En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
9 Ağustos 2010

Lanet olsun, lanet olsun, lanet olsun!..



Kürt mes’elesi üzerine bu sütunda kaç yazı yazdığımı hatırlamıyorum.
PKK ve onun Millet Meclisimizdeki gözü kara temsilcisi olan BDP açık açık Türkiye’nin bölünmesini istiyorlar. Devlet kurmanın turşu kurmak gibi veya bağdaş kurup oturmak gibi kolay bir iş olduğunu sanıyorlar. Türkiye bölünürse, ne olur sorusunun cevabını Türkler de Kürtler de doğru dürüst düşünmüyorlar. Bilmiyorlar ki bölünme, Kürtlerin de Türklerin de büyük felaketi olur. Türklerin felaketi olur, çünkü bizim bütün enerji kaynaklarımız Doğu Anadolu’dadır. Keban, Karakaya ve Atatürk Barajlarımız o topraklarda. Bütün Türkiye, o barajlardan elde edilen elektrik enerjisi ile aydınlanıyor. Bütün sanayi tesislerimiz o barajların enerjisiyle çalışıyor. Türkiye o üç barajı kaybetti mi, evlerimizdeki buzdolaplarını, çamaşır makinelerini bile çalıştıramayız. Türkiye yeniden Avrupa’nın açık pazarı haline gelir. Batılı devletlerin PKK’yı desteklemelerinin temel sebeplerinden biri de budur.
Türkiye bölünürse, Kürtlerimiz de çok büyük felaketlerle karşı karşıya kalırlar. Evvela Orta Anadolu’da, Batı Anadolu’da, Güney Anadolu’da yaşayan ve oğullarını PKK kurşunlarına, şehit veren Türkler, oralardaki Kürtlere karşı ayaklanırlar. Kendi bölgelerinde Kürtlerin yaşamasını kat’iyyen istemezler. Devlet de gereken tedbirleri almakta gecikmez. Nasıl Birinci Dünya Savaşında ve Millî Mücadelede Batı Anadolu’da yaşadıkları halde, Yunan Kuvvetlerine destek veren Rumları, devletimiz savaştan sonra Yunanistan’a sürdü ise, nasıl o savaşlarda ordumuzu ve milletimizi arkadan vuran Ermeniler bulundukları yerlerden alınarak Suriye’ye indirildi, Allah göstermesin, bir bölünme olduğu takdirde devletimiz Doğu Anadolu dışında yaşayan Kürtleri de toplayıp geldikleri yerlere sürer. Oralarda yaşayan Türkleri de iç bölgelere çeker.
Peki bir bölünmeden sonra Kürtler başka hangi felaketlerle karşı karşıya kalırlar? Önce Ermeni birlikleri hem Rusya’nın hem de Batıdaki yakın dostlarının desteğini alarak Kürtlerin başına çökerler. Çünkü Ermeniler, başta Diyarbakır olmak üzere 19 Doğu Anadolu şehrinin işgal edilmiş Ermeni toprağı olduğunu bütün dünya milletleri önünde haykırıp duruyorlar. Ermeniler Azerbaycan topraklarının %20’sini işgal etmediler mi?
Ermenilerden sonra İsrail de Kürtlerin üstüne çullanır. İsrail’in Arz-ı Mevut dâvâsını bilmeyen gâfiller, askerimizi, polisimizi kurşunlamaya devam ediyorlar. Bunlar, bindikleri dalı kesen, Kürtleri büyük bir felâket uçurumuna sürükleyen bedbahtlardır. Sonra Irak petrolleri için bir milyon Arap’ı katleden ABD ve Batı, Doğu Anadolu’muzdaki enerji kaynaklarını, tarih boyunca bir tek devlet bile kurmamış, kuramamış Kürtlere bırakırlar mı? Emperyalist devletler, Kürt’ün anasından emdiği sütü kırk defa burnundan getirirler. PKK’nın son Hasankeyf tuzağında hayatlarını kaybeden Sedat Özdemir, Salih Özdemir, Sâdi Özdemir kardeşlerimiz için Diyarbakır’ın eski Baro Başkanlarından Sezgin Tanrıkulu: “LÂNET OLSUN“ başlıklı bir yazı yazarak PKK terörünün ihanetini ortaya koydu. Sezgin Tanrıkulu‘nu bütün gönlümle tebrik ediyorum. Bütün Kürt aydınları Sezgin Tanrıkulu‘nun asaleti ve cesaretiyle davranmalıdırlar. Bize binlerce Sezgin Tanrıkulu lâzım.


 



Bu yazı 906 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,951 µs