En Sıcak Konular

Namık Kemal Zeybek
Konuk Yazar-Aygazete
Namık Kemal Zeybek
16 Haziran 2009

Başbuğ doğru söylüyor



"Yalnız ekonomik ve sosyal olarak alacağınız önlemlerle terörü ortadan kaldıramazsınız..." Bu sözler Genelkurmay Başkanı’nın ve Başbuğ doğru söylüyor.
     Terörü bölge insanlarının sıkıntılarının sonucu sananlar veya sayanlara hoş gelmese de gerçek budur.
     Bu işlerde dış oyuncuları görmezseniz işi anlayamazsınız...
     Terör örgütü kendi içinde bir ekonomik ve sosyal gerçeklik olmuşken; hangi ekonomik ve sosyal önlemlerle sonuç alacaksınız?
     Terör olsun olmasın, ekonomik ve sosyal önlemleri almak yöneticilerimizin görevi değil mi?
     Başbuğ’un sözleri beni 28 Şubat sürecine götürdü. O yakıcı, yıkıcı ve başkalarının çıkarlarına göre ülkemizi yeniden düzenleyeceği günlere...
     Terörle ilgili olarak görüşüyorduk. Başbakan Erbakan konuyu, Güneydoğu meselesi olarak sundu. "Ekonomik ve sosyal önlemlerle terör önlenebilir" anlamında konuştu. Toplantıda bulunan Orgeneral Çevik Bir, Başbakan’ın görüşlerine aynen katıldı. Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan, konunun başka yönleri de olduğunu anlattı. Ben de ona katıldım ve Orta Anadolu’nun birçok ilinin Güneydoğu’dan daha az hizmet aldığını anlattım.
     Çevik Bir bizim konuşmalarımıza katılmadığını, "düşündürücü"(?) bulduğunu değerlendirdi.(?) Kendisine kendi konuşmasından örnek vererek karşılık verdim. Görüşlerimiz farklıydı, ama elbette karşılıklı saygı içinde görüşlerimizi söyledik.
     Nasıl olduysa konuşmalar basına yansıdı.
     Çok satan bir gazetemiz haberi ana başlık yaparak ve çarpıtarak verdi: Biz iki bakan "Güneydoğu’ya yatırım yapılmasın" demişiz;
     Çevik Bir de bizi azarlamış...
     Düzeltmeye çalıştık. Tam tersine yatırımların artırılmasını, ancak bunun çözüm için yeterli olmayacağını savunmuştuk. Çevik Bir’in bizi azarlaması veya bizim onu azarlamamızın ise söz konusu bile olamayacağını söyledik. Küçücük yazı ile ana başlık düzeltilmiş oldu.. oldu mu?
     Şimdi görüyorum ki Orgeneral Başbuğ da bizim gibi düşünüyor. Ne iyi...
     Öte yandan!
     28 Şubat sürecinin ince oyunların oynandığı ve birçoklarının da ayrımında olmadan bu oyunlarda kullanıldığı bir dönem olduğunu hatırlamalıyız.
     Erbakan’ın Başbakan olduğu 54. Hükümet ayrıntıda birçok yanlışlarına karşılık, bence, son on yılların en başarılı hükümetidir. "Milli Kaynak Paketi" ve içindeki "Havuz Sistemi" ile D8’ler başarısını, kamu çalışanlarına yapılan gerçek hesapla yüzde 120 aylık artışını birlikte bir değerlendirin bakalım neler göreceksiniz...
     Olumsuz ayrıntılar mı?
     Birtakım şeyh taslaklarına Başbakanlık konutunda verilen iftar yemeklerinden başlayarak; ikindi namazı vakitlerinin resmi tatil yapılması önerilerine kadar giden sorumsuzluklar... Şımarıklıklar...
     Hükümete savaş açanlar da sorumsuzlukta aşağı kalmamışlardı... Filistin halkının dertlerini anlatan bir piyesten başlayarak, hacca giden milletvekillerinin Arafat’taki zikirleri bile irtica olarak sunuluyordu.
     O süreç, ordumuzu "asla, asla, asla" bulaştırılmaması gereken işlere bulaştırdı.
     Nedir o hastalık derecesinde başörtüsü düşmanlığı?.. Nedir o "Batı Çalışma Grubu"nun başkanı olduğunu söyleyen orgeneralin cami karşıtlığı?.. Nedir öyle "Üniversitelerde ve kışlalarda cami olmaz" saçmalığını Kazakistan’a kadar taşımaya çalışan zihniyet?..
     Diyorum ki, 28 Şubat süreci çok karmaşıktır ve daha yeterince aydınlatılmamıştır.
     Ve Türkiye 28 Şubat süreci zihniyetinden bütünüyle kurtulmadıkça hiçbir konuya "akıl ve bilim" çizgisinden ve ülke yararı açısından yaklaşılamaz...


Bu yazı 420 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Şubat 2011 Mehmet Akif Arnavut mu?
    • 12 Ocak 2011 Nasıl Bir Türkiye?
    • 3 Ocak 2011 Kürt Sorunu mu? Kürtçe Meselesi mi?
    • 19 Aralık 2010 Yüce Kuran ve Çevirileri
    • 5 Aralık 2010 Kalkanın Ardındaki Planlar
    • 24 Kasım 2010 3997 Kitap Okuyan Adam
    • 19 Kasım 2010 Füze Kalkanı mı? Sakın ha!
    • 10 Kasım 2010 İranla Dost Olmayalım mı?
    • 31 Ekim 2010 TÜSİADın Adı Ne Olacak
    • 25 Ekim 2010 Düşünür ne düşünür yazar ne yazar
    • 19 Ekim 2010 Padişahlığı İsteyen Parti
    • 8 Ekim 2010 Maun Suresinin Anlamı
    • 17 Eylül 2010 Milli Birliğe açılalım
    • 30 Ağustos 2010 İslamda Tarikat
    • 25 Ağustos 2010 İslam Düşmanı,İslam Düşmanı değilmiş
    • 22 Ağustos 2010 Atatürk dindar bir insandı
    • 12 Ağustos 2010 Milli İrade ne ister?
    • 5 Ağustos 2010 Hangi Milliyetçilik?
    • 25 Temmuz 2010 Evet mi? Hayır mı?
    • 11 Haziran 2010 Cihat Kültürü ve İslamda Cihat

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,067 µs