En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
23 Mart 2010

Alevimize de yazık, Sünnimize de



Gazetelerde yer alan bir habere göre, Erzincan’da bazı Alevî köylerimize silah sağlanmış. Bu silahlar bir veya birkaç çuvala konularak toprağa gömülmüş. Türkiye’mizde, bir hükûmet darbesinden sonra çıkması düşünülen Alevî-Sünnî çatışmalarında o silahlar Alevîlerimize dağıtılacakmış. Onlar da bu silahlarla Sünnilerimize saldıracaklarmış!..
Bu haberin doğruluk derecesini bilmiyorum. Ama inanıyorum ki: “Şüyuu vuku’undan beterdir.“ Yani böyle bir haberin gazetelerimizde yer alması bile, çıkması veya çıkarılması düşünülen bir Alevî-Sünni çatışması kadar tehlikelidir. Dehşet vericidir. Demek ki Çorum’da, Malatya’da, Maraş’ta, Sivas’ta, İstanbul’un Gazi Mahallesinde tezgâhlanan kanlı oyunların bir benzeri, birileri tarafından Erzincan’da da düşünülmektedir. Belki, bölgedeki bazı Sünnî köylerimiz için de böyle hazırlıklar yapılmıştır veya yapılacaktır.
Aklın, iz’anın, basiretin ve tabii bu topraklarda insan gibi yaşamanın isteklisi olan herkes, kendi kendine şu soruyu sormalıdırlar: Neden böyle? Türkiye’de neden bir Alevî-Sünni çekişmesi, çatışması var? Birtakım hain kafalar, neden bizi birbirimize düşürüyorlar? Düşürmek istiyorlar?
Bu soruyu ben, elli yıl önce kendime sordum ve elli yıldan beri bu kardeş kavgalarının acılarıyla, dehşetiyle, korkularıyla yaşar oldum. Konu, benim kafamda, bütün açıklığıyla ortadadır. Yani bana göre bu Alevî-Sünni çekişmesinin, dövüşmesinin, vuruşmasının bir tek sebebi vardır ve kırk ayrı oyun, o bir tek sebebe dayanarak oynanmaktadır. O sebep ise, bizim korkunç ölçülere varan cehaletimizdir.
Bu yedi canlı, yedi başlı, yetmiş bin dilli cehaletimiz yok edilmedikçe, birileri bu rezil oyunları oynamaya, bizi birbirimize düşürmeye devam edeceklerdir. Türkiye’mizde, bilenler elbette vardır ama Alevî oldukları halde Aleviliği, Sünni oldukları halde sünneti bilmeyenler çoğunluktadırlar. Ve bunun vebali de hem imparatorluk, hem de Cumhuriyet idarecilerimizin üzerindedir.
Bu sütunda, zaman zaman Alevilikle ilgili bazı konuları yazıyorum. Bunlar, iki kere iki dört eder kabilinden çok, ama çok basit konulardır. Ama Alevî okurlardan gelen mektuplardan, itirazlardan anlıyorum ki, kendilerini Alevî sanan bazı vatandaşlarımız çok basit meselelerimizi bile bilmiyorlar. Mesela ben, Hacı Bektaş Veli’nin MAKALAT isimli kitabından, onun şeriatla ilgili görüşlerini alıp yazıyorum. Bazı Alevî okurlarımız derhal itiraz ediyorlar: “Bunlar, Hacı Bektaş Veli’nin görüşleri değildir. Hacı Yavuz Bülent’in uydurmalarıdır!” diyorlar. MAKALAT 64 sayfalık bir kitap. Makalat’ı bile okumayan milyonlarca insanımız var. Bırakınız MAKALAT’ı biz, aşağı yukarı, bin yıldan beri Alevî vatandaşlarımıza anlatamadık ki Hz. Ali 661 yılında, Hz. Hüseyin 680 yılında şehid edildi. O hazin hadiselerle, millet olarak bizim, milyarda, trilyonda bir bile vebalimiz yoktur. Çünkü biz, 950 yılında Müslüman olduk. Ey Alevî kardeşlerimiz, bize neden Yezid diyorsunuz? Ve siz ey Sünni kardeşlerimiz siz de Alevîleri neden İslâm dışında görüyor, gösteriyorsunuz?
Laikliği İslâm düşmanlığı şeklinde anlayan yobaz kafalar, Alevî-Sünnî çekişmesinin asıl suçlularıdırlar.
 


Bu yazı 699 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,846 µs