En Sıcak Konular

Prof.Dr.Ali Bardakoğlu-Diyanet İşleri Başkanı
Konuk Yazar- Diyanet Aylık Dergi
Prof.Dr.Ali Bardakoğlu-Diyanet İşleri Başkanı
4 Ekim 2010

Edep ahlakın özüdür



Yüce Allah’ın yeryüzünde ‘halife’ olarak yarattığı insanoğlu, toplum içerisinde belli düzen ve kurallara bağlı olarak yaşar. Her toplumda, aralarında bazı farklılıklar bulunsa da, o toplum fertlerinin riayet ettikleri ve önemsedikleri bir kısmı yazılı, çoğu da yazılı olmayan ve nesilden nesile âdet ve gelenekolarak aktarılan davranış kuralları vardır. Toplumumuzda ‘adab-ı muaşeret’olarak da bilinen edep (görgü) kuralları böyledir.

Utanma duygusu insana hastır. Edep, davranış biçimlerini veya davranışlarındaki ölçüyü tanımlayan değerler bütünü, insanı utandıracak şeylerdenkoruyan sağlam bir irade ve vicdan duygusudur. İnsanlığa rehber olarakgönderilmiş olan kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim, baştan sona bir ilahî edepöğretisidir. Bir Müslüman için edep, “Her nerede olursanız olun, O (Allah)sizinle beraberdir…" (Hadîd, 4.)ayeti kerimesinin işaret ettiği bir bilinç ve farkındalık içinde yaşamaktır. “Muhakkak ki görgü ve nezaket her neredeolursa orayı güzelleştirir, her nereden uzaklaşırsa orası da çirkinleşir" (Tirmi-zi, Birr, 47.) buyuran Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) de edebi, yaşayarak öğreten bir rehber ve bir muallimdir.

Sosyal çevre içinde huzur ve güveni oluşturabilmemiz, hayatın getirdiği yükü hafifletip mutlu olabilmemiz ve hayatımızı insani bir çizgide sürdürebilmemiz için bütün söz ve davranışlarımızın edep ölçüleri içinde ve nezaket çerçevesinde olması gerekir. Aksi takdirde nezaket, hoşgörü, sevgi ve saygıdan uzak kaba ve kırıcı davranışlar ağı bizi kuşatır ve hayatımızı zehir etmeye başlar. Bunun için Yüce Dinimiz İslam, temizlik, giyim, kuşam, konuşma, selamlaşma, ziyaret, davet, komşuluk ilişkileri dahil gündelik hayatımızla ilgili olarak birtakım edep ölçüleri getirmiş, huzur, sevgi ve saygı içinde yaşamamıza imkân sunmuştur. İbadetlerde bile nezaket kurallarının gözetilmesi dinimizin emridir. Zekât ve sadakalarda yoksulu incitmek, onurunu zedelemek gibi nezaketsiz tavırların, ibadetin boşa gitmesine neden olacağı Yüce kitabımız Kur’an’da “...başa kakmak ve incitmek suretiyle,yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın..." (Bakara, 264.) ayetiyle ifade edil-mektedir.

Ahlaki erdemler dindarlığın olgunluk safhasıdır. İman’la başlayan Müslü-manlığımız, Allah’ın emir ve yasaklarına uymakla (İslam) gelişir ve güçlenir,ahlak (insan) ile kemale erer. Öyle ki, olgun bir Müslüman, elinden ve dilin-den kimsenin zarar görmediği, kendisi için istediği her şeyi yanı başındakikardeşi için de gönülden arzulayabilen kimse olur. Kur’an-ı Kerim, Müslüman’ı tarif ederken “…Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler… Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler."(Mü’minûn, 3-8.)ayetleriyle, konuştuğunda doğruyu söyleyen, söylediklerinihayatında tatbik eden, çevresindeki insanlarca ‘emin’ olarak bilinen kişiprofili ortaya koymaktadır.

Edep ve görgü kuralları, ilk olarak aileden, daha sonra da yakın çevredenöğrenilmektedir. Bu anlamda sosyal ve kültürel değerlerimizin nesilden nesile aktarılmasında ailenin önemli fonksiyonu vardır. Aile içerisinde özellikleeşler, çocuklarına örnek olduklarının bilincinde olarak tavırlarına dikkat etmek, görgü ve nezaket kurallarını öncelikli olarak aile ortamında yaşatmakzorundadır. Aynı adab-ı muaşereti, nezaketi ve duyarlı davranışı okulda, sokakta, iş yerinde, günlük hayatımızın her safhasında ve herkese karşı gösterebilirsek, ahlaki erdemleri yakalamış, dindarlığımızı olgunlaştırmış oluruz.

 



Bu yazı 1,180 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 10 Kasım 2010 Hac Diriliştir
    • 4 Ekim 2010 Edep ahlakın özüdür
    • 15 Ağustos 2010 Öz denetim ve ramazan
    • 25 Temmuz 2010 Kardeşlik ve sevgi ortamını yeniden inşa
    • 30 Haziran 2010 Farklılıkla zayıflamadan tevhitle güçlenmek
    • 16 Haziran 2010 Bilgi ve Ahlak
    • 20 Mayıs 2010 Gençlerimizle daha aydınlık günlere...
    • 13 Nisan 2010 Temeli Allah Korkusu Olan İslam Medeniyetinin Işığında Dünyayı Düşünmek
    • 12 Nisan 2010 Vahyin 1400. yılında Kur’an’ı okumak, anlamak ve yaşamak
    • 18 Mart 2010 Namaz müminin miracıdır
    • 26 Şubat 2010 Ayrımcılığa karşı gönül bağlarıyla birleşmek
    • 17 Ocak 2010 Ömürlük tecrübe: Yaşlılık
    • 30 Aralık 2009 Çok Kültürlülük
    • 2 Aralık 2009 Hakkın Rahmani Sesi Vicdan
    • 22 Ekim 2009 Din ve Toplum
    • 1 Ekim 2009 Başarı ve Erdemleriyle Gururlandığımız Gençlerimiz
    • 17 Ağustos 2009 Paylaşma Mevsimi Ramazan
    • 19 Haziran 2009 Kur'an'ı Kalplere Yazmak...
    • 20 Mayıs 2009 İç Huzur Arayışı
    • 14 Nisan 2009 Allah Rasulü ve Aile

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,170 µs