En Sıcak Konular

Ahmet Kabaklı
Şeyhül Muharririn Unutulmayan Yazılar
Ahmet Kabaklı
1 Ocak 1990

Damda Deve Aranır mı?



     Tasavvuf'un "fakrı" yaşayan sultanı ibrahim Edhem,tahtında otururken,bir gece sarayın damında iri dev adımlarla dolaşır gibi gürültüler,sallantılar,takırtılar duydu.
     Padişahın damında gezmek kimin haddine!İbrahim Edhem'de şaşırdı."Bu gezenler insan olamaz,peri gezindi herhalde" diye düşündü.Ama merektaydı.
     Derken hiç görülmemiş çehrede adamlar,karşısında belirdiler.
     -Kaybımız var sultanım,onu ararız,dediler.
     -Neyinizi kaybettiniz ey güzel kişiler?
     -Develerimizi yitirdik,onu ararız...
     -İyi ama,damda deve arandığını kim görmüş?
     Hiç görülmemiş çehrede adamlar,işte o zaman taşı gediğine koydular:
     -Peki öyleyse sultanım...tahtı üzerinde oturup saltanat sürerken Allah'ı arayan adamın,Allah'ı bulduğunu kim görmüştür?
     (Mevlana,Mesnevi)
     Bu sözden sonra,İbrahim Edhem'ı tahtı üzerinde gören olmadı.
Belki Kafdağı'na gitmiştir,belki alelade br su kenarına,hiçbir şeye ihtiyat duymayan "fakr'ın son derecesini yaşamıştır.Ancak kendi gözünden ve halkın gözünden ırak olduktan sonra Zümrüdüanka misali,,alemde meşhur olmuştur.
     İbrahim Edhem,tasavvufta,Allah için yapılan,Ona kavuşmak için katlanılan büyük feragatin timsalidir.Fakir iken fakrı,dervişliği yaşamak belki kolaydır: Ağzını harama sürmemişsin,büyük lezzet,süslü elbise,kuş sütü eksik sofralar,birbirinden güzel cariyeler,bir emrinle ihya olan,öbür fermanınla başı kesilen binlerce insan görmemişsin...bir de ahlkın,itikadın imanın var:
     -Az yemiş,az konuşmuş,malda mülkte hırslı olmamış,iradeni namazla,oruçlaçalışma ile güçlendirmişsin...Bu da zor ama,sultan iken yokluğu,yoksulluğu seçmekten çok kolay.
     Tasavvufta bu büyük tecrübeyi,bu büyük feragati yapan hükümdar ibrahim Ethem'dir.Allah yolunda varını yok etmenin son ölçüde kamil insanıdır.tasavvufta erişilmez, "ideal" tip'tir."Ders"tir ve ibrettir.
     Bundan ötürü,bütün mutasavvıflar gibi ve yunus gibi Mevlana da Onu çok sever.Mesnevi'de birçok kıssalar,birçok hikmetler İbrahim Edhem üzerine kurulmuştur.
     İnsan böyle bir timsale baktıkça düşünür.
     Acaba can vermek,mal vermekten kolay mıdır?Gönlü ve iradesi ile saltanat terketmek o kadar müşkül müdür?Bu olmayacak bir şey midir ki,İbrahim Edhem,esasen bir feragat yolu terk felsefesi,malı mülkü hiçe saymak düşüncesi olan tasavvuf'un tarihinde,destanında,efsanelerinde bile tektir?
     Neden hakikaten,"damda deve arar gibi" biz böyle Allah yolunda,iman yolunda,vatan yolunda taç ve tahtından,mal ve mülkünden saltanat ve nüfuzundan feragat etmiş İbrahim Edhemleri ararız? çevremizi kurcalayarak,devrimizi silkeleyerek,tarihi kulaçlayarak ararız da yine İbrahim Edhem'lere pek rastlayamayız.
     Aksine,saltanatı,malı mülkü,kudreti ele geçirmek için çılgınlıklar yapanın,kan dökenin,hileye,dalkavukluğa,namussuzluğa bile başvuranın haddi hesabı yoktur.
     Buna karşılık,tatlı canını vermek o kadar kolay mı ki...Can maldan daha az mı değerli ki...hayrettir canına kıyanlar,intihar edenler,ölmek isteyenler yığın yığın görülmüştür.
     Ayrıca din yolunda,vatan yolunda tasavvuf "tarik"inde şehitler,milyonlarcadır.Aşk uğruna ölenler az değildir.Daha basit daha adi şeyler için,hatta para için ölümü göze alanlar çoktur.

(19.11.2000 Son yazısı,Türkiye Gazetesi)



Bu yazı 1,738 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Mart 2019 İslamofobi, Terör ve Türkiye
    • 27 Temmuz 2011 Hem suçlu hem güçlü (ABD’yi uyarmak)
    • 5 Mart 2011 Üç hayalperest millet
    • 22 Aralık 2010 Soykırımda dünya birincisi Amerika
    • 9 Kasım 2010 Gösterişsiz Allah adamı
    • 4 Kasım 2010 Ömer Öztürkmen’den selam
    • 20 Haziran 2008 Damda Deve Aranır mı?
    • 3 Nisan 2008 Dünden Bugüne Milliyetçilik
    • 29 Şubat 2008 Atatürk'ü Atatürkçü'lerden kurtarmak
    • 23 Eylül 2007 Atatürk'ün Gerçeğini Bulmak
    • 29 Şubat 2000 Sömürgeci Batı’nın Türk-İslam Düşmanlığı
    • 1 Ocak 1990 IRTICA...

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,794 µs