En Sıcak Konular

Üzeyir Lokman Çaycı

Varoluş Üçgeni
Üzeyir Lokman Çaycı
5 Temmuz 2010

ŞEHİRLEŞME ve ÇIKAR KÖPRÜLERİ



Bilim adamlarını dışlayanlar  ülkemizi ve şehirlerimizi tanınmaz hale getirdiler!

 
İstanbul’a üçüncü köprüyü yaptırma girişimi, şehircilik kurallarına, tarihe, tarihi dokuya hakaret ve tecavüz anlamına gelmektedir.
Henüz mevcut ulaşım vasıtalarını değerlendiremeyen insanlar bugünlerde üçüncü bir köprünün yapımı için kollarını sıvadıklarını açıkladılar. Neye ellerini attılarsa orasını para kazanma alanı haline getirdikleri gizlenmeyen bu zihniyet, bilim adamlarından, mimar ve mühendislerden, çevrebilimcilerden ve halktan kopuk kararlarla şehirlerimize adeta can çekiştiriyorlar.
Demokrasiyle, ilimle, bilimle ilgileri olmayan kararlarla şehirlerimiz yozlaştırılıyor.
Halkı yanıltıcı propagandalara; kirli bilgilere aracılık yapan yandaş odaklar, olumsuzluk üreten icraatları «mükemmellik» boyamasıyla gündeme getiriyorlar.
Yağmur  yağdığı zaman yerinde sayan, budanan, felaketler üreten şehirler karşımıza çıkıyor. Çabuk unutuluyor yıkımlar ve ölümler. Çok geçmeden sorumsuz  yöneticiler hiçbir şey olmamış gibi tekrar karşımıza çıkıyorlar ve akla gelmeyecek sözler sarfediyorlar. Dere yataklarına imar izni veren onlar, tarihi, doğayı, ormanları katleden onlar... Bilgisiz, güvenilmeyen, hizmet üretmeyen, şehirciliği, belediyeciliği bilmeyen bu kişileri yalnız bırakma yerine onların peşlerine takılan, onları alkışlayanlar da sizlersiniz! Ben 30 yıldır Avrupa’dayım, sicim gibi Avrupa ülkelerinde de yağmurlar yağıyor. Bir saat süren yağmurlardan sonra yollarda evlerde su birikintilerine rastlamanız mümkün değil... Ben bir çok kez bir çok kasabalardan geçerek yıllardır bu ülkelerde seyahat ediyorum. Halk yol yapımında asbestli asvalt kullanıldığını tespit ederek resmi başvurularda bulunuyorlar. Mahkeme kararlarıyla halk egemenliği devreye giriyor, hatalar ve ihmaller ortadan kaldırılıyor!
İstanbul gibi bir büyük kentte dere kenarlarına korkuluk dahi koymayan belediye yönetimlerini hâlâ görevde tutanların suçlanması gerektiğine inanıyorum. Partizan, bilgisiz,  sorumsuz, milleti düşünmeyen, çıkarcı partilere asla görev verilmemelidir.
 
Sayenizde şehirlerimiz şehircilikten anlamayanlara teslim edildi
 
Ey İstanbul halkı, AKP’lilere İstanbul’u teslim etmenizin,  yapılanlar karşısında sessiz kalmanızın getirileri ve götürüleri karşısında sorumluluk hissetme zamanınız gelmedi mi?
Avrupa ülkelerinde her sokağa konulan yüksek basınçlı su musluklarının (1) benzeri yangın tedbirleri, deprem için bilimsel şehirleşme projeleri, sel ve su baskınları için su kanalları konularında hiçbir olumlu ya da bilimsel girişimleri bulunmayanların köprü konusundaki çıkışlarını, hukuksuzluk yansıtan art niyetlerini, emperyalist ülkelerle çıkar işbirliklerini irdelemek mecburiyetindesiniz!
 
AKP’li Eyüp Belediyesinin rant uğruna bölgede bulunan tek çocuk parkına market ve cami yaptırmak için harekete geçtiğine de şahit olduk.
Şehirlere soluk aldıran, park, bahçe gibi yeşil alanları imha eden bu anlayışa karşı hukukî ve demokratik cevap vermek hepimizin görevidir. Geleceğin ışıkları çocuklarımızı dışlayan ve umursamayan bu zihniyetten asla olumlu hizmetler beklemiyoruz.
Şeffaflıktan uzak, halktan kopuk, çıkar bağlantılı, anayasa ihlâlleriyle beslenen, zulme dayalı, geleceğe problem taşıyacak AKP siyasetinin kimlerle bağlantılı olduğu ve kimleri memnun etmeye çalıştığı artık belirgin hâle gelmiştir!
 
Yani AKP yöneticileri üçüncü köprü konusunu da  İstanbul’a, İstanbul halkına hizmet için gündeme getirmemektedirler. Bize gelen belgelere ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre şimdiden seçilen rant bölgesinde arazilerin parsellenmekte olduğu ve çıkar arenası oluşturulduğu görülüyor.
Bu aynen üstünde elbisesi, ayağında pabuçları olmayan aç bir insana makyaj yapmaya benzemektedir. Yani İstanbul’un öz sorunlarının üstü örtülüyor, ya da gizlenmeye çalışılıyor. Şehirlerin çöken alt yapıları, sık sık tekrarlanan elektrik ve su kesintileri, halkın dengesizleştirilen yaşam seviyeleriyle biçimleri, çıkabilecek yangınlara, olabilecek depremlere, yağmur ve sel felaketlerine karşı en ufak bilimsel tedbir almayanlar şimdi üçüncü köprü için kollarını sıvadılar.
 
AKP zihniyeti rant uğruna İstanbul’un ve İstanbul halkının geleceğiyle oynuyor!
 
AKP’li yöneticiler tarafından ülke çapında sizin önünüze örülmekte olan duvarları henüz farkedemediniz.
Daha önceki yazdığım şehirleşme konusundaki yazılarımda bahsettiğim gibi, bir şehrin temiz su üreten yüksek tepeleri ve ormanlık arazilerinin katliamları karşısında şimdiye kadar İstanbul halkının güç birliği yaparak karşı çıkmaları gerekirdi!
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde anayasa değişikliğiyle ilgili oylamalar sırasında AKP’li yöneticilerin her 19 AKP milletvekilini bir AKP milletvekiline denetlettiren demokrasi dışı bir AKP görüntüsünü tüm ülkemizde değişik biçimlerde görüyoruz.
 
Ortaya çıkan gerçeklerle AKP’li yöneticilerin «dünyayı biz yarattık, her şeyi biz biliriz, en iyisini biz yaparız» edâları da çöktü!
 
Yazılarımdan dolayı bazı AKP milletvekilleri de  bana hak verdiklerini söylüyorlar. Kendilerinin de bu vahim gidişattan oldukça rahatsız olduklarını, tehdit ve baskı altında bulunduklarını söylüyorlar. Hattâ kendileri aleyhinde duyum aldıkları zaman üzerlerine kalabalık AKP milletvekili grubuyla gelindiğini, kendileriyle ve çocuklarıyla ilgili tehditler yapıldığını ifade ediyorlar.
Bu AKP milletvekilleri, AKP yöneticilerinin de üstünde bir baskının Türkiye dışında hazırlanan projelerle ülke genelini ilgilendiren, Türk Silahlı Kuvvetlerini ve şehirlerimizi yozlaştırmaya yönelik uygulamaların hepsinin temelinde emperyalist oyunların olduğunu belirtiyorlar.
 
Öğrencilik  yıllarımda aldığım projelerle ilgili olarak okul dışında insan psikolojisinin tasarım üzerindeki etkileri konusunda çeşitli araştırmalar yaptım. İlim adamlarıyla görüştüm. Yayınları araştırdım.  Bizzat görüştüklerimden biri de Prof. Dr. Ayhan SONGAR’dı. Onun bana anlattığı bir konuyu size nakledeceğim : «Adamın biri bir soğuk kış günü tilki avına çıkıyor. Her taraf buz tutmuş. Ağaçlardan sivri sivri buzlar sarkıyor...
O elindeki su dolu bir ibrikle dallarından tutunarak ağaçlardan birinin üzerine çıkıyor. Yukarıdaki dallardan birine oturarak, beklemeye koyuluyor.  Nihayet bir tilki uzaktan görünüyor. Olacak ya, geliyor ağacın altına, bir sağa bir sola bakıyor, sonra ağacın dibinde kuyruğunu sallaya sallaya uyuklamaya çalışıyor. Tam uyuduğu zaman bizimki bunu farkederek yukarıdan ibriğindeki suyu tilkinin tam kuyruğuna gelecek şekilde döküyor. Dökülen suyla tilkinin kuyruğu buzun içinde kalıyor. Bizim tilki avcısı hemen ağaçtan iniyor... Ve cebinden ustura bıçağını çıkarıyor ve  tilkiyi «pişştttt» diyerek uyandırıyor. Tilki uyanır uyanmaz kaçmak isterken usturasını tilkinin başına doğru yere doğru dik  kavis yaparak vuruyor. Tilki gidiyor, postu orada kalıyor...»
AKP yöneticilerinin bugün kendileriyle ilgili yansıttıkları bu anlatıma ve aktarılmak istenilenlerle büyük benzerlik taşıyor.  Ülke gerçeklerinin dışında, hukukla izah edilemeyen, suçlarla çevrili, insanî değerleri dışlayan, dinî, ahlâkî, millî unsurları yozlaştıran bir politika içinde önceliklerini belirleyememiş bir görüntü arzediyorlar!
 
AKP’li yöneticiler Ankara’da ve İstanbul’da can alan çukurları ve göletleri tehlikesiz hale getirme yerine kendilerine gelir getirecek çıkar kapılarını aralıyorlar!
 
Mimaride, şehirleşmede, yapılaşmada, siyasi yapılanmada, hukukta, yargılamada, sağlıkta, ulaşımda, ekonomide, ziraatta, hayvancılıkta, eğitimde, insani ilişkilerde, millete yaklaşımda,  AKP ile Türkiye bir çöküşü yaşıyor.
 
İstanbul için üçüncü köprüyü düşünmek İstanbul’a,  İstanbul halkına ve tarihe kötülük yapmak demektir. Bu stratejik konu,  halkı doğrudan  ilgilendirdiği için ilim adamlarına, mimarlar odasına danışılmalı ve referanduma götürülmelidir.
Bu tür şehircilik kurallarına ters ve çıkarlara dayalı projelere karşı çıkmak, bütün vatanseverlerin görevleri olmalıdır!
 
(1)  RIA (Fransızca, robinet incendie armé) : yangın donanım musluğu 
  
  

Selam ve sevgilerimle,

Üzeyir Lokman ÇAYCI



Bu yazı 901 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Mart 2016 Harem Konusu
    • 12 Şubat 2016 Ordu ve siyaset
    • 16 Ocak 2016 Muhalefet partileri nasıl şekillendirildi?
    • 31 Ekim 2015 Seçimler Ve Türkiyemiz
    • 3 Eylül 2015 Tilki
    • 22 Ağustos 2015 Öfkenin Bir Ucu
    • 25 Temmuz 2015 Ah Ahmet Vefik Paşa Ah!
    • 12 Temmuz 2015 AKP'li yöneticilerin suç ve günah işleme özgürlükleri
    • 8 Aralık 2014 Geçmişteki zulüm tezgahı bu kez AKP tarafından kuruldu!
    • 12 Kasım 2014 Eğitim Sisteminin Ve Ahlakın Çürütülmesi İçin
    • 9 Ağustos 2014 Kime oy vereceğiz ?
    • 25 Haziran 2014 Atatürkçesine
    • 20 Ocak 2014 Onu susturun!
    • 20 Aralık 2013 AKP yöneticileri ve dindar gençlik SAFSATALARI
    • 2 Aralık 2013 Aynadaki Adam
    • 19 Kasım 2013 İstanbul
    • 11 Kasım 2013 Atatürk Ve Ayhan Baran
    • 20 Ekim 2013 Evet Tayyip dünya lideri!
    • 30 Ağustos 2013 İstiklali olmayanın istikbali olamaz!
    • 3 Temmuz 2013 Hıyarname

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,131 µs