En Sıcak Konular

Aziz Dolu

Atabey
Aziz Dolu
29 Aralık 2015

Atatürkün Vasiyeti



Gönül gözü, çapaklı; gönül teli, paslı dahası beyninin kıvrımları küflü Kûfe halkı yaptı yine yapacağını. Moskof’un, Farisî’nin, el altından da Amerika’sından, İngiliz’ine; Alman’ından, Fransız’ına kadar cümle Batılıların ve tabi İsrail’in açık/gizli desteği ile Türkiye’ye kesin uyarı (ültimatom) ayarı çekti. Ee ne demiş atalarımız: Can, çıkar; huy, çıkmaz! Adam satmak, adamların geninde var. Hoş, bunlara adam demeye de bin şahit ister ya!..

 

Iraklı Araplar, bizzat “Son Peygamber”in ifadesiyle "cennet gençlerinin efendisi" olan Hz. Hüseyin'den sonra; 1200 yılı aşkın bir süre canlarını, mallarını namuslarını korumuş olan Türk Ordusunu da sattı. Güvenilmez Kûfelilerin torunları, Türk Ordusunu satmakla da kalmayıp; rengini, şehitlerimizin al kanından alan Türk bayrağını yakma küstahlığını, çirkefliğini de gösterdi.

 

Sormak lâzım bu dümbüklere "Ebu Gureyp'te, henüz 16-17 yaşındaki Kur'an hâfızı Arap kızına, Amerikan askerleri tecavüz ederken (Olayın doğruluğu, bizzat yan koğuşta tutuklu bulunan dönemin Bağdat müftüsünün şahitliği ile sabittir cancağızlar.) neredeydiniz lan godoşlar?" diye..

 

Söz konusu Musul-Kerkük ve hatta Halep olunca, Türkiye’nin tutacağı yol bellidir. Türkiye, Misak-ı Millî davasını tekrar gündemine almalıdır. İngiltere’nin, türlü dalaverelerle (entrika) elimizden aldığı bu vatan toprakları için her türlü yola başvurmalıdır. Gerekirse oradaki Türkmen ve Gurmanç (Kürt) kardeşlerimizin Türkiye’ye katılmak isteyip-istemediklerinin tespiti noktasında bir halk oylaması (plebisit) yapılması için Birleşmiş Milletler nezdinde girişimlerde bulunmalıdır.

 

Son Osmanlı Mebusan Meclisinin yani mebuslar (vekiller) meclisinin son kararı olan Misak-ı Millî hem millî meclisin hem de milletin ve devletin şerefini, haysiyetini kurtaran bir karardır. Bir nevi millî and olan bu kararın gereğini yerine getirmek için Kuva-yı Millîye hareketi başlamış Anadolu ve Trakya’nın kahir ekseriyeti (günümüz Türkçesiyle büyük bölümü) kurtarılmıştır. Yalnız Selânik dâhil Batı Trakya, Onikiada, Halep, Musul Kerkük, Batum gibi yurt köşeleri yad ellerde kalmıştır.

 

II. Dünya Savaşı yıllarında Amerikan ordusuna komutanlık da yapacak olan General Mc. Arthur’un Ankara ziyareti sırasında Atatürk’ün bizzat söylediği ve Generalin ilerleyen yıllarda anılarında dile getirdiği bir husus vardır. Atatürk, “Yeni bir dünya savaşı adım adım yaklaşıyor ama sanırım ben göremeyeceğim.” gibi sözler sarf eder. General, bu sözler üzerine “Ekselansları ülkeniz ve milletiniz için çok şeyler yaptınız. Öyle olsa bile gözünüz açık gitmez.” gibi sözlerle Atatürk’ü teskin etmek ister. Bunun üzerine Atatürk’ün ağzından “Gider General, gider. Musul-Kerkük, Adalar ve Selânik dâhil Batı Trakya’yı almadan ölürsem gözüm açık gider” gibi sözler dökülür. Ve General Mc. Arthur da bu sözlere, emekliliğin tadını çıkarırken kaleme aldığı anılarında yer verir.

 

Hani birileri diyor ya: Türk Ordusunun Irak’ın kuzeyinde ne işi var? Türkiye ne karışıyor Halep’e, Bayır-Bucak’a filan diye… Hemen söyleyelim: Gâzi Mustafa Kemal Paşa’nın ruhunun huzura ermesi için cancağızım!.. Atatürk’ün vasiyeti ya, onun için!..

 

Aziz Dolu Atabey                                                                          

http://azizdolu.blogcu.com/

 



Bu yazı 217 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Temmuz 2017 Ömer Halisdemir
    • 5 Temmuz 2017 Musul; Nureddin Zengi'nin Yadig
    • 23 Mayıs 2017 Ra, Rab, Tanrı ve Türkler
    • 7 Mart 2017 Türkiyeyi Ve Dünyayı Anlamak
    • 14 Ocak 2017 Rainadan, Radikalizme
    • 1 Ocak 2017 İslam, İslamcılar ve Anarşizm
    • 22 Aralık 2016 Kurt Ulur, Vatan Kurtulur
    • 7 Aralık 2016 Şangay Bilmem Ne Kaçlısı
    • 20 Kasım 2016 Başkanlık Tartışmaları
    • 20 Kasım 2016 Fıratın İki Yakasını Bir Araya Getirmek
    • 7 Ekim 2016 Bir Meşrep Olarak Alevilik
    • 22 Eylül 2016 Piruz Dilenci; Güney Azerbaycanın Özgürlük Ateşini Harlayan Adam
    • 11 Eylül 2016 Bu da oldu; Atatürkün resmine sansür
    • 31 Ağustos 2016 Yüksekova İl Olmalı
    • 18 Ağustos 2016 Yapılandırma Ayarlarına Dönüş
    • 8 Temmuz 2016 Atatürk Türkiyesinden, Humeyninin İranına
    • 2 Temmuz 2016 Akıl ile vicdanın hasbıhali
    • 2 Temmuz 2016 Almanların Maskarası, Çerkezlerin Yüzkarası
    • 29 Mayıs 2016 Bir, Üç, Beş
    • 23 Mayıs 2016 Otizmliler, ille de AKP diyormuş

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,574 µs