En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
21 Haziran 2010

Türk Arapsız yaşamaz, kim ki yaşar der delidir Arab’ın Türk ise, hem sağ gözü, hem sağ elidir



“Türk Arapsız yaşamaz, kim ki ‘yaşar’ der delidir Arab’ın Türk ise, hem sağ gözü, hem sağ elidir”
 
Mehmet Âkif Ersoy, SAFAHAT isimli meşhur eserinin Hakkın Sesleri bölümünde, failâtün, failâtün, failâtün, failün vezniyle böyle söylüyor. Elbette çok doğru söylüyor. Âkif, bizim Meşrutiyet ve Cumhuriyet devrimizin, en büyük âbide şahsiyetlerinden biri.
Âkif’e büyük bir öfkeyle saldıranlar, onun mükemmel bir Müslüman olmasından rahatsızlık duyanlardır. Laikliği dinsizlik veya İslâm düşmanlığı şeklinde anlayanlar, Müslüman halkımıza da: “Gericiler, Atatürk ve İnkılâb düşmanları, yobazlar, örümcek kafalılar...” diye saldırmaktadırlar. Kur’andan “Çöl kanunu” diye bahsedenler, Müslümanlıktan korkanlar, kopanlar, Arapları hiç sevmemektedirler.
İngiltere, Fransa, Rusya... için Arap topraklarına yerleşmek, Araplarla birlikte çalışmak, Arap yarımadasından istifade etmek “gericilik, yobazlık, inkılâp düşmanlığı değildir.” Ama bizde Âkif gibi düşünmek: Atatürk düşmanlığıdır. Türkiye’yi Orta Çağ karanlığına götürmek demektir.
Ben, Türk-Arap münasebetlerini iyi okumaya çalıştım. Burada, bu uzun ve önemli konuyu, yüz kere, özetleyerek yazıyorum: Biz, Araplarla Yavuz Sultan Selim devriyle birlikte 403 yıl, âdeta iç içe, yan yana yaşadık. Camilerimizde 400 yıl Araplardan hep “Kavm-i necip“ yani asil, soylu, temiz kavim diye bahsettik. Mekke demedik. Mekke-i mükerreme, Medine demedik: Medine-i münevvere, Şam demedik. Şam-ı şerif dedik. Ana gibi yâr olmaz, Bağdat gibi diyâr olmaz! iddiası bize aittir. Padişahlarımız kendilerini Hâkim-ül Harameyn diye değil, Hadim-ül Harameyn yani mübarek, mukaddes toprakların hâkimi değil, hizmetçisi olarak gördüler, gösterdiler. Biz 400 yıllık beraberliğimiz esnasında Arab’a “gözünün üzerinde kaşın var” demedik.
Araplar da tarihlerinin en huzurlu asırlarını, bizimle birlikte olduklarında yaşadılar. Peki sonra ne oldu da bu iki dost kavim arasına düşmanlıklar girdi. Türkiye’de niçin birtakım kimseler, köpeklerine Arap ismi koydular! Sonra neden aramızda: “Ne Şam’ın şekeri ne Arab’ın yüzü!“ hükmü yaygınlaşmaya başladı? 1983 yılında Mekke-i mükerremede dinî kitaplar ve esanslar satan Erzurumlu Mustafa Mehmet Efendiden bizzat dinledim. Bana dedi ki: “İngilizler, Araplarla aramızı açmak için etrafa yaydılar ki, Türk askerleri altınlarını bağırsaklarında saklıyorlar. Araplar bu rezil iddiaya inanmışlar. Bizim askerlerimizi pusuya düşürüp bıçakla karınlarını deşmişler. Askerlerimiz daha ölmeden bağırsaklarını çekip yere dökmüşler. Sonra avuçlarıyla bağırsakları kontrol edip altın aramışlar. Bulamayınca ikinci, üçüncü askerimizi parçalamışlar. Bunları bana, o hadiselere şahit olan Araplar anlattılar!” Mekke Emiri Şerif Hüseyin, İngilizlerle bir olup Mehmetçiğimizi arkadan vurmasaydı, Türkiye’de Araplara karşı yanlış ve çirkin davranışlar olur muydu? Haydi bir örnek daha vereyim: Biz, Saddam zulmünden kaçan 400 bin Kürt’ü, topraklarımızda bir yıl misafir etmedik mi? Şimdi devletimizi yıkmak isteyen gafiller ve hainler ordusu Irak’ta barınıyor. Talabani de “Türkiye’ye bir kedi bile vermem!” diyor. Neden? Çünkü ateş yakar, su boğar, yılan sokar. İnsanlar da karakterlerine göre davranırlar.
 
Bizim Külliye 
 
Önümde Bizim Külliye dergisinin 44. sayısı duruyor. Bizim Külliye, Elazığ’da İzzet Paşa Vakfının çıkardığı üç aylık kültür sanat dergisi. Boyu-posu, ağırlığı ve muhtevasıyla, Ankara-İstanbul... dergilerinden bir adım bile geride olmayan güzel bir edebiyat dünyası.
Bizim Külliye dergisinin bu son sayısı, baştan sona, benim şiirlerim ve nesirlerim üzerine yazılan makalelerle, incelemelerle yüklü. Dergide sırasıyla: Nazım Payam’ın, Prof.Dr. Mehdi Ergüzel’in, Emrah Gürsu’nun, Prof.Dr. Ali İhsan Kolcu’nun, Vefa Taşdelen’in, Hasan Akçay’ın, Mustafa Miyasoğlu’nun, Nurettin Durman’ın, Prof.Dr. İsmail Çeşitli’nin, İmdat Avşar’ın, M.Halistin Kukul’un, Ahmet Uludağ’ın, İbrahim Çapan’ın, Prof.Dr.Nurullah Çetin’in, Nurettin Özdemir’in, Selçuk Karakılıç’ın, Yrd.Doç.Dr. Fatih Arslan’ın ve Kemal Batmaz’ın benimle ilgili yazıları yer alıyor.
Ayrıca: Memmed Aslan’ın, Mahmut Bahar’ın, Olcay Yazıcı’nın, Ömer Kazazoğlu’nun ve Osman Bal’ın şiirleri ile Serdengeçti Osman Yüksel’in bir mektubu, Bizim Külliye dergisine farklı bir zevk kazandırıyor.
Nazım Payam, Bizi bizden başka şimdi kim anlar başlıklı yazısında diyor ki: “Çokları, Bâkiler’i lirik şair olarak kabullenir. Öyle olmasına rağmen elinde tuttuğu aynasıyla gerçeğe, nice didaktik şairlerden daha yakın. Cezbe hâlinde dahi, ayaklarını yerden kesmez. İnsanımızın hâlini, âşina kelimelerle resmeder. Yaşını başını almışlarımızı anlatan “Anadolu Acısı” buna örnektir!
Prof.Dr. İsmail Çeşitli’nin tesbiti de şöyle: “Yavuz Bülent, toplumun bugünkü hayatında müşahede ettiği birçok sıkıntı, üzüntü ve acılarla yoksulluk, perişanlık ve geri kalmışlıkların arkasındaki sebeplerin başında İslâm dininin vaz ettiği prensiplerden uzaklaşma ve yozlaşmayı görür. Öte yandan, ellerinde kan, dudaklarında diken gibi marşla sövüp-sayan, göğü yumruklayarak yürüyen ve ortalığı yakıp-yıkan anarşistlerin problemi de dinsizliktir...
Bâkiler inanır ki, Anadolu’nun yeniden fethi, Müslüman Türk dünyasının yeniden ayağa kalkması ve tarihte gerçekleştirilen “billurdan medeniyetin, yeniden ihyası için, hakiki bir imanla, yeniden Allaha dönmek ve onun son peygamberi Hz. Muhammed’i şahdamar bilmek icab eder.”
Benim Büyük Destan isimli şiirimi tahlil eden Prof.Dr. Nurullah Çetin’in de doğru tesbitleri ve açıklamaları var. Bunları neden yazıyorum biliyor musunuz: Çeçenistan’ın bugünkü akıllı, basiretli, vatansever lideri Kadirof’u desteklediğim ve 21 Arap devletinin Gazze faciası karşısında sessiz kalmalarını tenkit ettiğim için, beni İslâmiyetin dışında gören, gösteren bazı okuyucuların beyinlerindeki keçeleşmeyi bir nebze gidermek için bir ilim adamımızın tesbitlerini bu sütuna aldım.
Bizim Külliye dergisine ve bütün yazarlarına selam, sevgi, saygı!
 

Not: Yazarın 19-20 Haziran 2010 tarihlerinde Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan yazıları burada birleştirilmiştir.


 



Bu yazı 1,965 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,790 µs