En Sıcak Konular

Mir Haber

Mir Söz
Mir Haber
6 Mayıs 2010

Öcalan'ın Kabahatı (!) Deniz Gezmiş'in Başaramadığını Başarmış Olması mıdır?



Yine bir 6 Mayıs ve yine üç fidan edebiyatı...

Adlarına anıtlar dikiliyor ağıtlar yakılıyor.

Sanırsınız 1970'lı yıllarda İşgal kuvvetleri Türkiye'yi zaptedip vatansever isyancıları darağacına göndermiş...

Bir insanı sevebilirsiniz,ideolojisine bağlı da olabilirsiniz.

Ama gerçeği saptıramazsınız...

Deniz Gezmiş'in gerçekleştirdiği  eylemlerin  pek çoğu sadece o gün değil, bugün de terör faaliyetleri kapsamındaır.

Deniz Gezmiş,üniversite işgal edip dersleri engellemiştir.

Marksist-Leninist pek çok yasadışı örgüt kurmuştur ki, bunların en meşhuru THKO'dur.

Yani Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu.

Demek ki  gözünde TSK başka bir halkın ordusuymuş.

Sonra bu sözde ordu adına silahlı banka soygunu gerçekleştirmiştir.

Yurt dışında gerilla eğitimi almıştır.

Başaramamış...

Yakalanmış,yargılanmış mevcut yasalara göre idam edilmiş.

İdama giderken şöyle slogan attığı söylenir:

"Yaşasın tam bağımsız Türkiye!Yaşasın Marksizm-Leninizm yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Yaşasın işçiler, köylüler!Kahrolsun emparyalizm!"

Şu tesadüfe bakınız ki; 27 Nisan 2009 günü Bostancı'da bir polisin şehit olduğu çatışmada öldürülen terörist Orhan Yılmazkaya da buna benzer bir slogan atmıştı:

"Yaşasın devrim ve sosyalizm. Yaşasın hakların kardeşliği. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının mücadele birliği.Biz düşeceğiz fakat bizden sonra bu kavga mutlaka sürecek. Nasıl binlerce yıldan beri sürdüğü gibi. Thomas Münzer'den, Şeyh Bedrettin'den, Mahir Çayanlardan, İbrahim Kaypakkaya'lardan ve Deniz Gezmiş'lerden beri sürdüğü gibi."

Mit raporlarında,1970'li yıllardaki Kürt hareketleri,kürtçülük ideolojisinden ziyade sol faaliyet olarak telakki edilmiştir.

O yüzden,Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamlarını protesto için Ankara Üniversitesi Siyasal bilgiler Fakültesi’nde yapılan “boykot eylemleri”nin öncülerinden biri olarak kısa süreli gözaltına alınan Abdullah Öcalan'ın adı da,bir Kürt milliyetçisi veya Kürtçü bir akımın lideri olarak değil,sol faaliyetlerde bulunan biri olarak dosyalarda geçmiştir.

İşte o Öcalan, 27 Kasım 1978 günü Diyarbakır’ın Lice İlçesi Fis Köyü’nde toplanan birkaç arkadaşıyla PKK’yı kurdu.

Sonrası yıllar boyu  kamuoyunun gözleri önünde cereyan etti.

Bilindiği kadarıyla APO kendi elleriyle bir tek cana dahi kıymamış ama kurduğu örgütle 40 binin üstünde canın ölümünden sorumlu biri olarak imralı'da yatmaktadır.

Devlet,Deniz Gezmiş'e fırsat vermedi.

Yaşasaydı bugün nerede olurdu?

Bir Hasan Cemal,Bir Gengiz Çandar,Bir Ufuk Uras mı olurdu,yoksa Abdullah Öcalan mı?

Kestirmek zor.

Görüldüğü kadarıyla,Onun izinden giden bir genç olarak kurduğu yasa dışı örgütle,Deniz Gezmiş'in ideallerini Abdullah Öcalan gerçekleştirmiştir.

Bugün Türkiye sınırlarında yaşayıp Apo'nun peşinden giden milyonlarca  Kürt var,artık onlar sadece solcu da değil,Kürtçü'dür..

Onlara göre,"PKK Kürt halkının ulusal savunma gücüdür! ..."

Hatta bazıları Deniz Gezmiş gibi "halkların kardeşliği"nden söz ediyor.

Deniz Gezmiş'e ''kahraman'',Apo 'ya ''canı'' diyenler gerçekten samimi midir, yoksa Türk milletinin tepkisinden mi çekiniyorlar?

Ey Kemalist-Ulusalcı geçinenler!

Öcalan'ın kabahatı (!) Deniz Gezmiş'in  başaramadığını başarmış olması mıdır?



Bu yazı 11,892 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Mart 2020 Vatandaşlar Ev Hapsine Çağırılırken Hapishaneler Boşaltılsın Ne Demek!
    • 11 Mart 2020 Koronavürüs'ten Değil Sigaradan Kork!
    • 8 Mart 2020 Müslümanların Arasını Bir Rus'un Bulması Ne Acı!
    • 28 Şubat 2020 Türk Askerine Şehit Diyemeyen Bir Kısım Solcular
    • 15 Şubat 2020 Parti İçi Demokrasi mi Elzem Yoksa Parti Disiplini mi?
    • 8 Şubat 2020 KKTC Bir Türk Düşmanı Tarafından Yönetiliyor
    • 7 Şubat 2020 Türkiye Üzerinde Kara Bulutlar Dolanıyor
    • 9 Ocak 2020 Kapanan Star ve Güneş Gazetelerinin Okurları Buhar Oldu
    • 17 Aralık 2019 Kanal İstanbul'un Fikir Babası KİM?
    • 13 Aralık 2019 Ahmet Davutoğlu Konuşmasında ''FETÖ'' Yer Verdi mi ?
    • 17 Mart 2019 İnsanı, Demokrasiyi,Bilimi Vatanı ''Terör Örgütü''yle Korumak
    • 10 Mart 2019 23 Nisan Çocukları Gibi Kadınlar Günü Kutlamak
    • 18 Şubat 2019 Mustafa Yıldızdoğan Kaçırdığı Eşi ile Ozan Arif'e Sığınmıştı
    • 12 Ekim 2013 MHP'li Başkan Behçet Saatçı ''Gezi Kurbanı'' mı Oldu?
    • 8 Mayıs 2013 Seksenler'den PKK Açılımı
    • 10 Mart 2013 Polat Alemdar BDP'Lİ mi Oldu?
    • 2 Mart 2013 Ey Türk Basını(!) Bir Türk Bilim adamı Duma'da Konuştu Duydunuz Mu?
    • 3 Aralık 2012 Her Gün 2 Yeniçağ Gazetesi Her Gün 1 Yeni Okur
    • 10 Ekim 2012 ''Eyaletleşme tasarısı'' TBMM gündeminde
    • 13 Eylül 2012 ''İstanbul Nasıl Düzelir?'' Sorusunun Artık Cevabı Yok

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,356 µs