En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
23 Kasım 2009

Zazalar İranileşmiş Türklerdir!



Kim Zazalara Kürt diyor? 
 
Fethiye Baysal isimli okuyucumuzdan, hüzün yüklü bir mektup aldım. Diyor ki:
“Efendim ben sizi beğeniyle okuyorum. Fakat Türk tarihi hakkında derin bilgisi olan sizin, Zazaları Kürt olarak görmeniz beni derinden üzüyor. Bizler, Zazalar olarak, Kürt olmadığımızın mücadelesini veriyoruz. Ama gerek medya, gerekse aydınlar Zazaları Kürt olarak gösteriyorlar. Maalesef bazı Zazalar da artık kendilerini Kürt olarak görmeye başlamışlardır. Elimde Türkiye’nin Etnik Yapısı adlı bir kitap bulunmakta, orada da Zazaların, kesinlikle Kürt olmadığı dile getirilmektedir. Bir rivâyete göre Türk, bir rivâyete göre İran’dan gelme oldukları belirtilmektedir. Ben kendimi Kürt olarak görmüyorum. Kendimi Türk olarak görüyorum. Ama neden Türkler bizi böyle kabul etmiyorlar, anlamış değilim!..“
Fethiye Baysal’ın mektubunu büyük bir şaşkınlıkla, aynı zamanda derin bir üzüntüyle okudum. Önce kendi kendime sordum: “Acaba ben bunamaya mı başladım?“ Çünkü hiçbir yerde Zazalar Kürt’tür diye konuşmadım, yazmadım. Aksine 1955 yılından bu yana, yeri geldiğinde çok kesin cümlelerle, Zazaların kat’iyyen Kürt olmadığını söyledim. Zazaca ayrı, Kürtçe ayrı bir dildir. Bir Zaza ile bir Kürt’ü bir araya getirseniz, anlaşamazlar dedim.
Fethiye Baysal diyor ki: “Elimde Türkiye’nin Etnik Yapısı adlı bir kitap var. Orada Zazaların, kesinlikle Kürt olmadığı dile getirilmektedir. Bir rivayete göre Türk, bir rivayete göre İran’dan gelme oldukları belirtilmektedir...”
Zazaların Türklüğü, benim için bir rivayet de değildir. Ben, Zazaların kesinlikle Türk olduğuna inanan bir kimseyim.
Ankara’da Hukuk Fakültesinde okurken Zaza asıllı arkadaşlarım vardı. Onlar, aynı zamanda Türk Ocağı’nın da müdavimleri arasındaydı. Zaza konusunu ilk önce onlardan dinledim. O Zazalar da; “Biz kat’iyyen Kürt değiliz. O kadar ki Kürtlerden kız almayız, kız vermeyiz!” diye konuşuyorlardı.
Türkiye’de, Türk asıllı üç milyon Zaza var. Türkçe’den farklı bir dille konuştukları doğru. Peki bu nasıl oluyor? diyeceksiniz. Geçen hafta Almanya’da idim. Çeşitli toplantılara katıldım. Orada bana dediler ki: “Almanya’da, üçüncü nesil gençlerimizin pek çoğu, artık Türkçe bilmiyor; Almanca konuşuyorlar!..”
1960 yılında Almanya’ya işçi olarak giden Türk ailelerin 49 yıl sonra doğan çocukları, ana dillerinden koparak Almanca konuşuyorlar. Doğu Anadolu’ya 49 yıl önce değil, 349, 549 yıl önce de değil 949 yıl önce gelerek yerleşen Türk boyları, nasıl bölge dilleriyle konuşmazlar? Hiç düşündünüz mü?

“Zazalar İranîleşmiş Türklerdir!” 
 
Bizim çok değerli sosyologlarımızdan Prof. Dr. Orhan Türkdoğan’ın iki eserini okuyucularımıza önemle tavsiye ederim:
1- Alevî-Bektaşi Kimliği.
2- Zazalar ve Kürtler.
Ben şahsen, bu iki ilmî eserden çok istifade ettiğimi bu vesileyle bir kere daha ifade ediyorum.
Prof. Orhan Türkdoğan’ın Zazalar ve Kürtler isimli 580 sayfalık ilmî araştırması 2008 yılında çıktı. Daha önce, 1945 yılında M.Şerif Fırat; DOĞU İLLERİ ve VARTO TARİHİ isimli 176 sayfa tutarında bir araştırma yayınlamıştı. M.Şerif Fırat o eserinde Zazaların tamamen Türk asıllı olduklarını, Doğu Anadolu’da yaşayan bazı Türkmen boylarının da, zamanla dillerini kaybederek Kürtçe konuşmaya başladıklarını örnekler vererek ortaya koymuştu. Şerif Fırat’ın bu eseri yayınlandıktan bir hafta sonra, birtakım kişiler onu öldürdüler. Şimdi biz o araştırmacı öğretmenin, mezarının bile nerede olduğunu bilmiyoruz. DOĞU İLLERİ ve VARTO TARİHİ 1961 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Devlet Başkanı Cemal Gürsel‘in önsözüyle yeniden bastırıldı. Prof. Orhan Türkdoğan da ZAZALAR ve KÜRTLER kitabında M.Şerif Fırat‘ın eserine atıflarda bulunmaktadır.
M.Şerif Fırat da kendisinin ZAZA Türklerinden olduğunu yazmaktadır. Fırat’a göre, Tunceli ilimizde yaşayan: Hormekliler, Lolanlılar zamanla dillerini değiştirip Zazaca konuşan Türk boylarındandı. Zazalar, kalabalıklar halinde: Diyarbakır-Bingöl-Tunceli-Sivas-Elazığ ve Adıyaman illerimizde bulunmaktadırlar.
“Zazalar ve Kürtler” kitabının 35. sayfasında yer alan bir tesbit aynen şöyle: “Günümüzde Strasburg Üniversitesinden Japon dil bilimci Goishi Kojima, ülkemize geliyor ve uzun bir süre kalarak Kurmançi ve Zazaca üzerinde araştırma yapıyor, aksine Türkçe ile Zazaca arasındaki benzerliğin Kurmançi ile Zazaca arasındaki benzerlikten daha fazla olduğunu ileri sürüyor.”
Prof. Orhan Türkdoğan, birçok Zaza boyları üzerinde olduğu gibi Tercan ilçesinde yaşayan Ağbasar Zazaları üzerinde de incelemelerde bulunmuş. Diyor ki: “Ağbasar Zazaları kendilerinin Çarekli/Çaruklu aşiretine mensup olduklarını, daha ziyade Tunceli, Kiğı, Pülümür ve Tercan’da yerleştiklerini söylüyorlar. Başbakanlık Arşivi Belgelerine göre Çarıklı (Çaruklu/Çarukkulu) Yörükân (yani Türkmen) taifesindendir.
Ağabasarların pirleri veya seyyitleri ise Kureyşli (Kureyşanlı) aşiretindenmiş. Burada, bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor. Osmanlı arşivlerinde Kureyşanlı değil de Kuranşalu aşiretine rastlamaktayız. Kanımca, aşiretin kökeni de buradan gelmektedir. Kuranşalular da yine, belgelere göre, konar-göçer olup Türkmen taifesindendir.
Konya’dan, Sivas sancağına kadar uzanan bir alanda yaşadıkları bilinmektedir. Ağbasarlar, bir Zaza grubu olarak, Kürtlerden ve Sünnîlerden kız alıp vermiyorlar. Bana göre, Şâfi ve Alevî bütün Zazalar, İranîleşmiş Türklerdir...“ (Zazalar ve Kürtler Sayfa: 36-37)
Bütün Zazaların ve Türklerin bu ilmî eseri okumaları lâzım. Zazaların Kürt asıllı olduğunu söyleyenlerin akıllarına şaşarım.

 

Not:Yazarın Türkiye Gazetesinde yayımlanan 21-22 Kasım 2009 Tarihli yazıları burada birleştirilmiştir.

 



Bu yazı 2,387 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,300 µs