En Sıcak Konular

Prof.Dr.Ali Bardakoğlu-Diyanet İşleri Başkanı
Konuk Yazar- Diyanet Aylık Dergi
Prof.Dr.Ali Bardakoğlu-Diyanet İşleri Başkanı
18 Mart 2009

Bilgi Sorumluluğu



İslam’ın ana kaynakları olan Kur’an ve sünnetin bilgiye, bilmenin ve bilerek davranmanın önemine sürekli vurgu yapması, inanç ve ibadetlerin yanı sıra bütün davranış alanlarında da doğru bilgiyi temel alan bir bilgi toplumu tesisinin amaçlandığını göstermektedir. Kur’an’da, “De ki: Hiç bilenler ile bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer, 9) ilahî beyanı, ayırım yapmaksızın, başlı başına bilginin insanî değerler içerisinde önemli bir yere sahip olduğuna işaret etmekte; “Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular…” (Mü’min, 83), “Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsrâ, 36) ayetleri de bilgisizliğin olduğu yerde nefsin arzularına uymanın ve haksızlığın başlayacağını, bilgisizce hareket etmenin sorumluluk doğuracağını ifade etmektedir.

Kur’an’da bilginin tek başına bir değer olmasının yanı sıra, Yüce Rabbimizin insana bilmediğini öğrettiği, ona bilgi sahibi olması için birçok imkân lütfettiği hatırlatılarak (Alak, 5) bilen insanlarda bulunması gereken niteliklere ve onların sorumluluk alanlarına da dikkat çekilmektedir. “Allah’a karşı ancak kullar içinden âlimler derin saygı duyarlar” (Fâtır, 28) ayeti, Sevgili Peygamberimizin hadislerinde “âlimlerin peygamberlerin varisleri olarak gösterilmesi” (Buhârî, İlim,10), “ilim-amel ilişkisinin vurgulanması” (Müslim, Zikir, 73), “faydasız ilimden Allah’a sığınılması” (Tirmizi, Daavat, 68) ve “ilim ehlinin azalması ya da yok olmasının bir toplumun felaketi olduğunun dile getirilmesi” (İbn Mâce, Fiten, 26) bilgi sahibi olanların aynı zamanda sağlam irade ve doğru istikamet sahibi olmasının da gerektiğini, bilginin kişide eyleme dönüşmesi, davranışlara yansıması, kişiye ve çevresine rehberlik etmesi hâlinde gerçek değerini bulacağını anlatmaktadır.

Teknolojinin insana tanıdığı imkânlarla modern dünyanın küresel boyutta büyük bir dönüşüm yaşadığı günümüzde, hızlı bilgi üretimine bağlı olarak her alanda sürekli şekilde yenilikler meydana gelmektedir. Buna bağlı olarak kültürel, ahlakî ve fikrî pek çok sorunla da karşılaşılmaktadır. Bu yüzdendir ki, tefekkür, tahayyül ve muhakeme gücümüzü, akıl ve vicdanımızı ve tüm bilgi kaynaklarımızı Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiğinin farkında olan, bilgiyi ahlakla birleştiren ve bilgiyi aynı zamanda bir sorumluluk olarak gören, bilgiyi topluma faydalı olacak şekilde aksiyona dönüştürerek insanlara iyi örnek olan, doğru düşünmeye sevk eden ve fikirleriyle topluma ufuk açan insanlara günümüzde ihtiyaç artmıştır.

Son yüzyıldaki gelişmeler bir kez daha, din-bilim karşıtlığı tezinin eskidiğini ve geride kaldığını, dinin bireysel ve sosyal bir realite olarak hayatımızda hep var olacağını göstermiştir. Artık, bilimin dinin alternatifi olmadığı, bilimin uzanamadığı geniş bir alanı, temel insanî ve ahlakî değerlerin derunî ve manevî derinliğini, varoluş bilgisini bize sadece dinin verebileceği gerçeğinden hareketle, bireysel ve toplumsal dinginliği kazanmamız için bu iki alan arasında uzlaşıya, yani bilgi ile ahlakın buluşmasına ihtiyaç duyduğumuzu, din alanında rasyonel düşüncenin ve bilginin, bilim alanında dinin ezel-ebed bilgisinin önemli olduğunu bugün daha iyi fark ediyoruz.

 

 



Bu yazı 509 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 10 Kasım 2010 Hac Diriliştir
    • 4 Ekim 2010 Edep ahlakın özüdür
    • 15 Ağustos 2010 Öz denetim ve ramazan
    • 25 Temmuz 2010 Kardeşlik ve sevgi ortamını yeniden inşa
    • 30 Haziran 2010 Farklılıkla zayıflamadan tevhitle güçlenmek
    • 16 Haziran 2010 Bilgi ve Ahlak
    • 20 Mayıs 2010 Gençlerimizle daha aydınlık günlere...
    • 13 Nisan 2010 Temeli Allah Korkusu Olan İslam Medeniyetinin Işığında Dünyayı Düşünmek
    • 12 Nisan 2010 Vahyin 1400. yılında Kur’an’ı okumak, anlamak ve yaşamak
    • 18 Mart 2010 Namaz müminin miracıdır
    • 26 Şubat 2010 Ayrımcılığa karşı gönül bağlarıyla birleşmek
    • 17 Ocak 2010 Ömürlük tecrübe: Yaşlılık
    • 30 Aralık 2009 Çok Kültürlülük
    • 2 Aralık 2009 Hakkın Rahmani Sesi Vicdan
    • 22 Ekim 2009 Din ve Toplum
    • 1 Ekim 2009 Başarı ve Erdemleriyle Gururlandığımız Gençlerimiz
    • 17 Ağustos 2009 Paylaşma Mevsimi Ramazan
    • 19 Haziran 2009 Kur'an'ı Kalplere Yazmak...
    • 20 Mayıs 2009 İç Huzur Arayışı
    • 14 Nisan 2009 Allah Rasulü ve Aile

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,942 µs