En Sıcak Konular

Namık Kemal Zeybek
Konuk Yazar-Aygazete
Namık Kemal Zeybek
11 Nisan 2009

Hangi Milliyetçilik?



     Atilla İlhan’ın o sihirli sorusunu sormadan birçok kavram doğrultusunda sağlıklı yorum yapılamaz: HANGİ?
     "Milliyetçi" denildiği zaman siz ne anlıyorsunuz?.. Ama ben ne anlatıyorum? Milliyetçiyim diyorsam HANGİ anlamda?..
     Yani, benim benimsediğim milliyetçilik sizin zihin birikiminizdeki tanıma uymayabilir. Uymak zorunda mıyım?
     13 yaşımdan beri kendimi milliyetçi sayarım. Başkaları da beni öyle tanımlıyor. Doğrudur. Ben, milliyetçiyim, ama HANGİ MİLLİYETÇİLİĞİN milliyetçisiyim... Bunu bir anlatmalıyım.
     Elbette Türk’üm ve Türk milliyetçisiyim. İşte bu noktada hemen ilk soru başlamalı...
     Türk kim?
     Kural varsa istisna da vardır, ama istisnaların varlığı kuralın da var olmak hakkını ortadan kaldırmaz. Benim anlayışımda TÜRK, ana dili ne olursa olsun Türkçenin kültür ikliminde yaşayan ve kendisini bu kimliğe ait hisseden insandır. Ana dili Türkçe olsa da bu iklimden çıkan ve başka bir kültürün alanına giren insan da artık Türk değildir. Aslının Türk olması başkadır, kendisinin Türk olması başka. Yeryüzünde ataları Türk iken kendileri başka milletlere mensup olan veya ataları başka milletlere mensup iken kendileri Türk olan milyonlarca insan vardır. Söz gelimi bugünkü Mısır halkının yüzde 20’sinin Türk asıllı Arap olduğunu biliyoruz.
     Türkçe önemli bir belirleyicidir... ‘Türk demek Türkçe demektir’ sözü canı olan bir sözdür.
     Öte yandan Türk milletinin 1100 yıldan beri büyük ölçüde Müslüman olduğu da ayrı bir gerçekliktir. Bizim Müslümanlığımız, İslam’ın tasavvuf yorumu ile oluşmuştur. Halaç Mansur, Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli ve benzerlerinin anlatımlarıyla...
     Ziya Gökalp, milleti, "Dili dilimden, dini dinimden" diye tanımlamıştır.
     İşte bizim milliyet anlayışımızın temelleri. Biz bu yüzden maneviyatçı milliyetçileriz... Irkçılık ve her türlü materyalizm temelli milliyetçilik bizden uzaktır.
     Peki milliyetçiler olarak ne istiyoruz?
     Türkçenin korunmasını ve geliştirilmesini istiyoruz. Ahmet Yesevi çizgisindeki Müslümanlığımızın yaşatılmasını istiyoruz.
     Evet bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim kurumlarının tamamında eğitim dilinin İstanbul Türkçesi olmasını ve eğitimin her safhasında Ahmet Yesevi anlayışının anlatılmasını istiyoruz.
     Türk kültürünün bütün dallarıyla köklerden yararlanarak çağdaşlaştırılmasını; ülkemizde ve bütün dünyada yaygınlaştırılmasını istemek de bizim milliyetçilik anlayışımızın gereği...
     Peki demokratlık?
     İşte tam bu noktada milletimize olan saygımız gereği, halkımızın yöneticilerini olabildiğince geniş katılım ve temsilde adaletle kendisinin seçmesini istiyoruz... Ve yöneticilerin yönetimi halkla birlikte gerçekleştirmesini istiyoruz...
     Ve...
     Müslümanlık anlayışımız gereği olarak İNSANI, "EVRENİN ÖZÜ VE YARATILMIŞLARIN EN KUTLUSU" sayıyoruz.
     "Kesrette Vahdet" yani çoklukla birlik inancımızın gereği olarak biz, kökten ve özden demokratız... Yetki alanımız içinde düşüncelerimizi uygularız, ama bütün inançlara ve düşüncelere de tam olarak özgürlük tanınması gereğine de inanırız.
     Bütün milletlerin de milliyet haklarına saygılı olmak yine bizim inancımızın gereğidir.
     İşte biz buyuz... Maneviyatçı, demokrat milliyetçileriz.
     Bizim milliyetçiliğimizi değerlendirenler bilerek değerlendirsin diyorum...

 



Bu yazı 472 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Şubat 2011 Mehmet Akif Arnavut mu?
    • 12 Ocak 2011 Nasıl Bir Türkiye?
    • 3 Ocak 2011 Kürt Sorunu mu? Kürtçe Meselesi mi?
    • 19 Aralık 2010 Yüce Kuran ve Çevirileri
    • 5 Aralık 2010 Kalkanın Ardındaki Planlar
    • 24 Kasım 2010 3997 Kitap Okuyan Adam
    • 19 Kasım 2010 Füze Kalkanı mı? Sakın ha!
    • 10 Kasım 2010 İranla Dost Olmayalım mı?
    • 31 Ekim 2010 TÜSİADın Adı Ne Olacak
    • 25 Ekim 2010 Düşünür ne düşünür yazar ne yazar
    • 19 Ekim 2010 Padişahlığı İsteyen Parti
    • 8 Ekim 2010 Maun Suresinin Anlamı
    • 17 Eylül 2010 Milli Birliğe açılalım
    • 30 Ağustos 2010 İslamda Tarikat
    • 25 Ağustos 2010 İslam Düşmanı,İslam Düşmanı değilmiş
    • 22 Ağustos 2010 Atatürk dindar bir insandı
    • 12 Ağustos 2010 Milli İrade ne ister?
    • 5 Ağustos 2010 Hangi Milliyetçilik?
    • 25 Temmuz 2010 Evet mi? Hayır mı?
    • 11 Haziran 2010 Cihat Kültürü ve İslamda Cihat

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,414 µs