En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
15 Şubat 2010

Şaman Türklerinde “Eşik Tanrısı” “Ocak Tanrısı” ve tavşan...



Geçen haftaki yazım dolayısıyla Mustafa Pilgir isimli okuyucumdan bir mektup aldım. Diyor ki: “Yazılarınızı sürekli takib eden ve zevkle okuyan biriyim. Son yazınız da çok güzeldi. Yalnız orada bir nokta dikkatimi çekti: Muhammed bin Kudbüddin İznikî hazretlerinin Cennet Yolu İlmihalinin bir yerinde ve dahi hadis-i şerifte şöyle denilmiştir: “İnsana yoksulluk 24 şeyden gelir:
Zaruret olmadan ayakta bevl etmek, cünüp olarak taam yemek, ekmek ufağını hor görüp basmak, soğan ve sarımsak kabuklarını ateşe atmak, eşik üzerinde oturmak, esvabını üzerinde dikmek vs. vs...
Doğrusu ben, eşik üzerine oturmayı yasaklayan bir hadis olduğunu bilmiyordum. Yalnız anam derdi ki: “Soğan kabukları, cinlerin paralarıdır. Sakın onları ateşe atmayın çarpılırsınız. Yere düşen ekmek parçalarını almazsanız, ekmeğe muhtaç hale gelirsiniz. Bir söküğünüzü üzerinizde dikerseniz iftiraya uğrarsınız!..” Anam eşik üzerinde oturmanın günah olduğunu söylerdi. Sonra ben, bir sosyoloji kitabından okuyarak öğrendim ki, Şaman inancında olan Türklerde, Eşik Tanrısı ve Ocak Tanrısı vardır. Özbekistan’a gittiğim zaman müzelerde, muhteşem güzellikler içinde kapılar gördüm. Eski Türkler, Eşik Tanrısını gücendirmemek için, eşik üzerindeki kapıları âdeta şiirleştirmişler. Tahtayı binbir nakışla süslemişler. STV’de: KAPILAR, KAPILAR, KAPILAR isimli bir program hazırladım ve sundum. Seyredenler dediler ki: “O programı seyrederken, hayranlıktan, ağzımızın içinde dilimiz kurudu. “KAPILAR” programı üç kere yayına girdi. Anadolu’ya kapı mimarimizi Türkistan’dan getirmişiz.
Türkmenistan‘a gittiğimde özellikle denedim: Kapısını çaldığım Türkmen evinin eşiği üzerinde durdum. Beni hemen eşiğin içine çektiler veya eşiğin dışına iteklediler. Bu, Türkmenlerin, Müslüman olmalarına rağmen, Eşik Tanrısı inancından kaynaklanıyor.
Bugün Anadolu’da, belki de yüz bin Müslüman evinin kapısı üstünde ya geyik boynuzları, ya at nalları veya buğday demetleri, nazarlık boncukları vardır. Bunlar Şamanizmin kalıntılarıdır. İslâmla ilgisi yoktur.
RADİOF isimli meşhur Rus Türkoloğunun SİBİRYA’DAN isimli kitabında okudum. Şamanist Türklerde tavşan ‘TÖZ TANRISI’dır. Mukaddes sayılır. Bizim Alevîlerimizin tavşan eti yememeleri, Şaman inancındandır. Çocukluğumda çok tavşan eti yedim. Bugün tavşan etini devlet zoruyla bile ağzıma koymam. Çünkü öğrendim ki hayvanlar arasında hayız gören sadece tavşanlardır. ŞAMANİST TÜRKLER belki de bu özelliği yüzünden tavşandan uzak kalmışlardır...
Yine Türkmenistan’da gördüm, filmini çektirdim, hem STV’de, hem de Ankara TV’sinde gösterdim: SAMAH yüzde yüz, eski bir Türkmen oyunudur. Tef Arab’ın, saz Türkmen’in çalgısıdır. Samahın Alevilikle hiçbir bağlantısı yoktur. Olsaydı Arab ve Acem Şiileri de saz çalarak samah yaparlardı. Araplar, Acemler, Türk olmadıkları için, tabii olarak sazı da bilmiyorlar, bir Türkmen oyunu olan Samahı da...
 
MHP’den kovulma yazıma tekzip
 
Hatırlayacaksınız: 13.12.2009 tarihli yazımda, MHP’den niçin ve nasıl kovulduğumu yazmıştım.
Açıklamalarım dolayısıyla Devlet Bahçeli, beni telefonla aradı ve “Biz, mümtaz bir Türk milliyetçisini neden partimizden kovalım?” dedi. Yazdıklarımın doğru olmadığını söyledi.
Devlet Bahçeli’den sonra MHP Kadın Kollarından Hatice Çiloğlu da bir tekzip gönderdi. Bu tekzip, mahkeme kararıyla hazırlanmış değil. Ama onun açıklamasını bu sütuna almak, benim vicdan borcumdur.
İlgili yazımda şöyle bir açıklama yapmıştım: “Ankara’da, Hacı Bayram Türbesi önünde, yanıma gelen zarif bir hanımefendi bana dedi ki: MHP Kadın Kolları Genel Başkanlığına seçilmiştim. İstedim ki Ankara’ya gelesiniz ve teşkilatımıza mensup arkadaşlarımıza bir konferans veresiniz. Bunu, Genel Sekreterimiz Cihan Paçacı’ya söyledim. ‘Hizipçiler bu partide konuşamaz! olmaz!’ dedi. Sonra, sayın Genel Başkanımıza çıktım. O da bana: ‘Hizipçileri burada konuşturmayın!’ deyince ben de kadın kollarından istifa ettim...”
Sayın Hatice Çiloğlu bana gönderdiği mektupta diyor ki:
“Hacı Bayram Veli Türbesi önündeki konuşmamı yanlış anlamışsınız. Ben, MHP Kadın Kolları Genel Başkanlığı yapmadım. Sizin, kadın kollarımızda bir konferans vermeniz için genel sekreterimize çıkmadım. Ondan izin istemedim. Dolayısıyla o da bana sizi kast ederek: ‘Hizipçileri bu partide konuşturmayın!’ demedi. Sonra, sizinle ilgili olarak sayın Genel Başkanla tek kelime dahi konuşulmadı. Hatta ve hatta hatırlayacaksınız siz bana ‘genel başkan da mı olmaz dedi?’ diye sordunuz. Ben de size cevaben: Hayır onunla hiç konuşulmadı! dedim.
Genel olarak, bir yanlış anlaşılma olduğunu düşünüyorum. Saygılar sunuyorum.”
Ben de sayın Hatice Çiloğlu’na saygılar sunuyor, özür diliyorum. Demek, onun konuşmalarını yanlış anlamışım.
Temenni ederim ki MHP’den ihraç sırası Çiloğlu’na gelmemiştir.
Yalnız, bu vesileyle bir kere daha açıklamak istiyorum:
Ben, MHP Merkez Karar Yürütme Kuruluna, kongreye katılmadığım halde Devlet Bahçeli’nin emriyle girdim. Sonra bir MKYK toplantısında, bütün üyelerin ve Devlet Bahçeli’nin önünde kalkıp konuştum. Dedim ki:

1- Bizim milletvekillerimiz Nazım Hikmet’i ağızlarına almasınlar. Nâzım’ı sahiplerine bıraksınlar.

2- Cemal Enginyurt gibi kimseler hadlerini bilsinler.

3- Sayın Genel Başkanımız da konuşmalarını yazılı olarak yapmasın. Lütfen kâğıtsız konuşsun.
Benden sonra Bahçeli söz aldı ve: “Yanlış anlaşılmamak için daha bir süre yazılı konuşmak mecburiyeti vardır” dedi. Ve sonra beni MHP’den resmen kovdu. Kimse partide Devlet Bahçeli’ye “Gözünün üstünde kaşın var” diyemiyor. Bu millet padişahına bile: “Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var” diye bağırdığı halde cezalandırılmadı. Bütün parti liderleri sözlü konuşuyorlar. Devlet bahçeli ise başını, önündeki yazılı metinden kaldırmıyor. Ve hâlâ yazılı konuşuyor. Konuşsun bakalım.

Not: Yazarın Şubat 13-14 Şubat 2010 tarihinde Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan yazıları burada birleştirilmiştir.



Bu yazı 5,003 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,230 µs