En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
12 Temmuz 2010

‘Türk’lerle Kürt’ler bir arada yaşasınlar mı yaşamasınlar mı?



PKK terörü dolayısıyle, şimdi yeni bir konu üzerinde konuşmaya başladık: “Türk’lerle Kürt’ler bir arada yaşasınlar mı, yaşamasınlar mı?“ Bu, üstü kapalı bir cümle. Bu ifadenin Türkçesi şöyle: “Türkiye’yi ikiye bölelim mi bölmeyelim mi?” “Vatan topraklarının bir kısmını, alın sizin olsun diyerek Kürt’lere verelim mi vermeyelim mi?“
Bu soruya yurt dışından ve yurt içinden verilen cevaplar var: Yurt dışından verilen cevaplar, kesin olarak bellidir ve hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ortadadır. Başta “millî dostumuz“ ama “72 dilli dostumuz, ABD olmak üzere, bütün Hristiyan devletler, yani Fransa, İngiltere, Almanya, Rusya, Yunanistan, Bulgaristan, Belçika, Hollanda, Avusturya, Avustralya, İsrail, Ermenistan... gibi devletler, kesinlikle Türk’lerle Kürt’ler ayrı yaşasınlar, yani Türkiye mutlaka ikiye, hatta, üçe, dörde, beşe bölünsün demektedirler. Neden? Bu devletler Kürt’ün karakaşına, kara gözüne âşık oldukları için mi böyle istemektedirler? Hayır! Hayır! Hayır! Bu devletler, Türk’e ve Kürt’e kat’iyyen muhabbet duymadıkları, Anadoluyu yeniden Anatoliya haline getirmek, Türk’ü de, Kürt’ü de Anatoliyadan söküp atmak için böyle istemektedirler.
Millî dostumuz, ama 72 dilli dostumuz ABD istemiş olsa idi, Kuzey Irak’taki PKK ihanetini 24 saat içinde bitirebilirdi. ABD devlet başkanının Talabani‘ye ve Barzani‘ye bir cümlesi, yalnız bir cümlesi analarımızın gözyaşlarını dindirebilirdi. ABD, Irak yetkililerine, “PKK terörüne kesinlikle izin vermeyin; onları topraklarınızda barındırmayın!“ demedi, demiyor. Nato anlaşmasının 5. maddesine rağmen, Natodan müttefikimiz olan devletlerden hiçbiri, ülkelerindeki PKK militanlarını yakalayıp bize vermiyor veya kendisi cezalandırmıyor. Niçin? Neden? Sebep? Çünkü Batılı Hristiyan devletlerin esas maksatları Doğu Anadolumuzda Ermeni bayrağını dalgalandırmaktır. Ermeni devleti yetkilileri, bütün dünya milletleri önünde açık açık bağırmıyorlar mı “Doğu ve Güneydoğu Anadolu işgal edilmiş Ermeni toprağıdır!“ demiyorlar mı? Ermeniler, başta Van, Diyarbakır, Ağrı, Kars, Elazığ... olmak üzere 19 şehrimizi elimizden almak istemiyorlar mı? Daha ne desin adamlar?
Sakın “Ermenilerin eti ne, budu ne?” demeyin. Ermeniler, 55 bin kişilik Rus ordusunun desteğiyle, Azerbaycan topraklarının %20’sini işgal etmediler mi? Ermeniler, soykırım iddialarıyla bütün Hristiyan devletlerinin desteklerini 72 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti aleyhine sağlamadılar mı? Yarın, Türkiye toprakları bölündüğü takdirde, Ermeniler, Doğu Anadoludaki bırakın Kürt’lerin dirilerini, ölülerinin bile mezarlarını yok edeceklerdir. Bana inanmayanlar, 1914-1915 yıllarında, Ermeni militanlarının Kürt’lere ve Türk’lere karşı neler yaptıklarını, Doğudaki yaşlı Kürt’lere ve Türk’lere sorsunlar! PKK da, onun TBMM’deki uzantıları da, Kürt’lerle Türk’lerin ayrı ayrı yaşamalarını, yani Türkiye’nin bölünmesini istiyorlar. İsrail’in, bayrağına bile işlediği Arz-ı Mev’ut dâvâsına hiç girmiyorum. Türkiye bölünürse ne olur? Bölünme Kürt’lerin de Türk’lerin de felaketine yol açar. Bütün enerji kaynaklarımız Doğu Anadolu’da olduğu için, sanayimiz iflâs eder. Evlerimizdeki buzdolapları bile çalışamaz. Türkiye Avrupa’nın açık pazarı haline gelir. Devletimiz, Türk-Yunan savaşında olduğu gibi Orta, Batı ve Güney Anadoluya yerleşen bütün Kürt’leri, Doğuya sürer. Irak’ta ve Arap devletlerinde olduğu gibi, Doğunun bütün enerji kaynaklarına da büyük devletler tarafından el konulur. O zaman Türk askerine niçin kurşun sıkıldığını polis arabalarının neden taşlandığını en ahmak insanlar bile anlarlar ama ne fayda!


 



Bu yazı 348 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,632 µs