En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
24 Ocak 2010

Genelkurmay Başkanlığımıza alkış!



Yarın, Genelkurmay Başkanlığımızda, çok önemli bir tören var: Millî Mücadele tarihimizin değerli komutanlarından biri olan Kâzım Karabekir Paşa anılacak. Bu, çok ama çok, ama çok mühim bir gelişme. Çok alkışlanacak bir vefa örneği.
Bana göre, Kâzım Karabekir Paşa, Millî Mücadelemizin kesinlikle ikinci komutanıdır. Eğer o, Erzurum’da 15. Kolordu komutanı olarak, Mustafa Kemal Paşa’ya tam destek vermeseydi işimiz çok zorlaşacaktı.
Karabekir Paşa, 1948 yılında vefat etti. Biz, çok yanlış bir Atatürkçülük yüzünden, (İnönü hariç) bütün Millî Mücadele kahramanlarını âdeta inkâr yoluna gittik. Ölümünün 24. yıl dönümünde Mareşal Fevzi Çakmak’ı bir TV programıyla ilk defa ben ekranlarımıza getirdim. Âdeta küçük kıyamet koptu. Çünkü alışılmışın dışına çıkmıştım. Kahramanlarımızı bire indirmeye çalışanlar, köpüren ağızlarla, söylemediklerini bırakmamışlardı. K.Karabekir Paşa da, unutturulmak istenenler arasındaydı. 1977 yılında, Kültür Bakanlığında Müsteşar yardımcısıydım. Atatürk’ün doğumunun 100. yıl dönümünü kutlama faaliyetleri Bakanlığımıza verilmişti. Ama herkesi garip bir korku pençelemişti.
-”Atatürk gibi bir büyük dehâya, ben, lâyık olacak bir çalışma içine giremem; bu iş beni çok aşar!” diyorlardı.
Bakanlık adına faaliyetleri yürütmeye tâlib oldum. Bütçemiz 120 milyon lira idi. 1977 yılında, Ankara’da, kaloriferli bir daireyi bir milyon liraya almak mümkündü. Bütçemiz duyulur duyulmaz, bütün Atatürk tüccarları bakanlığı ablukaya aldılar. Atatürk’ün resmini, büstünü, heykelini yapan bakanlığa koştu. Üç kahve fincanıyla karşıma çıkan bir öğretmen;
“Atatürk bu kahve takımını dedeme hediye getirmiş. Üçü maalesef kırıldı. Kalan üçünü, üç milyon karşılığında Atatürk Müzesine satabilirim” diyordu.
Devletin tek kuruşunu o Atatürk tüccarlarına kaptırmadım. Diyebilirim ki 1981 yılı için en ciddi çalışmayı ben yürüttüm: Önce 9 dalda yarışma açtım, sonra 100. yılda 100 kitabın basılmasını bakanlık oluruna bağladım. Bir de Türkiye çapında 5 milyon ağacın dikilmesine zemin hazırladım.
Basılacak 100 kitap için, çılgınca bir karar aldım: Millî Mücadelemize katılan, bütün kahramanlarımızın eserlerini devlet yayınları arasına almayı plânladım. İlk olarak 20. Kolordu komutanı Ali Fuat Cebesoy’un Moskova Hâtıraları isimli önemli eserlerini bastırdım. Sonra onun Millî Mücadele Hatıraları isimli kitabını baskıya verdim. Tamamlanmasına 5 forma kalmıştı ki 12 Eylül darbesi oldu. Askerî idare, derhal beni vazifemden aldı. Sonra Millî Mücadelemizin diğer komutanlarının eserlerinin basılmasını, Atatürkçülük adına durdurdu. 12 Eylül darbesi olmasaydı, Kâzım Karabekir Paşanın İstiklâl Harbimiz isimli eseri de, Bakanlık Yayınları arasında çıkacaktı. Bırakmadılar. 12 Eylül askerî idaresi, Millî Mücadele tarihimizin şanlı-şerefli paşalarının hâtıralarının basılmasını yasakladı. Bu dehşetli gafleti ve ihaneti ölünceye kadar unutamam.
Ama şimdi memnuniyetle görüyorum ki, o inkâr da, o taassup da artık yok olmak üzere. Karabekir Paşa vefatından 62 yıl sonra Genelkurmayımızda ilk defa anılıyor. İlker Başbuğ Paşamızı bin defa tebrik ederim.


 



Bu yazı 521 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,640 µs