En Sıcak Konular

Ergun Göze
Konuk Yazar-Sanatalemi.net
Ergun Göze
1 Ocak 1990

PKK Savaşı



Evet, birkaç gündür devam eden kara harekatı, TSK’nın her hangi bir askeri operasyonu değildir. Bu basbayağı başlı başına ve büyük bir savaştır. Eğer bu savaşı, üç beş bin teröristin yola getirilmesi için yapılan bir hareket sayarsanız aldanırsınız. Böyle bir hareket için, bu kadar uğraşmak, bu kadar zahmete girmek Türkiye Cumhuriyeti Ordularına yakışmaz.

PKK terörü bir düşünsenize bu kaç yıldır devam ediyor? Şimdiye kadar kaç bin şehit verdik. Ve asıl katilini bize teslim edenler “İdam etmemek şartını kabul ettirdiler” de öyle verdiler.

PKK’nın en büyük gücü, bir alet, bir maşa olmasında ve bu maşayı tutan ellerin onu Türkün aleyhinde kahpece kullanmasındadır. O kadar ki, güya bu son harekete izin vermiş gözükenlerin ağızlarındaki “Başka tedbirler de gereklidir” sakızını hâlâ çiğnemeye devam etmeleri, içerdeki kuyruklarının da PKK ağzıyla, utanmadan konuşmaları yaranın ve Türk’e kurulan pusunun ne derin bir uçurum olduğunu göstermektedir. Yoksa bayırın üç beş teröristi ne yazar? Arkasında kendilerine medeni denen bir sürü devlet ve onların TÜRK’e suikastı olmasa.

Türk Ordusu, eli kolu bağlı hale getirilmek için her şey yapıldıktan sonra; bıçak kemiğe dayanınca harekete geçmiş ve yine iş Mehmetçiğe düşmüştür. Yusuf Ziya Ortaç’ın dediği gibi,

“Kalbi Allah’a dayanır, dayanır dipçiğine
Güvenir milletimiz, yine MEHMETÇİĞİNE!”

Yine “Mehmetçik Günleri” geldi. Mehmetçik yine süngüsünü kavradı. Üçbeş teröriste karşı mı hayır, onun arkasındakilerin hepsine birden. Aslında manzara akıl dışıdır ve maşa PKK ve onun sivil uzantılarının, maşası oldukları ellerin bir gün kendilerini terk edebileceğini iyi düşünmeleri gerektir. Mehmetçiği seyretmek ve biraz da zaferinden pay çıkarmak isteyen politikacıların ise, bir gün o ellerin ayni maşaya tekrar yapışabileceğini iyi hesaplamaları gerektir.

Kendilerini Türk hissetmediklerini, marifetmiş gibi büyük bir hazla tekrarlayan vatandaşlarımız da şunu bilmelidir ki devlet kurmak Türk’e has bir şeydir. Ve bir devlet dışardan yıkılabilir ama, dışardan kurulamaz. Bağımsızlık ve devlet kurma iradesi herkese verilmemiştir. Bir cehalet şekli olarak canının kıymetini bilmemek kahramanlık değildir. Canını çok kıymetli bildiği halde onu vatanına milletine feda etmek kahramanlıktır. Daha açığı, Batı, daima, kürdü Türkün başına musallat edip uğraştırmayı bir kürt devleti kurmaya tercih edecektir. Tarih bunu böyle söylemektedir. Türk Devletine karşı isyan edenlerin kaderi de ihanete maşa olmaktır. Şeyh Sait’i İngilizler altınlar göndererek ve şeriat bahanesi ile isyan ettirip Musul’u ellerinde tutmadılar mı?

Şehitlerimiz zaten kendilerine vaadi ilahi olan rahmete kavuştular. Onlar hem düşmanı susturdular, hem de “Hamaset yapmayın” diye etrafı azarlayan bazı politikacıları, şimdi bülbül gibi hamasi şiirler okumaya mecbur ettiler. Anlayana bu saz kâfidir. Anlamayana da Allah bir gün anlatır. Bu millet Mehmetçiğine güvenmez mi?

Ama bu millet unutmasın ki, teröristlerin, topu bir Mehmetçiğin pabucu etmez. İçimiz ancak ona yanar.

Mehmetçiğin şehitliği bu devletin tek temeli ve ölçüsü gibidir. Geçende okudum, bir yazar bayan “Cinsel özgürlük, dinsel özgürlükten önce gelir” buyuruyordu. Mehmetçik, bu bayanın cinsel özgürlüğü için mi şehit oldu yoksa, vatan, millet, vatan, tarih şuuru ve imanı için mi?


Mehmetçik elbette bunlar için şehit oldu, bir kısım milletdaşları fuhuşa, kumara, rüşvete, kaçakçılığa, hırsızlığa daha kolay devam etsin diye değil.


Bu yazı 437 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Eylül 2008 Affet Beni Şerif
    • 28 Temmuz 2008 PKK Savaşı
    • 30 Haziran 2008 Selâm! Selâm!
    • 19 Nisan 2008 Sarkozy’nin Irkçılığı
    • 13 Nisan 2008 En Büyük Suç, Düşünce Suçudur
    • 16 Mart 2008 Lapulapu
    • 11 Mart 2008 Sıvas Metropoliti
    • 16 Şubat 2008 Bayan filozofun çıplak resmi

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,293 µs