En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
7 Mart 2010

Hollanda’dan Azerbaycan’a



Geçen hafta Hollanda’da idim. Amsterdam Üniversitesinde okuyan Türk asıllı öğrenciler, Hocalı katliamının 18. yıl dönümü dolayısıyla hazırladıkları güne beni de davet ettiler. Orada Azerbaycan Cumhuriyeti büyükelçisinin önünde, inandıklarımı çok kesin cümlelerle ifade ettim. Toplantıya katılanlar arasında Azerbaycan Türkleri de vardı. Açıklamalarım, beni şaşırtan ölçülerde tasvip edildi. Özet olarak dedim ki:
Birtakım kişiler ve kuruluşlar, Hocalı katliamını ve Karabağ bölgesinin Ermeniler tarafından işgal edilmesini, kınamakla, çeşitli toplantılar ve yürüyüşler yapmakla geçiştiriyorlar. Azerbaycan toprakları üzerinde Ermeni zulmünü unutmamak, unutturmamak için yapılan toplantıların, yürüyüşlerin, açıklamaların... elbette faydaları vardır. Ama bu kabil faaliyetlerle istenilen hedeflere ulaşmak mümkün değildir. Nitekim, Hocalı işgali ve katliamı üzerinden 18 sene geçmesine rağmen, Ermeniler istilâ ettikleri Azerbaycan topraklarından çekilip çıkmamışlardır. On binlerce KAÇGIN soydaşlarımız, evlerine-barklarına dönememişlerdir.
Değil 18 sene, 118 sene bile, Hocalı katliamı ve Karabağ işgali kınansa, en sert cümlelerle tel’in edilse, hiçbir şey değişmeyecektir. Azerbaycan topraklarını Ermeni işgalinden kurtarmanın bir tek yolu vardır: Kuvvetli bir ordu kurmak ve vatan toprakları uğrunda şehit olmayı göze alarak, Karabağ bölgesindeki Ermeni güçlerini Erivan’a kadar kovalamak lâzımdır.
Milyon kere tekrarlamak istiyorum: Azerbaycan devleti güçlü bir ordu kurmadan ve vatan uğrunda seve seve ölmeyi göze alan nesiller yetiştirmeden, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü koruyamaz.
İlk Türk Cumhuriyetini Mehmet Emin Resulzade ve arkadaşları 1918 yılında Azerbaycan’da kurdular. Daha önce Rusya’nın sömürge toprağı olan Azerbaycan’ın ordusu yoktu. Bundan istifade eden Ermeniler Karabağ’a saldırdılar. Resulzade’nin ve Mirza Bala’nın hatıratına dayanarak açıklıyorum: Ermeni saldırısı üzerine, Azerbaycan Hükümeti, 40 bin kişilik bir ordu kurdu. Harbiye Nazırı Samet Paşa’nın komutasındaki kuvvetler, Karabağ’a saldıran ve mevzilenen bütün Ermeni birliklerini çil yavruları gibi dağıttılar.
Halil Paşa emrinde Bakü’ye giren bizim ordumuzun hizmetleri de ayrı bir destandır. M. Emin Resulzade’nin Millî Mücadelemize yardım için 2 Aralık 1920 tarihinde, Ankara’ya 19 bin Osmanlı altınıyla birlikte bir milyon Fransız Frangını ve 8 adet petrol poliçesi gönderdiğini acaba kaç kişimiz biliyor?
Ruslar, seçimle iktidara gelen Müsavat partisine ve onun Cumhurbaşkanı M. E. Resulzade’ye tahammül edemediler. Zengin Bakü petrolleri için 11. Kızılordularıyla Azerbaycan’a girdiler. Resulzade’yi tutuklayarak yerine kendi adamları Dr. Neriman Nerimanof’u oturttular. Komünist Nerimanof da, Moskova’nın emrine uyarak Nahçıvan, Karabağ ve Zengezur topraklarını Ermenilere verdi. Azerbaycan petrollerinin %97’sini de Moskova’ya göndermeye başladı.
Bizim devletimizin ısrarlı siyasetiyle, Nahçıvan ve Karabağ yeniden Azerbaycan toprağı oldu. Zengezur, Ermenistan’da kaldı.
Azerbaycan, vurucu, caydırıcı bir orduya sahip olmadıkça, Ermeni tasallutu altındaki topraklarını, kınamalarla, nümayişlerle.. geri alamaz.


Bu yazı 557 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,929 µs