En Sıcak Konular

Helin Demir

Gündeme Bakış
Helin Demir
17 Ağustos 2010

BARIŞ İÇİN TEHDİT ETMEYE, ŞART KOŞMAYA GEREK VAR MI?



BARIŞ İÇİN TEHDİT ETMEYE, ŞART KOŞMAYA GEREK VAR MI? Barış, herkesin içini ısıtan sıcak bir kavram. Herkes Türkiye’de barışın sağlanmasını, terörün sona ermesini ve yıllardır devam eden Kürt sorununun çözümlenmesini istiyor. Ancak bu sadece istemekle olmuyor. Bunun için atılması gereken adımlar bulunuyor. En başta her adımda şart koşmamak gerekiyor. Barış yürekten istenmeli, koşulsuz olmalı, fedakârlık içermeli. Bir de insanın aklına bu ülkede savaş mı var da barış isteniyor diye bir çelişki geliyor. Ne olursa olsun yıllardır terörden çekilen acıların unutulamayacağı ve artık beklenen sonun gelmesi gerektiği düşünülüyor. Madem ortak bir geçmişimiz var, neden ortak bir geleceğimiz olmasın demeyi herkes istiyor. İsteniyor, düşünülüyor, gerekiyor diyorsak da bu konuda yaşananlara bir bakalım… Terör örgütü PKK’nın 13 Ağustos- 20 Eylül tarihleri arasında “eylemsizlik” kararı verdiği basın organlarında ayrıntılı şekilde yer alıyor. BDP de PKK’nın bu adımını desteklediğini belirtiyor. Ancak bu destek için her zaman olduğu gibi BDP’nin şartı var. O da Öcalan’ın cezaevi koşullarının iyileştirilmesi. Oysa daha yakın bir zamanda CPT (Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi) Heyeti’nin İmralı ziyaretinde cezaevinde koşulların standartlara uygun olduğu ve Öcalan’ı sağlık ya da herhangi bir yönden zor durumda bırakacak hususun olmadığının raporlarla kanıtlandığı biliniyor. BDP, bir şart koşmuş olmak için yine aynı bahaneyi savunarak oyalama taktiğini sürdürüyor. Avukatları ile haftalık görüşmesini gerçekleştiren Abdullah Öcalan’ın Fırat Haber Ajansı’nda yayınlanan açıklamaları ise yine şartlarla dopdolu. Öcalan, “Referanduma kadar bekleyeceklerini, hükümetin tavrına bakacaklarını, bu sürenin sonuna doğru gelişmeleri izleyip yeni bir değerlendirme yapacaklarını ve bundan sonra oyalama kabul etmeyeceklerini” belirterek, bir taraftan şartları olduğunu öne sürerken diğer taraftan da açıkça tehdit ediyor. PKK’nın eylemsizlik açıklaması da çeşitli talepler içeriyor. PKK, silah bırakmak için operasyonların durmasını, Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesini, KCK ve Habur’da tutuklananların serbest bırakılmasını, yüzde 10 seçim barajının düşmesini istiyor. PKK bu şartları öne sürmeden önce dönüp kendisine bir bakması gerekiyor. Sözde eylemsizlik açıklamasına rağmen, boru hatlarının bombalanması, halı tezgahlarının yakılması, yol kesmeler, mayın döşemeler gibi eylemler sürüyor. PKK, operasyonlar sürerse savunma eylemlerine başvuracağını ifade ediyor, peki güvenlik güçlerine yönelik saldırılar olduğunda aynı şeyin geçerli olacağını düşünemiyor mu? Yine aynı şekilde Kandil’den ve Mahmur’dan dönen sözde barış gruplarının, hiçbir şekilde pişman olmadıklarını söyleyerek bir süre sonra yine geldikleri yere dönmeleri ve yine oradan şartları kabul edilirse yeniden Türkiye’ye döneceklerini ifade etmeleri de meşhur “şart koşma” kuralının ayrı bir boyutunu gözler önüne seriyor. Bu arada BDP’nin de geçen hafta şartları (seçim barajının düşürülmesi, tutukluların bırakılması, Terörle Mücadele Kanununda değişiklik yapılması) kabul edilirse referandumu boykot kararından vazgeçebileceğini ifade ettiği bilinenler arasında yer alıyor. Ama nedense bu hafta Öcalan’dan gelen yeni talimatlar, tehditler ve şartlarla boykot kararından vazgeçmişe benziyor. Sonuç olarak gönülden istenilen her şey karşılıksız olmalı. Sevginin bile karşılıksız olanı güzel. Hele ki bu yıllardır süren acılara son verecek ve herkesin huzura kavuşmasını sağlayacak bir şeyse. Buna değmez mi? Helin Demir helindem@mynet.com

Bu yazı 758 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Temmuz 2011 PKK’NIN ŞİDDET KARARI VE BDP’NİN ÇIKMAZLARI
    • 12 Temmuz 2011 PKK VE BDP’NİN PROPAGANDA ARACI: ÇOCUKLAR!
    • 12 Temmuz 2011 BDP’DE SEÇİM SONRASI YAŞANAN RAHATSIZLIKLAR
    • 4 Temmuz 2011 SEÇİMDEN SONRA BDP’DE NELER OLUYOR?
    • 28 Haziran 2011 ÖRGÜTTEN KOPUŞLAR HIZLANIYOR
    • 15 Haziran 2011 SEÇİMDEN SONRA BDP’YE BAKIŞ
    • 12 Haziran 2011 Demokratik Özerklik, Kent Meclisleri, Adalet Komisyonu= Bölücülüğün Kanıtları
    • 7 Haziran 2011 BDP’NİN SEÇİM FİYASKOSU
    • 3 Haziran 2011 TERÖR ÖRGÜTÜNDE BOZUK DÜZEN
    • 25 Mayıs 2011 İMAM KATİLİ PKK
    • 25 Mayıs 2011 PKK-BDP/SEÇİM HİLELERİ-ÇATIŞMALAR-ANLAŞMAZLIKLAR
    • 13 Mayıs 2011 Seçimlere Az Kala BDP'de Neler Oluyor?
    • 9 Mayıs 2011 pkk hizbullah çatışması dinmiyor
    • 4 Mayıs 2011 DANİMARKALI BAKAN: “ROJ TV’Yİ KAPATMAK YARGININ İŞİ”
    • 2 Mayıs 2011 PKK- BDP –HİZBULLAH/GERİLİM
    • 28 Nisan 2011 SÖYLEMLER BAŞKA YAŞANANLAR BAŞKA
    • 21 Nisan 2011 PKK- BDP –HİZBULLAH ÇATIŞMASI
    • 18 Nisan 2011 SALDIRGAN TUTUM SERGİLEYEN BDP KÜRTLERİ NASIL TEMSİL EDECEK?
    • 14 Nisan 2011 PKK’NIN SON YALANI: ÖCALAN’IN KÖYÜ’NE AYRIMCILIK
    • 13 Nisan 2011 TERÖRE HİZMET EDEN SAHTE İMAMLAR

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,172 µs