En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
24 Mayıs 2010

Atatürk’ün partisi CHP



Biliyorum, kızanlar, bağıranlar, köpürenler olacaktır... Kızmakla, bağırıp-çağırmakla doğrular gizlenebilir mi?
Doğru: CHP Atatürk’ün partisidir. Ama bir doğru daha var: Atatürk’ün Halk Partisi arkasında halk yoktur. Halk, bu partinin sadece adında bulunuyor.
Doğru: CHP, 1923-1950 yılları arasında 27 yıl iktidar oldu. Yalnız, bir doğru daha var. 1923-1950 yılları arasında, siyasî hayatımızda ikinci bir parti yoktu. CHP elbette iktidar olacaktı. Kâzım Karabekir Paşanın kurduğu Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile, bizzat Atatürk’ün kurdurttuğu Serbest Fırka seçimlere sokulmadan kapatılmışlardı.
Doğru: İsmet İnönü, 1944 yılında, Demokrat Partinin kurulmasına izin vermek mecburiyetinde kalmıştı. Ama bir doğru daha var: 1946 yılında seçimler: Açık oy, gizli tasnif esasına göre yapılmış, gizli oy sayımında, Demokrat Parti adaylarının aldıkları oylar, yakılmış yok edilmişti. CHP halkı yine ötelere itmişti.
Doğru: 1950 seçimlerinde CHP, 450 milletvekilinin sadece 63’ünü almıştı. 1954 seçimlerinde CHP 32 milletvekili çıkarabilmişti. CHP 1957 seçimlerini de kaybedince, halkın vermediği iktidarı orduya bir hükûmet darbesi yaptırarak ele geçirmeye çalışmıştı. Ama bir doğru daha var: Başbakan Adnan Menderes ve iki arkadaşı idam edildiği ve bütün DP milletvekilleri hapse sokuldukları halde, 1961 seçimlerinde halk, CHP’ye yine oy vermemişti.
CHP iktidarı döneminde bütün valilerimiz, aynı zamanda CHP il başkanları idiler. Valiler, CHP’li olarak, halkın inancına, geleneklerine göreneklerine saygılı değildiler. Meselâ ben, Âşık Veysel’den dinlemiştim. Demişti ki: “1933 yılında, Ankara’ya gittik. Sazıma tel almak için Ulus Çarşısına gitmek istedik. Kıyafetimiz yüzünden, polis bizi çarşıya sokmak istemedi...”
Nutuklarda, “Köylü milletin efendisiydi.” Ama Ankara Valisi köylünün Yenişehir’e gitmesini yasaklamıştı. Aynı şekilde Erzurum Valisi, “Artık Batılı olduk” gerekçesiyle davul-zurna çalınmasını, bar tutulmasını durdurmuştu. Bursa Valisi, şapka inkılâbından sonra emir vermiş, mezar taşlarındaki fesleri, sarıkları bile kırdırmıştı. Harf İnkılâbından sonra bazı valiler, evlerden, camilerden, medreselerden eski Türkçe ile yazılmış on binlerce kitabımızı toplattırarak meydanlarda yaktırmışlardı. Devletimizin şerefi sayılan arşivlerimizi, (sırf eski Türkçe ile yazıldıkları için) vagonlara doldurup, batmanı 3 kuruş 10 paradan Bulgaristan’a sattırmışlardı. Çeşitli şehirlerimizdeki vakıf eseri camilerimizi ya sattırmış veya başka işler için kullandırtmışlardı. CHP bütün bunları yaparken iki silah kullanmıştı: Laiklik ve Atatürkçülük... CHP, seçimlerin %99’unu, halkımızı dikkate almadığı için kaybetmişti. CHP zenginler, Batılılar partisiydi. Vefa duygusu bakımından da sıfır noktasındaydı. Deniz Baykal gibi değerli bir liderini iki gün içinde silip süpürmesi vefasızlığındandır. Şimdi yeniden laiklik Atatürkçülük hasretiyle Kemal Kılıçdaroğlu’na sarılıyor... Göreceğiz. Halep oradaysa, arşın buradadır. Göreceğiz...

 



Bu yazı 829 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,551 µs