En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
8 Ağustos 2010

TRT programlarına artık katılmayacağım



Geçen gün, Diyanet İşleri Başkanlığından beni aradılar: -Biz, TRT AVAZ’la ramazan programları yapıyoruz. Geçen yılki programımıza katılmıştınız. Bu yıl yine, bir ramazan programında, sizinle birlikte olmak istiyoruz.”
-TRT programlarına katılmamak için yemin ettim. Sizden önce de TRT kurumundan iki başvuru oldu. Onlara da hayır dedim. Bu genel müdür ve bu zihniyet TRT’ye hâkim olduğu müddetçe, orada ismimin geçmesini bile istemiyorum!
Bu kararımın elbette bir sebebi var: Memuriyet hayatımın 8 yılı TRT kurumunda geçti. Zaman zaman, kendimi bir Bulgar radyosunda veya Moskova televizyonundaymışım gibi hissettim. Mesela: ŞU ÇILGIN TÜRKLER kitabının yazarı Turgut Özakman’ın Merkez Program Dairesi Başkanı olduğu zamanda TRT kurumuna girdim. (1964) Ankara Radyosu’nun Dış Yayınlarında çalışırken POSTA KUTUSU programında, Yurt dışından gelen mektuplara cevap veriyordum. Bir gün, Almanya’dan bir mektup geldi. İşçilerimizden biri soruyordu: “Sovyet Rusya da ABD yardımı aldı mı, almadı mı? Burada, bu konuda aramızda büyük münakaşalar oluyor! Lütfen bizi aydınlatır mısınız? diyordu.”
Bu konuyu etraflı olarak ele aldım. 1945 yılında Stalin’in ABD Başkanı Roosevelt’le Yalta’da görüştüğünü, ABD’den 110 milyon dolar nakdi yardım aldığını, ayrıca yeni bir devleti kuracak kadar da aynî yardım kopardığını belirttim. Daire başkanımız Nurten Görün idi. “Sen, Sovyet devrimini küçümsüyorsun!” diye öfkelendi.
“Bu program devletimizin dış politikasına aykırıdır” dedi. Direttim. Konuyu Turgut Özakman’a götürdü. Özakman da “kaynak gösterilmek şartıyla yayınlanır” diye şart koştu. Kaynağımı gösterdim. Program yayınlandı ama beni de yayından çektiler. Bana 2 yıl, sadece zarf açma vazifesi verdiler. İstifa ettim. 1976 yılında Ankara Televizyonuna girdim. ANADOLUDA ESKİ TÜRK BAŞKENTLERİ konulu 9 bölümlük bir dizi program hazırladım. Öfkeden kudurdular ve beni TRT’nin Güniz Sokaktaki misafirhanesinin bodrum katına sürdüler. Orada 2 yıl cezalandırdılar.
Doğan Kasaroğlu genel müdür olunca, program yayınlandı. Türkiye çapında çok büyük bir ilgi gördü. Daha önce beni cezalandıranlar, yanıldıklarını söylediler (TV Daire Bşk. Yılmaz Dağdeviren)
Bu yıl Mart ayında, Nevruz bayramı dolayısıyla TRT İstanbul TV’si beni canlı yayına davet etti. Nevruz Bayramı üzerine sorular sordu. Dedim ki: “Ben yeni kurulan Türk Cumhuriyetlerine 10 defa gidip geldim. Nevruz, milletimizin 3500 yıllık yeni yıl bayramı. Türkistan’daki ismi: YENKİ KÜN veya ULISTIN YENKİ KÜNÜ’dür. Özbekistan’daki Nevruz kutlamalarına katıldım. Muhteşemdi. Müthiş bir heyecan duydum. Türkmenistan’da Nevruz günlerinde bütün büyük dükkânlar, sarı, kırmızı, yeşil renkli bayraklarla süsleniyor. Prof. Osman Turan Selçuklu Tarihinde diyor ki: “100 bin kişilik Selçuklu orduları sarı, kırmızı, yeşil renkli sancaklarla yürüyorlardı.” Bizde de Cumhuriyetin ilk yıllarında, Nevruz şenlikleri resmen yapılıyordu.
Benim bu açıklamalarım üzerine, Ankara’nın emriyle yayını derhal kestiler. Araya reklam girdiler ve beni yayından çıkardılar. İstanbul’daki yayıncılar, çok çok özür dilediler. Evime çiçek gönderdiler. TRT’nin o gafletini bu sütunda: “TRT Genel Müdürüne derim ki...” başlığıyla yazdım. Genel Müdürün kılı bile kıpırdamadı. Bu köksüzlüğü bu gafleti, korkuyu, cehaleti anlayabilmiş değilim. TRT programlarına artık çıkmamaya karar verdim.
 

Bu yazı 419 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,289 µs