En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
1 Mart 2010

Zehir zemberek bir mektup



Zehir zemberek bir mektup: -I-
 
Bu sütunda yer alan yazılarım için “çok iyi” diyenler de var; “çok kötü” diyenler de. Bana zehir zemberek mektup yazanlardan biri de Hüseyin Yürük! Ondan birkaç cümle almama müsaade ediniz. Diyor ki: “Aklım erdi ereli sizi takip ederim. Yazılarınız çiğ ve yetersiz kalıyor. Size yakıştıramıyorum. Memleket elden gidiyor. Açılım diye diye Alevi-Kürt-Ermeni-Roman bilmem neler kışkırtılıyor. Sizden tek aykırı ses gelmiyor...”
Hüseyin Yürük’ün, çok daha sert olan, beni ihanetle suçlayan cümleleri var. İnanıyorum ki Yürük, sağına-soluna bakmadan, kendi yolunda yürüyüp gidiyor. Önce şunu kendisine hatırlatmak istiyorum: Bu gazetede, Alevilik üzerine en çok yazı yazanlardan biri benim. Alevilik, benim elli yıldan beri incelemeye çalıştığım, üzerine pek çok yazı yazdığım konulardan biri. O kadar ki, Türkiye’de yazdığım yazılar, neredeyse bir kitap olacak gibi. Kısmet olursa bu yıl içerisinde, yeni bir kitabım çıkacak. İsmi: “Türk’ün Türk’e Düşmanlığı” olacak. Kendimizi kandırmaya gerek yok: Sünni Türkler Alevi Türklere, Alevi Türkler Sünni Türklere âdeta düşman gibi bakıyorlar. Ülkemizi, milletimizi, tehdit eden iki büyük tehlike var. Birisi Kürtçülük hareketidir; ötekisi Alevi-Sünni çekişmesi. Her ikisinin temelinde dehşetli bir cehalet yatıyor. Kavgalarının başında Alevi-Sünni husumeti var. Bu konuda, cehalet yüzünden öyle bir noktada bulunuyoruz ki, ne söyleseniz, ne yapsanız Alevi topluluğunu memnun etmeniz mümkün değil. Çünkü Aleviler de kendi aralarında bölünmüşlerdir. Benim, hiçbir Aleviyi kendi düşünceme çekme niyetim yoktur. Ben Sünniyim ve Hanefi mezhebindenim. Yunus suresinin 99. ve 100. ayetleriyle bilirim ki Allahın izni olmadan hiç kimse iman edemez. Mesela benim samimi kanaatime göre, Aleviler, soy bakımından Türk’türler; din bakımından da Müslüman. Bu gerçeği, bütün Alevi camiası kabul etmiyor. Bu bakımdan ben: Bütün Aleviler soy bakımından Türk, din bakımından Müslümandırlar diye yazdığım zaman, Kavga isimli bir Alevi dergisi, beni “Alevi düşmanı” olarak ilân ediyor. Ben “Aleviler Türk de Müslüman da değillerdir” desem bu defa bir başka Alevi grup, beni “Alevi düşmanı” olarak ilân edecektir.
Biliyor musunuz Türkiye’de Hz. Ali’ye en büyük hakarette bulunan topluluk, maalesef bizim Alevilerimizdir. Çünkü onlar: “İlk halifelik Hz. Ali’nin hakkı iken, bu hak onun elinden alındı” diyorlar. Milyon kere yanlış. Buna inanmak, Hz. Ali’yi korkak biri olarak göstermektir.
Daha geçenlerde Kültür Bakanımıza hitaben bu sütunda 4 açık mektup yazdım. Başlık şöyle idi: Kültür Bakanımıza derim ki; Madımak Kel Başa Şimşir Taraktır. Cehaleti ortadan kaldırmadan Madımak otelini müze yapmak neyi değiştirir? Görüyorum ki Hüseyin Yürük, Alevilikle ilgili 25-30 yazımdan hiçbirini okumadan esip tozmaktadır. Çok yazık!

Zehir zemberek bir mektup: -II-
 
Hüseyin Yürük isimli okuyucum, zehir zemberek mektubunda bütün insaf duygularının dışına çıkarak yazıyor. Gerçeği öğrenmek için zerre kadar gayret sarf etmeden kükrüyor: Size yakıştıramıyorum: “Kürt-Ermeni-Roman açılımı diye diye memleket elden gidiyor. Ermenilere yaranmak için ABD destekli açılım adına Azerî kardeşlerimiz küstürülüyor. Sizden tek aykırı ses gelmiyor. Sen nasıl MHP’li oldun merak ediyorum!“ diyor.
Bir insan bu kadar mı insafsız-iz’ansız olur diye şaşırıyorum. Hüseyin Yürük kardeşime önce hatırlatmak isterim ki ben 10 TV programıyla Azerbaycan Türklüğünü ekranlarımıza getiren adamım. Türkiye’nin en az kırk şehrinde, Azerbaycan konulu konferanslar verdim: “Azerbaycan Yüreğimde Bir Şahdamardır“ isimli şiirim Türkiye’den çok Azerbaycan’da biliniyor ve okunuyor. Aynı isimle yayınlanan 452 sayfalık bir kitabım var. Kim Türkiye’de o hacimde ve o yürekle bir kitap yazdıysa çıksın karşıma. Azerbaycan için nasıl bir yürek taşıdığımı bilen Azerbaycan devleti, bana iki defa “Dünya Türklüğüne hizmet ödülü“ verdi. Ve iki Azerbaycan üniversitesi beni “Fahri Edebiyat Doktoru“ unvanıyla şereflendirdi. Azerbaycan konusunda kimseden ders alma ihtiyacım yok. Benim soyum-sopum Türkiye’ye Azerbaycan’dan geldi. Büyük dedelerim Karabağ’ın Ağdam köyündendirler ve orada yatmaktadırlar.
“Biz, ABD destekli açılımla Azerî kardeşlerimizi küstürüyormuşuz.“ Ayıptır! Ayıptır! Ayıp! Önce Azerbaycan devlet adamları devlet olmanın ciddiyetiyle davransınlar. Ben Azerbaycan’ı elbette çok seviyorum. Ama kendi devletimin hakkını da, büyüklüğünü de kat’iyyen inkâr etmiyorum. Herkes aklını başına toplasın.
Sovyet imparatorluğu yıkıldıktan sonra Azerbaycan’ı ilk tanıyan devlet Türkiye Cumhuriyetidir.
Azerbaycan ordusunu biz silahlandırdık ve subaylarımızla biz eğittik. Hür dünyada Azerbaycan’ın sözcüsü biz olduk. Bizim başbakanımız Azerbaycan Millet Meclisinde benim: Azerbaycan Yüreğimde Bir Şahdamardır şiirimi okudu. O şiiri Hüseyin Yürük de zahmet ederek bulup okumalıdır. Başbakanımız Bakü Millet Meclisinde, açık açık dedi ki: “Ermeniler Karabağ toprağından çekilmeden Ermeni sınırını açmayız!“
Sonra ne oldu? Türkiye’de oynanan Türkiye-Ermenistan futbol maçında, FIFA yetkilileri: “Stadyuma Azerbaycan bayraklarını sokturmayız!“ dediler. Türkiye’de, Azerbaycan bayraklarının asılmadığı bir yer mi var? Ama o maç esnasında, bir soysuz adam, üzerinde kocaman harflerle WC yazan bir karton kutuya Azerbaycan bayrağı atmış. Sonra o kutunun resmini çekerek Azerbaycan devlet yetkililerine göndermiş. Peki o yetkililer ne yaptılar? Bakü’de şehitlik bölgesinde bizim Diyanet İşleri Başkanlığımızın yaptırdığı bir güzelim camimizin kapısına kocaman bir kilit vurdular. Sonra 1918 yılında, Anadolu’dan Azerbaycan’a giden ve Bakü‘yü hem Ermeni, hem de Rus çetelerinin katliamından kurtarmak için çarpışan ve şehit düşen Mehmetçiklerimizin kabristanında dalgalanan bayraklarımızı demir direkleriyle birlikte söküp kaldırdılar.
Zerre kadar vicdanı olanlar utanırlar be!..

NOT: Yazarın,Türkiye Gazetesi'nde 27-28 Şubat 2010  günlerinde yayımlanan yazıları burada birleştirilmiştir.


 



Bu yazı 875 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,610 µs