En Sıcak Konular

Namık Kemal Zeybek
Konuk Yazar-Aygazete
Namık Kemal Zeybek
1 Ocak 2010

Ve İslam ve Atatürk ve demokrasi ve cumhuriyet



     Birileri İslam’ın arkasına sığınıp Atatürk’e saldırırken; başkaları da Atatürk adına İslam’a saldırıyor...
     Bu hep olmuştur, ama bugünlerde sanki daha da keskinleştiriliyor.
     Bir yandan "İslam ve Demokrasi" öteki yanda "Atatürk ve Cumhuriyet"...
     Derken, derin araştırmacı Soner Yalçın’ın Hürriyet´teki "not defteri"nden ezber bozan tam sahife bir yazı ve bir başlık:
     "ATATÜRK’ÜN KORUMA POLİSİ NAKŞİBENDİ’YDİ".
     Ahmet Rasih Tayşi, ATA’nın koruma polisiyken sık sık Melami Şeyhi Kemali Efendi´yi ve Eyüp’te Abdulhakim Arvasi’yi ziyaret ediyormuş.
     A. Arvasi’nin Necip Fazıl Kısakürek’in mürşidi olduğunu da biz hatırlatalım.
     Peki...
     Şimdi hafızalarımızı yoklayalım.
     Atatürk’ün Genelkurmay Başkanı yani Ordu’yu emanet ettiği kişi kimdi?
     Mareşal Fevzi Çakmak değil mi?
     Mareşal’in de tarikat mensubu ve çok dindar bir zat olduğunu herkes biliyor.
     Ata’nın ramazan ve kutlu gecelerde sofrasına içki koydurmadığını ve bir de Mareşal’in bulunduğu sofralardan içkiyi kaldırttığını bilmeyen varsa onu da biz hatırlatalım.
     1925 Şeyh Sait ayaklanması ve birkaç küçük ayaklanmanın meydana getirdiği ortam içinde "Tekke ve Zaviyelerin" kapatıldığını, bunun dönemlik bir önlem olduğunu unutanlar bu konuyla ilgili yasayı da putlaştırıp "ebedi bağlılık" konusu yapmışlardır. Atatürk’ü hiç anlayamadıklarını ortaya koymuşlardır.
     Sayın Hikmet Çetin’den dinlediğim, Ecevit’in de, İsmet Paşa’dan naklen Atatürk’te "günü gelince bu yasanın ortadan kaldırılacağıyla" ilgili bilgiyi daha önce yazmıştım; yine hatırlatmak isterim.
     Türkiye’nin bütünlüğü için bir baht olarak gördüğüm değerli bilgin Prof. Dr. İzzettin Doğan’dan dinlediğimi de birlikte hatırlayalım:
     Hoca, Galatasaray Lisesi 8. sınıftayken Hamdullah Suphi Tanrıöver´in anlatımı: "Gazi Hazretleri, bir dergâhlarımız vardı onları da kapattınız" serzenişine karşılık Gazi’nin cevabı: "Biz dönemin gereği olarak kapattık. Siz de açarsınız."
     Ah... Ah... Ah...
     Atatürk’ü böyle anlamayanlar hiç anlamamışlar demektir.
     H. S. Tanrıöver’in kastettiğinin Bektaşi dergâhları olduğunu da hatırlatalım.
     "Zaten bu konudaki yasanın hükmü kaldı mı ki? Bütün tarikatlar fiilen serbest!.." der misiniz?
     Peki, dergâhların gasp edilmiş mülkleri nasıl geri verilecek... Ve kafalardaki betonlardan nasıl kurtulunacak?
     Dinin manevi olarak yaşanmasını sağlamak; dünya işlerinde akıl ve bilimi temel almak ve tam demokrasiye ulaşan bir toplum oluşturmak isteyen Atatürk nasıl gerçeğiyle anlaşılacak...
     Ne demişti Atatürk Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak’a: "Hedefimiz padişahlığı savunanların bile parti kuracağı bir demokratik ortamı oluşturmaktır."
     Nerede mi?
     Açınız Hasan Rıza Soyak’ın "Atatürk’ten Hatıralar" kitabını ve 57, 58, 59. sahifelerini okuyunuz...
     Diyorum ki İslam’ın ve Atatürk’ün gerçeğini iyi anlarsak İslam, Atatürk, Demokrasi ve Cumhuriyet kavramlarını ayrışma değil, bağdaşma ve buluşma noktaları yaparız.
     İslam’ın bütün farklı yol, yorum ve mezheplerine sevgi ve saygıyla yaklaşırız.
     Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin de değerini biliriz ve onu korumayı görev sayarız.
     Demokrasiyi hayatımızın orta yerine yerleştirir, zihniyet dünyamızı, kültüre yaklaşımlarımızı, insana bakışımızı ve yasa düzenlemelerimizi daha da "demokrat" hale getiririz...

 



Bu yazı 936 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Şubat 2011 Mehmet Akif Arnavut mu?
    • 12 Ocak 2011 Nasıl Bir Türkiye?
    • 3 Ocak 2011 Kürt Sorunu mu? Kürtçe Meselesi mi?
    • 19 Aralık 2010 Yüce Kuran ve Çevirileri
    • 5 Aralık 2010 Kalkanın Ardındaki Planlar
    • 24 Kasım 2010 3997 Kitap Okuyan Adam
    • 19 Kasım 2010 Füze Kalkanı mı? Sakın ha!
    • 10 Kasım 2010 İranla Dost Olmayalım mı?
    • 31 Ekim 2010 TÜSİADın Adı Ne Olacak
    • 25 Ekim 2010 Düşünür ne düşünür yazar ne yazar
    • 19 Ekim 2010 Padişahlığı İsteyen Parti
    • 8 Ekim 2010 Maun Suresinin Anlamı
    • 17 Eylül 2010 Milli Birliğe açılalım
    • 30 Ağustos 2010 İslamda Tarikat
    • 25 Ağustos 2010 İslam Düşmanı,İslam Düşmanı değilmiş
    • 22 Ağustos 2010 Atatürk dindar bir insandı
    • 12 Ağustos 2010 Milli İrade ne ister?
    • 5 Ağustos 2010 Hangi Milliyetçilik?
    • 25 Temmuz 2010 Evet mi? Hayır mı?
    • 11 Haziran 2010 Cihat Kültürü ve İslamda Cihat

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,729 µs