En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
6 Eylül 2009

Doğu Anadolu şah damarımızdır



1938 yılında, Türkiye’de 36 lisemiz vardı. Bu liselerimizden 2’si İzmir’de, 3’ü Ankara’da, 11’i İstanbul’da idi. 20’si ise diğer şehirlerimizde.
22 şehrimizde hiç elektrik yoktu. 20 şehrimizin elektrikleri, saat 20:00’den sonra kesiliyordu. 25 şehrimizde elektrikler 24 saat yanıyordu.
Ankara’dan Konya’ya 27 saatte gidiliyordu.
Ben, 1947 yılında, Sivas’ın Ziya Gökalp İlkokulundan mezun oldum. Yerli Mallar Haftasına girdiğimizde, sınıf öğretmenimiz Makbule Yurteri, sınıfa yerli mallarla gelmemizi isterdi. Sıralarımızın üstünde bir-iki avuç fındık-fıstık, arpa-buğday, üzüm, incir, tütün, pamuk... olurdu. Varlıklı aile çocukları bir avuç kesme şekerle bir-iki karış uzunluğundaki patiskalarla gelirlerdi. Öğretmenimiz yerli mallarımızı bir bir işaretleyerek ve gurur duyarak bizi sevindirirdi.
1947 yılında asfalt yolun ne demek olduğunu bilmiyorduk. Mahalle yollarımız topraktı. Elektriklerimiz saat 20:00’den sonra kesiliyordu. Radyo, mahallemizin birkaç evinde vardı.
İğnemiz, ipliğimiz, Faber marka kalemlerimiz... yurt dışından gelirdi. Türkiye dikiş iğnesi yapacak durumda değildi. 23 Nisanlarda, valinin önünden âdeta bir sefalet ordusu geçerdi.
1938, 1947, 1950 Türkiyesiyle 2009 Türkiyesi, kat’iyyen mukayese edilemez. Bugün, Yerli Mallar Haftası için, ürettiklerimizi, yaptıklarımızı, değil bir sınıfın, bir okulun bütün katlarına bile sığdıramayız.
Türkiye o yıllarda Batı dünyasının açık pazarıydı. İğne bile yapamayan bir Türkiye’de bugünkü gibi bir bölünme hevesi yoktu. Cahilimiz de, aydınımız da Türkiye üzerinde oynanmak istenen oyunlar karşısında sıkılmış bir yumruk gibiydi.
Türkiye, sanayileşmeye başladıktan ve Batı dünyasının, hem enerji ihtiyacı arttıktan, hem de açık pazar alanları yavaş yavaş küçüldükten sonra, huzurumuz bozulmaya başladı.
2009 yılının Türkiye’sinde yüzlerce fabrikamız, binlerce tezgâhımız var. Dün, toplu iğne yapamayan Türkiye, bugün tekstilde, beyaz eşyada, lokomotif ve otomobil... sanayiinde Batının gerisinde değil. Peki bu ayrılık-gayrılık kıpırdanışları neden?
Türkiye’nin bütün enerji kaynakları, büyük barajları, maden yatakları, hayvancılığı, petrol yatakları... Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da. Doğu ve Güneydoğusuz bir Türkiye düşünülemez.
Şehirlerimizi aydınlatan, fabrikalarımızı çalıştıran elektrik enerjisi Keban, Karakaya, Atatürk barajlarından geliyor. Bu barajlar, üzerindeki tasarruf hakkımızı kaybettik mi, sanayimiz tekrar sıfır noktasına düşer. Evlerimizdeki buzdolaplarımızı bile çalıştıramayız. Yeniden Batının açık pazarı haline geliriz. O enerji kaynaklarımıza da, mutlaka, ama mutlaka Batının bir büyük devleti el koyar. Ve hepimize çok yazık olur.


 



Bu yazı 502 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,181 µs