En Sıcak Konular

LİBYALILAR KADDAFİ'YE DE İŞGALCİ'YE DE KARŞI

10 Mart 2011 11:09 tsi
LİBYALILAR KADDAFİ'YE DE İŞGALCİ'YE DE KARŞI Kuzey Afrika'da Tunus'la başlayıp Mısır, Yemen, Bahreyn ve Libya ile devam eden isyanlar, İslam dünyasında suskunluk, Batı'da ise "işgal" iştahı ile seyrediliyor.

Libyalılar Ne Kaddafi ne işgalci diyor

İslam dünyası sahip çıksın

Kuzey Afrika'da Tunus'la başlayıp Mısır, Yemen, Bahreyn ve Libya ile devam eden isyanlar, İslam dünyasında suskunluk, Batı'da ise "işgal" iştahı ile seyrediliyor. Kaddafi'nin kendi halkını katletmeye başlamasına İslam dünyası sessiz kaldıkça, ABD yeni bir "özgürleştirme" operasyonu için düğmeye basacak. Diktatör Kaddafi'yi de, emperyalistleri de istemeyen Libyalı muhalifler, Müslümanlardan destek bekliyor!

Ortadoğu uzmanı gazeteci yazar İslam Özkan: Kaddafi kesin gidecek ama...
 
"Libya'da Kaddafi gidici, burası kesin. Ancak esas önemli olan husus, Kaddafi sonrası dönemde ne olacağı. Libya, Mısır gibi barışçıl bir yönetim devrine imkan verecek kurumlara sahip değil. Kaddafi'nin çarpık İslam sosyalizmi uygulaması bunu engelliyor. Libya'daki devrim süreci Mısır ve Tunus'taki gibi her ne kadar önce barışçıl gösteriler şeklinde başlasa da ülkenin şartları, devrimci güçleri süreç içerisinde şiddete ve silahlı mücadeleye dönüşmek zorunda bırakacak."
 
El Kuds El Arabi gazetesi yazarı Abdülbari Atwan: Libya'da "Irak" denemesi olmamalı
 
"Hiç kimse Libya'da bir başka General Bremer, Irak ve Afganistan'daki iki felaket Amerikan deneyiminin tekrarlanmasını istemiyor. Şu ana kadar ABD'nin desteklediği ülkenin dümenini yönetmeyi üstelenecek Libya'nın Karzai'si de ortaya çıkmadı.. yolsuzlukla mücadele, İsrail'in aşağılayıcı işgallerine nokta konulması, tehlikelerini azaltmanın sihirli reçetesidir."
 
Libya Ulusal Konseyi Başkan Yardımcısı Abdülhafız Goga: Türkiye'den destek istiyoruz
 
Goga, "Kaddafi yanlısı paralı askerlerin Libya halkını kınaması için Türkiye'den destek bekliyoruz" çağrısında bulundu. Bingazi'de muhaliflerin kurduğu Ulusal Konsey'in Başkan Yardımcısı Abdülhafız  Goga, Türkiye'nin Libya'daki halk devrimini tanımasını ve desteklemesini isterken Bingazi'nin yerel liderlerinden Şeyh Nebil Sate de "Kaddafi'yi lider olarak görmek istemiyoruz. Türkiye yanımızda olduğunu ifade etsin. Sesimizi duyurmaya yardımcı olsun" şeklinde konuştu.
 
Katarlı gazeteci Yaser Saad: Batı, Kaddafi'nin suç ortağı
 
"Batı dünyası, Libya halkını ezen Kaddafi'nin suç ortağıdır. Batı'nın ikiyüzlülüğü ve çifte standardı, siyasi kabullerden kaynaklandı. Iraklıları ve Afganları kırıp geçiren ABD ve müttefikleri, Kaddafi'nin soykırımına karşı gayet soğukkanlı ve sakin tepkiler veriyor. Kaddafi kendisini Batı'nın bu projesine 'gönüllü piyon' olarak sunuyormuş gibi. Kaddafi modeli, Batılı çıkarlar açısından en ideal ve yararlı model olarak görülmekte."
 
Mağrip'te başlayan isyanlar, Tunus ve Mısır'da devrimle sonuçlanırken, Yemen, Ürdün, Bahreyn ve Libya gibi ülkelerde diktatörlüklerin sert yöntemlere başvurması üzerine şimdilik kaotik bir durum arz ediyor. Özellikle 42 yıldır iktidarda olan Libya lideri Muammer Kaddafi, ailesine ve yakın çevresine peşkeş çektiği ülkenin İslamcı muhaliflerin eline geçmemesi için kendi halkına karşı katliamlara başladı. Libya'da son bir ayda binlerce insan şehit olurken, sınır kapılarında da insanlık dramı yaşanıyor.
 
Kaddafi, Kral İdris'in ve Ömer Muhtar'ın taraftarlarının ve aşiretlerinin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde iktidarı tamamen devrimci güçlere kaptırdı. Ancak şimdi bombalarla, kendi insanlarını katlederek gücünü tekrar tahkim etmeye çalışıyor. Avrupa ve Amerika ise bir yandan NATO'yu harekete geçirirken bir yandan da Kaddafi'yi kınayan açıklamalar yaparak halka karşı demokratik tutum takınma davetinde bulunuyor. Ne kadar çok kan dökülürse "müdahale" şartları o kadar olgunlaşacak diye bekliyorlar. 40 yıldır birçok Arap ülkesinde kendi kuklalarını hiçbir "demokratik" ön şart istemeden iktidarda tutan ABD'nin sanki aklı başına yeni geliyormuş gibi davranması, petrolle ve Batı'nın tipik ikiyüzlülüğü ile açıklanabilir.
 
"Şimdilik" memnunlar
 
İslam dünyası, iç çekişmeler ve siyasi nedenlerle Kaddafi'nin katliamlarına sessiz kalırken, Libya'nın dünyanın 12., Afrika'nınsa en büyük 3. petrol ihracatçısı olması, Batılı ülkelerin de bu ülkeye karşı pusuya yatmasının en büyük sebebi.
 
Libya, dünyadaki günlük petrol üretiminin yüzde 2'sini, OPEC'in toplam üretiminin ise yüzde 4,5'unu üretiyor. Artan petrol fiyatları ABD ve petrol ihraç eden ülkeleri memnun ederken, ABD, kendi petrolünün ve kontrolündeki Körfez ülkelerinin petrollerinin fiyatının artışından şimdilik memnun. Rusya da Körfez ülkeleri de, Libya'daki üretimin yarıya düşmüş olmasından ve petrol fiyatlarının yükselişinden şimdilik sevinç duyuyor. Çünkü petrolün varil fiyatındaki 1 dolarlık artış, petrol ihraç eden ülkelerin gelirlerine 5 milyar dolarlık bir artış olarak yansıyor. Ancak "şimdilik" denmesinin sebebi, petrol fiyatlarındaki artışın devam etmesi halinde petrole bağlı yan ürünlerin fiyatının da sürekli artış göstererek enflasyona neden olacak olması. Uzmanlar, yüksek enflasyonun da faizleri artırması ile şimdilik petrol fiyatlarının artışına sevinen bu ülkelerin ekonomik büyümelerinde hızlı düşüşlere sebebiyet vereceğine işaret ediyor.Uzmanlar, bu durumun gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetlerini artıracağı tehlikesine de dikkat çekerek biran önce Libya konusunda özellikle İslam dünyasının net bir tepki ortaya koymasının elzem olduğunu belirtiyor.
 
Devrimciler mecburen silahlanacak
 
Ortadoğu uzmanı gazeteci yazar İslam Özkan, Arap ülkelerinde başlayan devrim sürecinin Libya'da da Kaddafi'nin kesin gidişiyle sonlanacağına inanıyor. Ancak sonrası hakkında şüpheleri var. "Libya'da Kaddafi gidici, burası kesin. Ancak esas önemli olan husus, Kaddafi sonrası dönemde ne olacağı?" diye soran Özkan, bu soruya ne Libyalı devrimcilerin ne Kaddafi yanlılarının ne de uluslararası camianın tutarlı bir yanıt veremediğini ifade ediyor.
 
Kimsenin Kaddafi sonrası dönemde ne olabileceğini birkaç neden dolayı kestiremediğini kaydeden İslam Özkan şöyle konuşuyor: "Libya, Mısır gibi Hüsnü Mübarek'in gidişine benzer şekilde barışçıl bir yönetim devrine imkan verecek kurumlara sahip değil. Kaddafi'nin çarpık ve hiç bir tutarlı çizgiye oturmayan İslam sosyalizmi uygulaması olan Halk Cemahiriyesi sistemi ve sözde Halk Komiteleri eliyle ülkeyi yönetme hevesi, bunu engelliyor. Bu durum ülkede siyasal kurumların oluşmasına izin vermemiş. Dikkat edilirse devrimlerinin meydana geliş biçimini ülkenin şartları belirliyor ancak ülkenin kendi iç dinamikleri, devrimleri engelleyici bir yapı olarak gösterilemez. İç dinamikler dediğimiz şey ancak devrimin keyfiyetini, süresini belirler fakat oluşmasını engelleyemez. Bu nedenle Arap liderlerinin kendi ülkesinin şartlarının farklı olduğunu, ülkedeki iç dinamiklerin kendilerini etkilemeyeceğini söylemesi hiç de inandırıcı değil."
 
Bütün yapılar uydurma
 
Libya'da halkla yönetim arasındaki ilişkileri, geri besleme sürecini sağlayacak sivil toplum kurumları ya da siyasi partiler bulunmadığı için halkın kendini şiddet yoluyla ifade edebildiğini belirten Özkan, bu nedenle Libya'daki devrim sürecinin Mısır ve Tunus'taki gibi barışçıl gösteriler şeklinde başlasa da ülkenin şartları, devrimci güçleri süreç içerisinde şiddete ve silahlı mücadeleye mecbur bırakacağının altını çiziyor. Libya'da bağımsız bir yargı ve güçler arasındaki kuvvetler ayrılığının olmayışının ve denetim misyonunu gerçekleştirecek bir yapının bulunmamasının da krizi içinden çıkılmaz hale getirdiğini vurgulayan Özkan, Libya'daki bütün kurumların da aslında Kaddafi'nin diktatörlüğünü daha da sağlamlaştırmak için ihdas edilmiş uydurma yapılar olduğunu sözlerine ekliyor.
 
Birkaç ay önce Nato, Libya'ya tonla silah sattı
 
Dünya Bülteni'nden Fevzi Öztürk'ün analizinde ise olaya farklı bir açıdan bakılıyor. Öztürk yazısında, "Yaşanan halk hareketlerinin yılların dikta rejimlerini salladığı, hatta yok ettiği Ortadoğu adeta bir silah deposu. Bugünün kötü çocukları olan kukla yöneticiler daha düne kadar başta ABD olmak üzere Batının vazgeçilmez silah alıcılarıydı" diyor. Daha birkaç ay öncesine kadar Libya'ya 10 milyarlarca dolarlık silah satan NATO ülkelerinin, ABD'nin öncülüğündeki lobi ile bugün işgale zemin hazırlamak için, Kaddafi'yi yok edilmesi gereken psikopat bir diktatör olarak ilan etiklerini kaydeden Öztürk, "Hâlbuki Kaddafi bu büyük devletlerin birçoğunun başkentlerine zamanında çadır kurmuştu" şeklinde tespitte bulunuyor.

 

Kaynak: MİLLİ GAZETE {http://www.milligazete.com.tr/haber/islam-dunyasi-sahip-ciksin-193171.htm}



Bu haber 833 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,702 µs