En Sıcak Konular

Namık Kemal Zeybek
Konuk Yazar-Aygazete
Namık Kemal Zeybek
12 Ağustos 2010

Milli İrade ne ister?



            Milli irade nedir? Milletin iradesinin ortaya çıkması mı? Peki nasıl olacak bu?
            Seçimle mi?
            Seçim nedir?
            Seçmenlerin önüne konulan Siyasi Partiler içinden birisine, Mecliste çoğunluğu oluşturacak şekilde oy vermesi değil mi?
            Öyleyse “Milli İrade” dediğiniz seçmen çoğunluğunun önüne konulanlardan birisini tercihi mi oluyor?
            Evet aynen öyle oluyor…
            Seçmenlerin %47’ si bir siyasi partinin hükümeti kurmasını istiyor; %53’ü ise istemiyor… O zaman seçmen azınlığının dediğinin adı milli irade mi oluyor.
            Bugünkü seçim sistemimize göre on bir partimiz olsa bir parti oyların %10’nu alsa, öteki 10 partinin de her biri %9 oy alsa sonuç ne olur?
            Yüzde onu alan barajı aştığı için Milletvekillerinin tamamını çıkarır. Bunun adı da milli irade mi olur?
            Evet öyle denilir…
            Mademki kanun böyledir, öyleyse sonuç doğrudur denilebilir mi?
            Neden denilmesin ki? Söylenip duranın mantığı da bundan farklı değil ki?
            Yani?
            Yani milli irade manevi bir kavramdır ve onun ne olduğunu çözümlemek, seçimle olmaz, çok derin incelemeler yapmak gerekir.
            Millet var oluşundan, yok oluşuna doğru akıp giden geçmişleri, yaşayanları ve yaşayacakları kapsayan bir akışın adıdır. Onun iradesinin ne olduğunu bulmak çetin iştir.
            Ne diyelim peki? Halkın iradesi desek?
            Öte yandan bugün bizdeki seçim sistemine baktığımızda, seçimin halkın iradesini yansıtmaktan çok uzakta olduğunu görürüz.
            Demokrasi halkın kendisini yönetmesi değil miydi? Halkın kendisini doğrudan yönetmesi mümkün olmadığından, temsili demokrasi doğmuştu…
            Halk, kendisinin seçtiği milletvekilleri yoluyla yönetiyor. Kimin partinin milletvekili adayları dizinine girmesine kim karar veriyor? Halk mı? Hayır? Partilerin Genel Başkanları… O zaman da düzen temsili demokrasi olmaktan çıkıyor ve Genel Başkanlık Düzeni oluyor…
            Halkın %9.99 oy verdiği bir partiye verilen oylar yok sayılıyorsa bu nasıl temsil oluyor. “Yönetimde istikrar” mi diyorsunuz.
            Kolayı var… Ömür boyu bir başkan seçelim, duraklı duraklı yaşayalım gitsin…
            Diyorum ki; demokraside milli irade değil, yaşayan halkın iradesi konuşabilir. Onun için de öncelikle demokrasimizin demokratlaşması gerekir.
            Genel Başkanlık Sistemini önleyen, milletvekili dizinlerinin parti üyelerince seçilmesini sağlayarak, milletvekili dokunulmazlığını kaldırarak, barajı sıfırlayarak… Dahası mı?
            Halkın kimi seçtiğini bildiği dar bölge düzenine ne der siniz?
            Böylece demokrasimizin birinci ayağı olabildiğince yerine oturur.
            İkinci ayak mı? İnsan hak ve özgürlüklerinin tam anlamıyla korunduğu düzenleme… Tam anlamıyla…
            Üçüncü ayak mı? Katılımcılık ve çoğulculuk… Halkla birlikte yönetim…
            Bence milli irade bunu isterdi... Bence…

 



Bu yazı 929 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Şubat 2011 Mehmet Akif Arnavut mu?
    • 12 Ocak 2011 Nasıl Bir Türkiye?
    • 3 Ocak 2011 Kürt Sorunu mu? Kürtçe Meselesi mi?
    • 19 Aralık 2010 Yüce Kuran ve Çevirileri
    • 5 Aralık 2010 Kalkanın Ardındaki Planlar
    • 24 Kasım 2010 3997 Kitap Okuyan Adam
    • 19 Kasım 2010 Füze Kalkanı mı? Sakın ha!
    • 10 Kasım 2010 İranla Dost Olmayalım mı?
    • 31 Ekim 2010 TÜSİADın Adı Ne Olacak
    • 25 Ekim 2010 Düşünür ne düşünür yazar ne yazar
    • 19 Ekim 2010 Padişahlığı İsteyen Parti
    • 8 Ekim 2010 Maun Suresinin Anlamı
    • 17 Eylül 2010 Milli Birliğe açılalım
    • 30 Ağustos 2010 İslamda Tarikat
    • 25 Ağustos 2010 İslam Düşmanı,İslam Düşmanı değilmiş
    • 22 Ağustos 2010 Atatürk dindar bir insandı
    • 12 Ağustos 2010 Milli İrade ne ister?
    • 5 Ağustos 2010 Hangi Milliyetçilik?
    • 25 Temmuz 2010 Evet mi? Hayır mı?
    • 11 Haziran 2010 Cihat Kültürü ve İslamda Cihat

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,499 µs