Tayyip Erdoğan nerededir?) sorusunu sormak gerekir. Milletvekili yeterliliğine sahip olamadığı için partinin genel başkanı oldu ama başbakan olamadı" dedi. Ardından 116 gün geçtiğini ve CHP ile bir araya gelindiğini, birilerinin yönlendirmesiyle, iç ve dış odakların birtakım söylemleriyle Siirt'ten seçilmiş bir milletvekilinin istifa ettirildiğini anlatan Bahçeli, şunları söyledi:

"Aday olarak da Recep Tayyip Erdoğan gösterildi. Gül başbakanlıktan ayrıldı. 16 Mart 2003'te Recep Tayyip Erdoğan, 59. Hükümet'i kurdu. Sayın Başbakan, milletvekili yeterliliğine sahip değildi de şimdi birbirlerine hakarete içeren, siyasetin kirletildiği bir ortamda CHP'nin desteğini sağlamak suretiyle başbakan olman hangi odakların izniyle olmuştur. Bu karanlık dönem nedir?

'Bunu millete anlatın'demek lazım. Ben diyorum ki, Adalet ve Kalkınma Partisi, sekiz yılda aldatma ve kandırma partisi haline geldi. Eğer partinin adı AK ise o 116 gündeki karanlık durum nedir? Millete anlat diyorum. Milli Görüş gömleğini çıkartıp yeni bir tişört giydin, hangi tişörtü giydin; önünde AB, arkasında ABD yazıyor. Bu tişörtü o 116 günde sana giydiren kimdir bunu açıkla.

MHP iktidarında bu karanlık 116 günü aklayıp paklayıp açıklamazsam namerdim. İki dilli hayat, Demokratik Özerklik, federasyon, konfederasyon, 4 parçalı Kürdistan devletinin kurulmasını kim istiyor? İmralı canisi. Kime söylüyor? Avukatları aracılığıyla Başbakan'a. 116 sayfalık raporu Mudanya Savcısı aracılığıyla Başbakan'a gönderiyor.

Recep Tayyip Erdoğan, ağzına bir sakız almışsın, 'ileri demokrasi, ileri demokrasi'deyip duruyorsun ama sen ülkeyi bölünmeye götürüyorsun." "Şemdinli'de, Yüksekova'da, Hakkari'de neler oluyor?" diye soran Bahçeli, şunları kaydetti: "Hakkari Valisi nerede, İçişleri Bakanı, Başbakan nerede hiçbirinin bu soruya cevabı yok. Alacakaranlıkta ayaklanma propagandası yapılıyor. Gece gündüz

polisimiz terörist eylemle boğuşuyor. Mutlaka ve mutlaka Türkiye'de bir çatışmanın öncesi polis kardeşlerimiz bu ayaklanmalarla mücadele ediyor.

Kaymakam, Vali, İçişleri Bakanı, Başbakan ne yapıyor? Bu süreçte İmralı canisi,Kandil'i yönetiyor. Demokratik Toplum Kongresi'ne yön veriyor. Siyasi iktidara yol haritasını gösteriyor. Eylemsizlik kararını açıkladılar. Eylemsizliğin sona erdiğini söylediler. Her gün Türkiye'yi tehdit ediyorlar. Siyasi iktidarsa buna cevap olarak demokrasi şemsiyesine sığınıyor. Ülkenin bölünmesine el altından çanak tutuyor.

O dönemde İçişleri Bakanı olan o zat, bölücülüğü devlet politikası haline getirerek felakete yol açmıştır. Onun geleceği ise Yüce Divan olacaktır. Bunun hesabını mutlaka verecektir. MHP iktidarı da buna yeterdir." Bahçeli, daha sonra, MHP Kestel İlçe Teşkilatı'nı ziyaret etti, partililerle görüştü.

AKP DÖNEMİNDE YOKSULLUK ARTTI

Bahçeli, Yenişehir ilçe meydanında düzenlenen mitingde de son yapılan araştırmalarda nüfusun yüzde 20'sini temsil eden en yoksulla, yüzde 20'sini temsil eden en zengin arasındaki gelir farkının mevcut iktidar döneminde 8,5 kat arttığını vurguladı.

Bir grup vatandaş halen yoksullukla hayatını sürdürmenin mücadelesini verirken, bazılarının 8,5 kat artışla zenginliğine zenginlik kattığını belirten Bahçeli, şöyle konuştu: "Bu nedenle bunları iyi değerlendirmek lazım. Tek başınıza iktidarsınız. Ne istiyorsanız getirirsiniz. Nitekim Anayasa'yı getirdiniz, 28 maddeyle getirdiniz. 336 milletvekilinin desteğiyle Anayasa değişikliğini yaptınız, yetmedi referanduma gittiniz.

Kömürle, yalanla, dolanla referandumda da başarı sağladınız. Peki Anayasa değişikliği yaptınız da ne oldu? 28 maddenin içinde hangi sözleri verdiniz de yerine getirdiniz? Bunları da düşünmek lazım. Hani, '12 Eylül ara rejimini, ihtilalini yapanlardan hesap soracağız'diyordunuz, 12 eylül nere şimdiki nere, hangi hesabı sordunuz?"

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Bahçeli, Anayasa değişikliği ile gizli gündem ortaya çıkarıldığını öne sürerek, "Bunlardan biri Anayasa Mahkemesinin yapısını değiştirmek oldu. Sonuç, Anayasa Mahkemesini AKP'leştirdiniz. Kendinizi Yüce Divan'dan koruyacağınızı sanıyorsunuz" dedi.

İktidarın, bir taraftan da HSYK'yı değiştirerek, sayısını ve niteliğini değiştirerek siyasallaştırdığını ileri süren Bahçeli, şöyle devam etti: "70'in üzerinde yargıya, Danıştaya ve mahkemelere yandaşlarınızı atayarak, her türlü yolsuzluktan, rüşvetten, bir gün yargı önünde hesap vermekten kendinizi kurtardığınızı sanıyorsunuz. Bu ikisinde de istediğinizi yaptınız. Ama bir gün gelecek ne Yüce Divan'dan kendini kurtaracaksın ne de yolsuzlukların hesabını vermekten. Özellikle AKP'ye oy vermiş vatandaşlarımızın çok düşünmesi lazım. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yöneticileri, dün at arabaları yokken bugün dörder çekerli ciplerle dolaşıyorlar. Hanedanlar çoğaldı. Ortadoğu'nun sultanı, Türkiye'nin padişahı, tek adamı olmaya heveslendin. Başka ne yaptın Sayın Recep Tayyip Erdoğan? Onun için bu seçimler çok önemli."

"BUNLAR AĞLAMAMALIDIR. SIZLAMAMALI, MAĞDUR ROLÜ OYNAMAMALIDIR"

MHP lideri, bazı televizyon programlarında, konuşmacıların "Tek adam rolünde Başbakan'a soru sorduğunu" belirterek, burada toz pembe bir Türkiye'nin anlatıldığını belirtti.

Güllük gülistanlık olunmadığını vurgulayan Bahçeli, "Ya Recep Tayyip Erdoğan doğru söylüyor, millet yalan söylüyor; ya da millet doğru söylüyor, Recep Tayyip Erdoğan yalan söylüyor. Buna karar vermenin günü belli, o da 12 Hazirandır. Bir kavşaktayız, bir yol ayrımındayız" diye konuştu.

Bahçeli, Erdoğan'ın sürekli "Bizi millet getirdi" dediğini vurgulayarak, şunları söyledi: "Doğru, bir defa değil 2 defa getirdi. Millet getirdi ama millet de götürmesini bilir. Bunun günü ne olmalı diye sorduğumuzda 12 Haziran olmalıdır.

Millet bunları götürmelidir. Bunlar ağlamamalıdır. Sızlamamalı, mağdur rolü oynamamalıdır. İktidarları millet getirmeli millet götürmelidir. Ara rejimle iktidarlara el koyup, bu adamları tekrar mağdur hale getirip milletin huzurunda ağlatmamalı. Sayın Başbakan, sık sık 36 etnik gruptan bahsetti. Zaman zaman bu grubu saymaya kalkıştı. Cumhuriyet döneminde yepyeni bir devlet kuruldu.

Misak-ı Milli hudutları içinde kalan vatandaşlarımızla bu devlet 87 yıldan bu yana yaşatılma gayreti içindedir. Şimdi bir arada ve birlikte yaşama varken, geleceğimizi düşünmek varken, neden 36 etnik unsura bölünme ihtiyacı hissediliyor ve sık tekrarlanıyor?"

Türkiye Cumhuriyeti devletinin, Osmanlı cihan devletinin enkazı üzerine kurulmuş bağımsız bir Türk devleti olduğunu belirten Bahçeli, öyle bir devlet kurulurken Osmanlı'nın yıkım sürecinin başladığı bir dönemde hüküm sürdüğü toprağın 4 milyon kilometrekare olduğunu anlattı.

"BİN YILLIK KARDEŞLİK BİR ZEDELENİRSE, MİLLET BİRBİRİNE DÜŞERSE..."

Daha sonra küçülme yaşandığını ve Türkiye'nin bugünkü 780 bin kilometrekareye sıkışıp kaldığını dile getiren Bahçeli, şöyle devam etti: "Toprak kaybedişiyle beraber bu topraklardaki milletimiz, Türkiye'ye doğru yöneldi. Balkanlar'dan dalga dalga soydaşlarımız geldi. Dolayısıyla kaybedilen topraklarda yaşama hakkını yitirenler bir yerde buluştu ve Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmanın gayreti içine girdi.

Şimdi kalkıp da bunları Bulgaristan'dan gelenler, Batı Trakya'dan gelenler, Boşnaklar, Arnavutlar diyerek ayırmanın kime ne faydası var? Bunları tek tek sayarak tekrarlamanın ne faydası var? Halen Türkiye'de etnik kökenli bölücülük devam ediyor. Şimdi ne olacak? Birçok esnaf var. Hangi etnik kökenden olursa olsun bunları ayırt ederek komşuluğu bölmenin, vatandaşı etnik husumet içine sokmanın kime ne faydası var?

Nitekim Türkiye'de 4 milyona yakın gelin ve oğlan tarafı olmak üzere yuvalar kurulmuş, kimisi Türk kimisi Kürt kökenli... Mutluluk içinde yaşıyorlar. Üçer, dörder, beşer çocuğa alışmışlar. Şimdi Türk-Kürt ayrımı yaptığımızda, hadi diyelim, gelin baba evine gitti, oğlan evi terk etti. Peki bu dört çocuk nereye gidecek? Bunların hangisini Türk, hangisini Kürt diye ayıracaksınız?"

Bahçeli, iktidarın yanlış hareket ettiğini ileri sürerek, "Demokratik Açılım zırvasıyla Türkiye'yi yıkıma ihanete nasıl sürükleyebilirsiniz? İyi bir politika uygularsınız işsizliği bitirebilirsiniz, yoksulluğu kaldırırsınız ama bin yıllık kardeşlik bir zedelenirse, millet birbirine düşerse o zaman bunun telafisi mümkün olmaz. Bu memlekette huzur, can ve mal güvenliği, istikrar kalmaz" dedi.

MHP lideri, İstanbul'da yakılan araçlarla ilgili şunları söyledi: "Şimdi bir düşünün, İstanbul'dasınız. Allah lütfetmiş beş on kuruş kazanıyorsunuz. Kazandığınıza banka kredisi ilave ediyorsunuz ve bir taksi alıyorsunuz, minibüs ya da otobüs alıyorsunuz. Akşam eve geliyorsunuz. Çoluk çocukla sofrada oturuyorsunuz. Allah'ın verdiği nimeti yiyeceğiniz sırada dışarda bir gürültü. Nedir diye bakıyorsunuz, kimin arabası? Bir bakıyor ki, kendi arabası. 18 günde Hüsnü Mübarek, bir meydanda toplanılması sonucunda iktidardan oldu. 18 günde İstanbul'da yanan araba; minibüsü, otobüsü, taksisiyle 80'i buldu.

Bir tane araba yanmamış, bir tane insan ölmemiş. Buna rağmen yoksulluk ve geçim darlığından dolayı, 31 yıl iktidarda bulunan bir diktatör görevden alınıyor. Türkiye kan gölünde ama 'ileri demokrasi'palavralarıyla milletimizi aldatıyorlar."

"SAYIN BAŞBAKAN NEREDESİN? HAVADASIN"

Devlet Bahçeli, Şırnak, Şemdinli, Yüksekova ve Hakkari'de valilerin, kaymakamların cesaret edip sokağa çıkamadığını belirterek, sokakta terörist PKK yanlılarıyla, emniyet güçlerinin bulunduğunu söyledi.

Bölgede havalar kararmaya başladığından itibaren ayaklanma provaları yapıldığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

"Güvenlik güçleri, sabaha kadar müdahale ediyor. Sayın Başbakan neredesin? Havadasın. Dün Rusya'daydın geldin, Suudi Arabistan'a gittin. Yarın nereye gideceğin belli değil. İçişleri Bakanı, mücadeleyi polis kardeşlerine

bırakmışsın ortada yoksun. O zaman bu ülke nereye gidiyor, bunu düşünmek lazım. Bunun için bu parti meselesi olmaktan çıkmıştır. Bir millet, ülke meselesi haline gelmiştir. Bu iktidardan kurtulmanın zamanı gelmiştir. Bu iktidar bitmiştir, tükenmiştir. Bu iktidar, yıkım projesiyle ihanete doğru gitmektedir. AKP'den Türkiye'yi kurtarmak lazımdır. Elinizde fırsat var."

 

Kaynak: ORTADOĞU GAZETESİ {http://www.ortadogugazetesi.net/haber.php?id=19410}



Bu haber 808 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,787 µs