En Sıcak Konular

Memduh Atalay

Kıvılcım
Memduh Atalay
1 Ocak 1990

Oruç Bizi Nasıl Tutar?



Samanyolu ziyafeti buluşuyla Sezai Karakoç, orucun Türkçedeki güzelliğini resmetti. Biz günlük hayat içerisinde nimetin ilahi boyutunu atlasak da oruç yılda bir gelir ve kararan ruhumuza Samanyolu ziyafeti sunar. Bu ziyafet bizi arındırdığı gibi on bir ay boyunca haliyle tavrıyla, basın yayın organlarıyla değerlerimizi yok sayan hatta onlara savaş açan kimseleri de değiştirme gücünü taşımaktadır. Orucun metafizik yanı bizi değiştirdiği için bizim manevi atmosferimiz de diğerlerini değiştirir. Hiç ummadığımız kanallar sahur ve iftar programları düzenlemekte, Kuranı Kerim vermekte ve paralı hocalara “gönül” sohbeti yaptırmakta yarışır duruma gelirler adeta.

Demek ki biz bir aydaki mümin duruşumuzu on bir aya taşısak hayatı değiştirme gücüne sahibiz. Anadolu’yu “atsız pusatsız” fethetme bu olsa gerek! Oruç tutmayarak manevi atmosferimize uzak kalanlar biyolojik sınırda kalmanın dayanılmaz hafifliği ile fizik âlemin dar sınırlarının mahbesine hapsolan ruhlarının ağıtını yeni ve tatil adlı oyuncaklarla bastırmaya çalışsa da nafile. Nerden bakarsak bakalım inancımıza aykırı yapılanmalar bizdeki bir zaaftan beslenmektedir. Ramazanın metafizik atmosferini hayatımıza hâkim kılmayınca dönemlik değişikliklerimizin tesiri de dönemlik olmak zorunda.

Ramazanın bütünüyle bir güzellik taşıdığı çocukların saf tercihlerinde de kendini göstermektedir. Her çocuk o sihirli atmosferi yakalamak için anne babasıyla mücadele eder âdete. Çocuğun bu tercihi ve ısrarı aslında orucun saf bir dünyayı göstermesi değil midir? Şikâyetlerimizi, sıkıntılarımızı besleyen kendi tutarsızlıklarımızdır. Din düşmanı sayabileceğimiz kimseler bile velev kâr ve ticaret kaygısıyla olsa bile bizim orucumuza uygun bir konum alıyorsa biz bu gücü, hayatı değiştirme gücünü her zaman kullanabiliriz demektir. Sair zamanlarda ise kavi bir duruş sergileyip toplu bir yürek haline gelemediğimiz için zaafımız zalimin gücüne dönüşebilmektedir.

Bu gücü tüketimin bir oyuncağı haline getirmemeliyiz. Komşuluğun, ikramın, vermenin en güzelini yaşamalıyız ama ihtiyacı olmayan kimselerle ziyafet yarışına giderek orucun manevi atmosferini kirletmekten imtinaa etmeliyiz. Mevlana  “oruçlu der ki ben Allahın emri olduğu için helalden bile uzak duruyorum harama tenezzül eder miyim?” diyerek bize mümin şahsiyetinin bir duruşunu işaret etmektedir. Her oruçlunun cemiyet adına böyle bir sözü vardır: helalden uzak duran mümin şahsiyeti harama tenezzül etmeyeceğini oruçla kanıtlamış olmaktadır! Bu duruş hem bizi tercih ettiğimiz dünyanın sahici müntesipleri olmaya, hem de bizden olmayanları bizim dünyamıza göre şekillenmeye çağıran bir duruştur.

Hasan Harakani’ye kim cehennemlik diye sorduklarında, şöyle der:”Allah rızası için harcamak gerektiğinde cimrileşip, ihtiyacı olmayanlara gösteriş olsun diye harcamakta cömertleşenlerdir.”der. Dernekler, siyasi partiler, vakıflar bu uyarıya göre inceliğin, nezaketin müntehasında bir hassasiyetle ziyafet yarışından, ihtiyacı olana verme yarışına girmelidir ki Samanyolu ziyafetinin hayatı kuşatan gücü berhava olmaktan kurtulsun. Hormonlu iftar toplantılarına davet edilsek bile katılmayarak bu tavrı esas almalıyız.

Oruç bizi tutar tutmasına da biz tüketimin albenili, açık büfeli, gösteriş ve nefis kokan tuzağına koşmasak!

 



Bu yazı 732 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Aralık 2014 Öğretmenin Eğitime Katkısı
    • 1 Mayıs 2010 Türkülerimiz ve Acılarımız Bağlamında Biz
    • 4 Nisan 2010 Üşüyen Değil Davası Olan MUHSİN BAŞKAN
    • 26 Mart 2010 İlahiyatçı Bilgeliğin Dayanılmaz Hafifliği: BAYRAKTAR BAYRAKLI Örneği
    • 15 Aralık 2008 O Ayakkabılardan Öpüyorum Kardeşim
    • 22 Eylül 2008 Ulusalcı Paranoya ya da Vatan Satma Töhmeti
    • 15 Eylül 2008 Hazreti Ali Atatürk Olarak Dönmüş(!)
    • 8 Eylül 2008 Oruç Bizi Nasıl Tutar?
    • 4 Eylül 2008 Yeni Müsteşriklerimiz:Ateist Bilgelerimiz
    • 27 Ağustos 2008 Farklılık mı Aykırılık mı?
    • 26 Haziran 2008 Avrupalı Turistler Niçin “Kırolarla” Evleniyor?
    • 15 Haziran 2008 Bir Zulüm Tapınağı: Banka
    • 5 Haziran 2008 Başörtülü Kızlar Bağlamında Aşk ve Evlilik
    • 25 Mayıs 2008 Eğri Duruşun Doğrucu Davutları: Yaşar Nuri ve Ahmet Hakan
    • 14 Mayıs 2008 SÜKÛTUN SESİ YA DA ÂKİF’İN RESMİ
    • 11 Mayıs 2008 Çağdaşlığın Dayanılmaz Örtüsü
    • 4 Mayıs 2008 Zamane Hokkabazı
    • 27 Nisan 2008 İsmet İnönü’nün Pul Davası Bağlamında Siyasi Kekemelik
    • 24 Nisan 2008 Ukayl bin Ebu Talip Resminden Bugüne Bakış
    • 19 Nisan 2008 23 Nisan Çocuk Bayramı İçin Laik Faşizan Çocuk Aranıyor!

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,112 µs