En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
17 Şubat 2009

Yine Alevilik-Sünnilik üzerine -2-



Alevilik, Türkiye’de tam bir kördüğüm halinde. 54 yıllık araştırmalarıma, tespitlerime dayanarak yazıyorum: Evvela, Sünni camia, Türk Alevilerimiz hakkında yeterli bilgilere sahip değil. Hatta bazı Sünni topluluklar Alevilik konusunda, yerle gök arasını dolduracak ölçüde saçma sapan kanaatlerle yüklü. Tamamen cehaletten kaynaklanan ve milyarda bir bile doğruluk payı bulunmayan bazı iddiaları dinlediğim zaman, derin bir utanç duyuyorum.
Beri yanda Alevi yurttaşlarımız da, kendi aralarında birlik içinde değiller. Bir grubun ak dediğine, öteki grup kara diyor. Alevi vatandaşlarımız da, Sünni camiayı istenilen ölçüler içinde okuyamamışlar, tanıyamamışlar. Bilgisizlik, taassup, hatta düşmanlık, her iki kardeş camia arasında bazı kimselerin yakalarını pençelemiş durumda.
1993 yılında, Sivas’ta Madımak faciası meydana gelince, düşüncelerimi önce bu gazetedeki köşemde yazdım. Dedim ki: Madımak faciasını, sadece cehaletle, gafletle, vahşetle ifade edemeyiz. Bu kelimeler o facia karşısında çok mâsum kalıyorlar. Cehaletten, gafletten, vahşetten yüz misli daha kuvvetli kelimeler bulmalı, bu vahşeti o kelimelerle lanetlemeliyiz! Sonra hem Sivas’ta hem de Ankara’da, İstanbul’da tanıdığım imamlara sordum: “Bu Alevilik konusunu, neden vaaz kürsüsünde cemaate anlatmıyorsunuz? Üzerimizde çok büyük oyunlar oynanıyor. Ale-viler, önce soy bakımından sonra din bakımından bizim kardeşlerimizdir. Alevilik, İslâmın içinde cereyan eden siyasî bir harekettir. Bu düşmanlıklar, bizim felaketimiz olabilir” dedim. Bana dediler ki: “Bu konuyu, sizin söylediğiniz gibi anlatsak birtakım Alevi dernekleri ve basın mensupları, bizi günde kırk defa top ateşine tutarlar. O derneklerin görüşlerini ele alsak, bu defa hem başka Alevi derneklerinin, hem de Sünni topluluğun boy hedefi haline geliriz. Susmak mecburiyetinde kalıyoruz. Çünkü hoşgörü zemininden mahrumuz. Bu çok zor bir konu!”
Ben, bu kardeş kavgalarından çok endişeliyim. 55 yıldan beri duyduklarımı, gördüklerimi bir kitap halinde yazmak kararındayım. Konferanslarla da üzerime düşeni yapmak istiyorum. Mesela:
İlk defa İstanbul’da, Fırat Kültür Merkezinde, bir Öğretmenler Günü dolayısıyla, belki bin öğretmene, Ale-viliği anlattım. Aleviliğin ne demek olduğunu bilmezseniz, başarılı bir öğretmen olamazsınız, diye söze başladım. Sonra, o toplantıda bulunan Topkapı Çinili Camii imamının ısrarı üzerine, bir cuma günü, Aleviliği o cami kürsüsünde dile getirdim. Elimi öpmek isteyenler çok oldu. Geçen ay İstanbul’da Şükrü Balcı Polis Meslek Yüksek Okulunda 1100 yeni polis adayına tam iki saat, Aleviliğin doğuşu hakkında bilgi verdim. Gençler, beni ayakta alkışladılar. Üç hafta önce de, Fenerbahçe Camii Mütevelli Heyeti, beni ısrarla cami cemaatlerinin önüne çıkardılar. Cumhuriyet tarihinde galiba ilk defa ben bu Alevilik konusunu cami kürsülerinde açıklayan adam oldum.
Tabii bu arada, gazetedeki yazılarım dolayısıyla, bazı Alevi okurlardan da dehşetli küfürler, Yezidli hakaretler ve tehditler alıyorum. Cehaletimizin, terbiyesizliğimizin dehşetini göstermek için onları, yeni kitabımda siz de utanarak okuyacaksınız.


Bu yazı 489 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,917 µs