En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
5 Nisan 2009

Muhsin Başkan’ın cenazesinde teselli bulmak



Muhsin Yazıcıoğlu için cenaze merasimi Ankara’da yapıldı. İstanbul’dan Ankara’ya gidemedim. Merasim İstanbul’da yapılsaydı da o kalabalıklara katılamazdım. Yüreğim büyük acılara artık dayanamıyor.
Ankara’ya gidemedim ama, hem TBMM bahçesinde yapılan merasimi, hem de Kocatepe Camii avlusunda kılınan cenaze namazını TV yayınlarında seyrettim. Gazeteleri dikkatle okudum. Öğrendim ki, TBMM bahçesinde yapılan merasimde, kalabalık bir grup, ilk defa Muhsin Yazıcıoğlu’nun aziz nâaşını tekbirlerle omuzlamış. Bana göre, bu çok, ama çok önemli bir hâdise.
1980 yılında, şair Ahmet Muhib Dranas, vefatından bir kaç ay önce, Yenişehir’de, bir ayak üstü sohbetimizde bana dert yanmıştı. Demişti ki: “Bir Fransız yazarının bizim hakkımızdaki hükmü şöyle:
* Türkler, İsviçre Medeni Kanununa göre doğarlar, büyürler, nişanlanır evlenirler, ayrılırlar, miras sahibi olurlar.
* Türkler, bir suç işledikleri zaman İtalyan Ceza Hukukuna göre hüküm giyerler veya beraat ederler.
* Ticarete atıldıklarında, Fransız Ticaret Hukukundan faydalanırlar.
* Öldükleri zaman da İslâm Hukukuna göre defnedilirler.”
Dranas demişti ki: “Bu tespit kanıma dokundu! Artık bizim cenaze merasimlerimize bile Batı gelenekleri bulaşmaya başladı. Bazı ünlülerimizin cenazelerini, Şopen’in ölüm marşıyla kaldırıyoruz. Batılılar gibi, cenaze başında nutuk söylüyoruz. Batılılar gibi saygı duruşunda bulunuyoruz. Siyahlara bürünüyoruz. Bir tek istavroz çıkarmamız noksan kaldı. Yakışır mı bunlar bize?“
Yakışmıyor elbette diye cevap vermiştim. Şimdi bir de ölülerimiz için saygı duruşuna geçerken, Batı dünyasından bize, borazan öttürme adeti bulaştı. Bin kere, milyon kere ayıptır. Bütün bunlar, bir aşağılık duygusunun saçmalıklarıdır. Batılıların geleneklerine hiçbir şey demiyorum. Adamları saygıyla karşılıyorum. Ama o geleneklerden bize ne? Hani Atatürk; “Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür!“ demişti? Bizim kültürümüzde var mı ölülerimizin ruhları önünde put gibi durmak, borazan üflemek?
Bir delinin kuyuya attığı bir taşı, kırk akıllı çıkaramıyor. Şimdi bir takım kimseler, benim bu yazdıklarımı okuyunca “laiklik, ilericilik, devrimcilik, çağdaşlık...” tamtamları çalacaklar. Laikliği, ilericiliği, çağdaşlığı borazan öttürmede, Şopen’in ölüm marşını çalmada arayanlara söyleyecek sözümüz yoktur. Çünkü anlayamazlar. Onlar, çağımızın bin yıl gerisinde kalan ham kafalardır.
Biz, ölülerimizi fatihalarla anan, tekbirlerle, tehlillerle omuzlayan bir milletiz. Muhsin Yazıcıoğlu’nun tabutu da, TBMM bahçesinde ilk defa tekbirlerle, tehlillerle kaldırılmış. Ne güzel! Ne güzel! Ne güzel! Biliyorum ki, bundan sonraki cenaze merasimlerinde bundan ders alınmayacaktır. Yine Batı gelenekleri üzerimize çöküp duracaktır. Ama biz de TBMM bahçesinde, bir kerecik bile olsa, bizim bir şehidimizin, bizim geleneklerimize göre kaldırılmasını hatırlayıp teselli bulacağız.
Nur içinde yatasın Muhsin Başkan!


Bu yazı 767 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,756 µs