En Sıcak Konular

Namık Kemal Zeybek
Konuk Yazar-Aygazete
Namık Kemal Zeybek
8 Mart 2009

Neden İslam düşmanlığı



Şair Özdemir İnce bir şiirinde şöyle demişti:
     "Ey oğul bir gün yazıcı olursan
     Gözü gözünde yüreği yüreğinde
     Eli elinde inancın tadını söyle
     Ülkemin çocuklarına."

     Oğlunu bilmem, ama kendisi yazıcı oldu. Hem de ülkemin en önemli gazetesinde bir köşe tahtına kuruldu. Ve ülkemin insanlarının inançlarına saldırmayı âdet haline getirdi...
     Ne yazık! Demek ki yazıcı Özdemir şair İnce’yi dinlemedi.
     Ya da!.. Ya da inancın tadını bilmediğinden bilenlerden öç almaya soyundu.
     Ya da!.. Birçoklarıyla birlikte bir zamanlar bağlandığı "cici ideolojisinin" bağlılarının birer birer koptuğunu ve yalnız kaldığını görünce, ideolojisini inanç haline getirdi ve onun tadını alma çabasında...
     İnce, anlaşılan araştırma yapmaya pek fırsat bulamıyor. İnancını doğrulayan kitaplardan çok beğendiği satırları yazısına taşıyor ve devamını salık verdiği o kitapların satın alınıp okunmasına bırakıyor...
     Daha önce de bir kitaptan alıntılarla "Türklerin kılıç zoruyla Müslüman oldukları masalını" tarih gerçeği gibi yansıtmıştı.
     Karşılık yazmıştım. Demiştim ki: "Emevi Hükümdarı Abdülmelik’in Irak’a vali yaptığı Haccacı Zalim’in Horasan’a atadığı Kuteybe, 705 tarihinden itibaren Türkistan’ı işgale başladı. Yapmadığı zulüm kalmadı, ama Türklerin topluca Müslümanlaşması 10. yüzyılın başlarında, Mansur oğlu Hüseyin’in yüzlerce müridiyle yaptığı tebliğ ile başladı..."
     "Yani kılıç zoruyla Müslümanlık" bir masaldan öte değer taşımayan bir görüştür...
     Dilerim ki araştırmış ve gerçeği öğrenmiş olsun. Artık bu konuyu yazmıyor.
     Şimdilerde, İslamiyet düşmanlığı yapan bir kitap bulmuş, onun tanıtımını yapıyor. "En önemli gazetemizde bir köşe yazarına bedava reklam yaptırmak şansını yakalamak için acaba böyle kitaplar mı çıkarmalı?" sorusunu soralım ve geçelim.
     Bakınız İnce’nin kolay hükmüne:
     "Örneğin, Kuran’da Hz. İbrahim’in çocukları ve bunların adları konusunda tam bir kargaşa olduğunu hiç duydunuz mu?"
     Sonra kendi kutsal kitabından alıntıyı veriyor;
     "Öyle ki bunların bir mi, iki mi (yoksa üç mü?)" olduğunun belirsizliği bir yana, adlarda da görürüz bu durumu. Önceden Yakup ve İshak diye anlatılırken, İbrahim suresinde, "Koçamışken bana İsmail ve İshak’ı veren Allah’a hamdolsun (İbrahim 39) denerek Yakup yok edilip yerine İsmail getirilir."
     Kur´an-ı Kerim ayetlerini böyle anlamak için acaba nasıl bir eğitim görmek gerekir? "Eski komünist rejimlerin ateizm öğretmenlerinin" mantıklarını bile zorlayacak bu saçmalığa sorgulamadan inanmak için bir insan nasıl bir ruh durumunda olmalıdır?
     Öncelikle söyleyelim ki mesele çok basittir. İbrahim’in iki oğlu olmuştu: İsmail ve İshak...
     Yakup ise İshak’ın oğlu; İbrahim’in torunudur.
     Kur´an-ı Kerim´in değişik surelerinde anlatılanlar bunlardır. Bu konular peşin fikirle ve kötü niyetle bakmayan herkesin kolayca anlayacağı gerçeklerdir. Ama önce ideolojik peşin fikirlerden ve kötü niyetlerden kurtulmak gerekir...
     İnce, yazısında İslamiyet’in tüccarlığı yücelttiğinden ve faizciliğe göz yumduğundan söz ederken, saplanıp bir türlü çıkamadığı ideolojik katılığı ortaya koyuyor. Tüccarlığın olmadığı bir sistemi arzulamasına ne diyebilirim? "Tüccarlar olmasaydı nerede yazacaktı? Ya da kolektivizm nerede kaldı?" diyerek onu da geçelim. Ama İslamiyet’in faizciliğe göz yumduğunu, köleciliği ve talancılığı koruduğunu söylemesi ise bilgisizliği çok aşan bir durumdur.
     "İslam da, Kuran da tartışılmalıdır artık" diye bitiriyor yazısını Özdemir İnce.
     Bu konular 1400 yıldan beri tartışılıyor bay Ö.İ. Milyarlarca insan da İslam’a ve Kuran’a inancını sürdürüyor.
     Kendiniz inanmasanız da inançlılara saygı duymayı deneyemez misiniz?..

Bu yazı 586 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Şubat 2011 Mehmet Akif Arnavut mu?
    • 12 Ocak 2011 Nasıl Bir Türkiye?
    • 3 Ocak 2011 Kürt Sorunu mu? Kürtçe Meselesi mi?
    • 19 Aralık 2010 Yüce Kuran ve Çevirileri
    • 5 Aralık 2010 Kalkanın Ardındaki Planlar
    • 24 Kasım 2010 3997 Kitap Okuyan Adam
    • 19 Kasım 2010 Füze Kalkanı mı? Sakın ha!
    • 10 Kasım 2010 İranla Dost Olmayalım mı?
    • 31 Ekim 2010 TÜSİADın Adı Ne Olacak
    • 25 Ekim 2010 Düşünür ne düşünür yazar ne yazar
    • 19 Ekim 2010 Padişahlığı İsteyen Parti
    • 8 Ekim 2010 Maun Suresinin Anlamı
    • 17 Eylül 2010 Milli Birliğe açılalım
    • 30 Ağustos 2010 İslamda Tarikat
    • 25 Ağustos 2010 İslam Düşmanı,İslam Düşmanı değilmiş
    • 22 Ağustos 2010 Atatürk dindar bir insandı
    • 12 Ağustos 2010 Milli İrade ne ister?
    • 5 Ağustos 2010 Hangi Milliyetçilik?
    • 25 Temmuz 2010 Evet mi? Hayır mı?
    • 11 Haziran 2010 Cihat Kültürü ve İslamda Cihat

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,110 µs