En Sıcak Konular

Yusuf Turan Günaydın

Kağıt Gemi
Yusuf Turan Günaydın
25 Aralık 2008

Bilgisayarlı Matbaacılık Öncesi Taşrada Basılmış Kitaplar-II



                                        

MARAŞ’LI ŞAİRLER (ANTOLOJİ)

Yusuf Turan Günaydın

Taşra’da basılmış kitaplar içinde en düzgünlerinden biri, hatta belki de en özenlisi sayabileceğimiz bu kitap 1960 yılı Ocak ayında Maraş’ta Şeref Basım ve Ciltevi’nde dizilip basılmıştır.

Şeref Turhan (1937-?), bir şiir kitabı ve söz konusu antolojisine rağmen ansiklopedik kaynaklara girmemiş bir isimdir. Kitapta şiirlerinden dört örnek ve biyografisiyle birlikte bir resmi vardır. Burada biyografisinden bir bölümü iktibas edebiliriz:

1954 de girdiği Ankara Devlet tiyatrosu Çocuk Bölümünde iken çekip İstanbul’a gitti. Matbaacılık ve gazete muhabirlikleri yaptı. 1957’de Maraş’a döndü. Şimdi adını verdiği bir basımevi kurmuş bulunmaktadır.” (s. 120)

Biyografisinde şiirlerini Bildiri adı altında toplamaya karar vermişken bundan vazgeçtiği, Yaşamlar Durağı adını vermeyi düşündüğü bir roman üzerinde çalıştığı söylenmekteyse de Rasim Özdenören’den aldığımız şifahî bilgiye göre şiirlerini aynı ad altında kitaplaştırmıştır. Yalnız ne yazık ki yayınladığı kitapların tam künyelerini Ankara Millî Kütüphane’de bulamadık. Üstelik Turhan’ın vefat etmiş bulunduğunu da üzülerek öğrendik. Ölüm tarihini tam olarak kimse hatırlamıyor…

Bugünden bakıldığında Maraş’lı Şairler’e hususiyet kazandıran birçok yönü vardır.

Kitap, Necip Fazıl Kısakürek’le başlıyor ve daha da öncesinde günümüzün önemli edebiyatçılarından Nuri Pakdil’in önsözüyle açılıyor. Pakdil, “Savaş” başlıklı bu yazısına kitabın basılış hikâyesini anlatarak başlıyor:

Bıldır Şeref’le ordu evinde oturmuş konuşuyorduk. Daha çok şiirden konuşuyorduk. Nasıl oldu bilmiyorum, tuttu, bu kitap fikrini atıverdi ortaya. Güldüğümü şimdiki gibi biliyorum. Böylesi bir derlemenin, bir araya getirmenin çok güç olacağını söyledim Şeref’e. Derlense bile, bir araya getirilse bile iyi şiirler bulunabilecek miydi? Söz dinletemedim. Ama bu mutlu davranışını da büyütüyordum gözümde. “Kararlıyım, Nuri” dedi, “bunu yapacağım.” (s. 1-2)

Kitaba girecek şairler ve şiirleri için birçok isimle yazışılır, şiirler seçilir  ve nihayet kitap baskı aşamasına gelir. Gelir de taşrada bir matbaada kitap basmak zor iştir, hatta bir tür deliliktir. Bütün bunlara yakından şahit olan Pakdil, bir taşra matbaasında kitap basımı için çekilecek zahmeti şöyle anlatıyor:  

Resimlerin kılişesi ayrı bir dert. Basımevine girer sonra. Küçük karanlık basık bir odaya. İki el, kumpastaki “a-b-c-ç-d-e-f-g-ğ-h-ı-i-j-k-l-m-n-o-ö-p-r-s-ş-t-u-ü-v-y-z”leri binlerce çoğalta çoğalta mürekkep karasından temizlenmedi. Çoğunluk elleri lekeli uyudu geceleri. 

Bu kitaba “Şeref’in Parmakları” adını koyuyorum ben. En hakçası bu olurdu. Kapaktaki ad, yani “Maraş’lı Şairler antolojisi” olsa olsa on parmak görüntüsünün utangaçlığına eşitlenmeli diyorum.” (s. 2-3).

Evet, taşrada bir kitabın basılabilmesi için harflerin elle tek tek dizilmesi, dizilen harflerin sayfalar basıldıkça kasalara dağıtılması ve aynı harflerle bu kez diğer sayfaların dizilmesi gerekmektedir. Yıldırıcı bir iştir bu. Bir taşra matbaasında kitap, çoğunlukla ancak arkalı önlü iki veya dört sayfadan oluşan en düşük sayfalı formalara basılabilir.

Şeref Turhan’ın hazırladığı Antoloji, bir taşra matbaasında basılmış olmanın bütün özelliklerini bünyesinde taşıyor. Formaları sadece dört ufak sayfadan oluşuyor, kullanılan hurufat sürekli dizilmekten ve sonra tekrar dağıtılmaktan yer yer silikleşmiş, hatta ezilmiş. Meselâ bazı nokta işaretleri hiç çıkmamış. İyi biliyorum ki, elle dizilen harfler içinde en çabuk ezilen karakter ‘nokta’dır. Fotoğraflar klişeden baskıya geçirildiği için netlik dereceleri iç açıcı değil. Her kelimenin arasına konulan boşluklar da eşit değil; satırı eşitlemek için aralarına gerektiği kadar espas konularak her satırda farklı genişlikte boşluklar oluşturulmuş…

Her şeye rağmen, bu Antoloji, 1960’lı yıllara göre oldukça başarılı bir baskı örneğidir. Özellikle kapağı, ofset baskı izlenimi verecek derecede emek sarf edilerek hazırlanmıştır.

Üstelik Nuri Pakdil gibi bir edebiyatçının rektefesinden geçmiştir kitap. Önsözün haricinde şair biyografilerinde de tam anlamıyla Nuri Pakdil üslûbu hâkimdir.

103. sayfasından sonrası yeşil bir kâğıtla ayrılmış ve buraya “Yeniler” başlığı konulmuş. Bu kısımda yer alan ünlü Maraşlı şairlerden yıllarca önce (1987) genç yaşta aramızdan ayrılan Cahit Zarifoğlu ve çok da uzak olmayan bir dönemde vefat eden Alaeddin Özdenören o dönemde 20 yaşındadırlar. Birkaç ay evvel kaybettiğimiz Erdem Bayazıt ise 21 yaşında… Bu vesileyle hepsine rahmet diliyoruz.

Edebiyatımızın aynı düzlemde değerlendirebileceğimiz bu üç şairinin Antolojide yer alan acemilik şiirlerinin de belli bir düzeyin üstünde olduğunu görüyoruz. Fakat bunlar elbette yayınlanmış şiir kitaplarında yer almıyor. Kitap, içerdiği şiirler açısından da bağrında sürprizler saklayan bir kitaptır.

***

Maraş’lı Şairler ancak sahaflarda bulunabilir. Mahdut sayıda basılmış bu tür kitaplara sahaflarda rastlamak bile zor iştir aslında. Gazi İletişim Fakültesinin saygıdeğer hocalarından Doç. Dr. Ersin Özarslan kitabı bir sahafta bulmuş. Biz kitabı kendisinden aldık ve geçici bir süre el koyduk. Elbette kendisine çok teşekkür borçluyuz.

Kitap gizli bir hazine gibi durduğu bir kitaplıktan günyüzüne çıkmış ve şimdi taze ve sade cildine kurulmuş durumda. Mütevazı bir taşra matbaasında basılıp dışarı çıktıktan sonra kim bilir kaç durakta konaklayıp Ankara’ya gelmiş ve bir sahaf dükkânının tozlu raflarında görücüye çıkmıştır…

Ve mine’l-garâib…



Bu yazı 936 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Şubat 2009 Ankarada Kaybolmuş Mukaddem Camii
    • 2 Şubat 2009 İyi bir biyografi yazısında bulunması gerekli özellikler
    • 18 Ocak 2009 Yunus Divanına Bir Şerh Başlangıcı: İŞİTİN EY YARENLER
    • 4 Ocak 2009 Bilgisayarlı Matbaacılık Öncesi Taşrada Basılmış Kitaplar III
    • 25 Aralık 2008 Bilgisayarlı Matbaacılık Öncesi Taşrada Basılmış Kitaplar-II
    • 12 Aralık 2008 Bilgisayarlı Matbaacılık Öncesi Taşrada Basılmış Kitaplar-I
    • 2 Aralık 2008 Kosova,Üsküp,Kalkandelen
    • 19 Kasım 2008 Ahmet Hatipoğlu Konseri
    • 23 Ekim 2008 Yakında Bu Köşede

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,394 µs