En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
21 Şubat 2010

Kurutulan 17.000 bataklık!..



Derler ki Sevgili peygamberimiz, bir gün sahabeyle birlikte yürürken bir köpek leşiyle karşılaşmış. Etrafta çok pis bir koku varmış. Sokak ortasında da çok çirkin bir manzara. Sahabe bu durumdan şikayetçi olmuş:
-Aman ya Resulallah demiş ne kadar çirkin bir manzara! Ne pis bir koku!
Sevgili peygamberimiz gülümseyerek cevap vermiş:
-Bakın demiş hayvanın dişleri ne kadar güzel!
Bazı kimseler de bu hadiseyi ve bu cevabı Hz. İsa’ya dayanarak anlatıyorlar. Doğrusu ben bu işin gerçeğini bilmiyorum. Yani bu olay ve cevap, sevgili peygamberimizle mi, yoksa Hz. İsa ile mi ilgilidir bilmiyorum.
Bildiğim, peygamber ahlâkının çok mükemmel oluşudur. Bir köpek leşinde bile, varsa eğer bir güzelliği görüp göstermektir.
Bu hadiseyi neden yazdım biliyor musunuz? Türkiye, çok zor günlerden geçiyor. Darbe teşebbüsleri, adaletin siyasîleşmesi, yargının yürütmeye, yürütmenin yargıya müdahaleleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolumuzda, ilkokul çağındaki çocukların bile, anlatılmaz bir kinle ve dehşetli bir düşmanlıkla polisimize, polis arabalarına saldırmaları, parti liderleri arasındaki bitmez-tükenmez gerginlik...kat’iyyen hayra alamet değil. Etrafımda, “Allah Türkiye’yi korusun!” niyazında bulunan pek çok kimse var. Onları dinlerken de kahırlanıyorum: Yapmayın! diyorum. Her işimizi Allaha bırakmak kolaycılığından vazgeçmemiz lâzım. Allah bize akıl vermiş. Aklımızı kullanmadan, gereken tedbirleri almadan, yani atımızı sağlam kazığa bağlamadan tevekkül yanlış kere yanlıştır. Ordularımızın başına -hâşâ- Allah mı geçsin? Hakimlerimizin kararlarını cebrail vasıtasıyla Allah mı yazdırsın? Taşlı-sopalı bombalı çocukların ellerini Allah mı tutsun? Siyasî partilerimizin önünde Allah mı dursun? Evet diyorsanız, Onun bize verdiği aklı, ne zaman, nerede kullanacağız?
Bütün bu çekişmeler, dövüşmeler...arasında, zaman zaman bazı güzelliklerle de gülümsüyoruz. O mükemmel gelişmelerden birini geçen günkü gazetelerde okudum. Bir yetkili kişinin açıklamasına göre, Türkiyemizde içki satan yüz bin iş yerimiz varmış. Ama son 4 yıl içinde on yedi bin iş yerimizde içki satışları kalkmış. Şimdi seksen üç bin iş yerimizde içki satılıyormuş. Ne kadar sevindiğimi tahmin edemezsiniz. Bazı medenî yapılı belediyelerimiz, kendilerine ait iş yerlerinde, özellikle lokantalarımızda içki içilmesini, satışını yasaklıyorlar. Onların bu davranışlarını, her defasında yürekten alkışlıyorum. Çünkü: “İçki bütün kötülüklerin anasıdır.” Bugün Türkiye’de, kapalı mekânlarda sigara içilmesi nasıl yasaklandıysa, içki içilmesi, içki satılması da bütün Türkiye’de yasaklanmalıdır. İçki içilmeyen, içki satılmayan Türkiye’nin ilimde, irfanda, huzurda, refahta, medenî nizamda...hiçbir kaybı olmaz. Alkoliklerin itirazlarını ciddiye alamayız. Çünkü onlar, resmen hastadırlar. İçkiyi bırakmadan doğru düşünemezler.
Türk Cumhuriyetlerine on defa gidip-geldiğim için biliyorum. Moskova, bütün Türk Cumhuriyetlerinde içki fiyatlarını, Moskova’ya göre daha ucuz tutmuştu. Mesela Moskova’da bir şişe votka 15 ruble iken, Azerbaycan’da, Türkmenistan’da 5 ruble idi. Neden acaba? Araştırın göreceksiniz: İçkiye müptela devlet adamlarımız, edebiyatçılarımız, babalarımız, analarımız, gençlerimiz...içki yüzünden helâk olup gitmişlerdir.
 


Bu yazı 385 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,040 µs