En Sıcak Konular

Yakup Musa

Hakikat
Yakup Musa
6 Haziran 2015

TÜRKİYE'DE BAŞKANLIK SİSTEMİ



            TÜRKİYE Anayasada da belirtildiği şekilde üniter bir devlettir. Parlamenter Sistemdeki aksaklıklarına rağmen yönetim şekli ve ülkemize en yakışan, kuvvetler ayrılığına duyarlı, genelde başarıyla yürüyen bir rejime sahiptir. Cumhuriyet, parlamenter sistem bağımsızlık vasfı vazgeçilmez olan Türk Ulusuna en uygun yönetim şeklidir.”

            Yeni düzenlenmesi planlanan anayasada amaçlanan aksaklıklarına rağmen parlamenter yönetimden, sistemden vazgeçip, özerklik yani federasyon (parçalanma) amaçlanmaktadır. Bunu bölünme’ olarak da değerlendirebiliriz. Üniter devlet yapımız bu amaçlanan, bize ithal edilmeye çalışan rejimle tamamen zıttır.” Önünde en büyük engeldir.

            Başkanlık Sistemi’nin getirisi, “federatif devletlerden oluşan, birlik, bütünlükten uzaklaşmış, yine birlik ve beraberliği ortadan kaldıran bir yönetim amaçlanmaktadır.” Federasyon Yönetimine geçiş ancak yeni anayasa ile ve devletin üniter, bölünmez, bütünlüğünün Anayasada değiştirilemez hükümler maddeler arasında olmasına rağmen devletin idari şeklinin değiştirilip Yeni TÜRKİYEadı altında  halk bu yeni rejim/düzenden tafsilatıyla aydınlatılmadan, ama eski üniter, Türk Milliyetçiliğinden, Türklük kimliğinden  uzaklaşıldığı kesin olduğu tahmin edilmesi zor olmayan  (halkımızın yine bu getirilmek istenen yeni sistemden yeterli bilgisi ki kesinlikle yoktur, ve hiçbir hükümet yetkilisi tarafından da getirilmek istenen sistemin ne olduğu, ne amaçlandığı net olarak açıklanmamaktadır!)  Üniter TÜRKİYE Cumhuriyeti olmaktan çıkarılarak Türk Kürt Federasyonu’ndan oluşan yeni bir devlet kurulmasının amaçlandığı, şimdiye kadar izlemiş oldukları tutum ve açıklamalarından kolayca anlaşılmaktadır.

Tabi bu yönetim şekliyle artık üniter yapı tamamen ortadan kalkmış bulunmaktadır.

            Yeni TÜRKİYE diye sunulan özetle;

Türklük kimliğinden vazgeçilmiş, ‘içerisinde Türklük kavramı bulunmayan içi boşaltılmış milliyeti/milli kimliği belli olmayan bir anayasa değişikliğidüşünülmektedir. Şunu da belirtmek gerekir ki bu mevcut yönetim şekliyle artık milli/üniter bir devletten söz etmekten artık söz edilemez. Milli duruşunu, milli kimliğini kendi aldığı karar ile terk eden bir ülke dünyada görülmüş değildir, bu da ancak aziz Türk Milletine görülen bir durum olacaktır.” TÜRKİYE Cumhuriyeti’ni oluşturan bunca ‘Türk nüfus yoğunluğu, Türk Halkına rağmen adeta görmemezlikten gelinerek Türklük unutturulmaya çalışılmakta,’ anayasada geçen Türklük kavramı; TÜRKİYE’yi kuran herkesi etnik kökenine bakmaksızın, birleştirici şekilde Türk Halkı olarak nitelemiştir ki ne yazık ki halkımız bu önemli, hayati, birleştirici, birbirimizi bir arada tutan milli (Türk) kimliğimizden uzaklaştırılmak yeni anayasada (Siyonist İsrail’in etnik kimlikten uzaklaştırma; ‘BOP Projesi’ne ne kadar uygunluk taşıdığı’ ayrıca bir tartışma konsudur.) amaçlanmaktadır.  

12 HAZİRAN 2011 senesinde genel seçimlerden  sonra hükümet ABD’deki gibi başkanlık ve iki partili sistemden yana olduğunu” referandum ile bunu gerçekleştireceğini daha o zamanlar söylemişti. Ama halkımız bu açıklamanın ne manaya geldiğini, ülkemize getireceği menfi/üniter devletten vazgeçme, fedarasyon (Devletçiklerden oluşan devlet yapısı) olduğunu mevcut bilgisi ne yazık ki bu tehlikeli durumu kavramaya yetmemişti.

 

Şunu unutmamalıyız ki;

 

Başkanlık Sistemi’ni ilk ortaya atan ve savunanın eşkiyabaşı ÖCALAN’dır. Özerklik/bağımsızlık istemenin Siyonist Büyük İsrail’in kurulmasında ulaşabilecek kısa yolun Başkanlık Sistemi olduğunu ve bu yolun Başkanlık Sistemi’nden geçtiğini bilmemiz gerekir. Başkanlık Sistemi/rejiminin  BOP Projesi’nin bir ayağı olduğu  unutulmamalıdır.

 

PKK ve eşkiyabaşının da Başkanlık Sistemi’ni savunduğunu unutmayalım. Kürdistan’ın(!) Başkanlık Sisteminden geçmesi kurulması için tek siyasi yoldur.

 

            Başkanlık  Sistemi’nin getirisi; “yasama, yürütme ve yargıya tamamen yönetimdeki başkanın tam hakim olmasıdır.” TÜRKİYE’ye özgü bu Başkanlık Sisteminde; kuvvetler ayrılığı, sosyal hukuk düzeninin siyasallaştığı, başkana bağlı olduğu, ülkeyi yöneten mevcut Başkanın her dediğinin soruşturulmadığı/soruşturulamadığı, denetlenmediği/denetlenemeyeceği, dünya ülkelerinde sadece bize özgü bir yönetim biçimi olacağı şimdiye kadar izlenen siyasi girişimlerden anlaşılmaktadır.”

 

TÜRKİYE’nin yakın Cumhuriyet ve öncesi siyaset tarihi incelendiğinde ”kesinlikle bize uymayan bir sistemdir”. İç işlerinde serbest, dış işlerinde merkeze bağlı, kendi ordusu, bayrağı, güvenlik güçleri hatta bayrağı olan devletçikler Başkanlık Sistemi’nin genelde siyasi yönetimidir.

 

Ortadoğu ülkeleri, bir tür Başkanlık Sistemi, feodal sistemle yönetilmektedir. Bu ülkelerde siyasi huzursuzluk, cinayetler, kanla dolu, her gün birçok insanın ölmesiyle sonuçlanan kesinlikle huzurun hakim olmadığı bir siyasi ortam mevcuttur.Bu ortamın oluşturulmasında dış siyasi güç ve servislerin parmağı olduğu kesindir.” Feodal sistemdeki boşluklar neticesi yabancı gizli servis, ajanların ortada kol gezdiği, kesinlikle güven, istikrar, can ve mal güvenliğinin olmadığı tam Siyonist İsrail’in istediği siyasi ortamdır.

 

İsrail kesinlikle bölgesinde ve dünyada üniter devletlerin varlığını istemez. Bölünmüş, parçalanmış, eyaletlere ayrılmış devletlere hükmetmek daha kolaydır. Avrupa’da üniter devlet yapısına rastlamak mümkün değildir. Her ülkede eyaletlere ayrılmış bölümlerde Siyonist siyasetlerini kabul ettirmeleri oldukça kolaydır. Ama  ülkemizdeki gibi merkeziyetçi/üniter yapıya sahip ülkeler üzerinde etkisi oldukça güçtür. Dünya ülkelerindeki yerli işbirlikçiler eliyle Ortadoğu, Avrupa  ve dünyada bu operasyonunu gerçekleştirmiştir.

             

            Geçen yapılan seçimden sonra “Başkanlık Sistemi” hızlı bir şekilde yürürlüğe sokulmuş, hükümet almış olduğu oldukça yüklü oy potansiyeli ile Türk siyasi rejimini tamamen değiştirecek bu rejimi değiştirmeyi kendisinde yetki görmektedir. Basın, tv.lerin geneli de Başkanlık Sistemi konusunu destekleyici bir tutum içinde olmaları, bir arada dile getirmeleri tesadüflerle asla izah edilemez.

 

Halkımızın ülkemizin üniter yapısını değiştirecek bu rejim değişikliği girişimini göreceğini, bunun yürürlüğe girmesine engel olacağı kanaatindeydik. Fakat geçen seçimlerde % 50’ye yakın oy verilmesi kanaatlerimizi, ümitlerimizi boşa çıkarmıştır. Türk Halkının Başkanlık Sistemi ve getirisi olan “federe sistemininbölünme olduğu konusunda bilgisi yok derece azdır. Federatif yapı ancak TÜRKİYE’yi bölmeye, büyük İsrail’in kurulmasına kolaylık sağlayacağı, İsrail’i Ortadoğu’da rahatlatacağı, Siyonist operasyonlarına daha rahat devam etmesine yarayacağı muhakkaktır. “Aynı zamanda Başkanlık Sistemi Projesi Siyonist İsrail’in BOP Projesi çerçevesinde yer almaktadır.”

 

G-20 Devletler Topluluğunda içerisinde 10 ülke başkanlık sistemiyle yönetiliyor söylemlerinde bulunularak halk yanıltılmaktadır. Bu 10 ülkenin TÜRKİYE gibi Üniter devlet olmadığı, çeşitli, içlerinde yapılara sahip federal devletlerden oluştuğu, özerk yapılar ile yönetildikleri halktan gizlenmektedir!

 

            Ülkemizde federatif yönetime gitmek/Başkanlık Sistemi için hiçbir siyasi sebep bulunmamaktadır. Zaten “ülke menfaatlerine faydalı bir rejim olsaydı ATATÜRK Başkanlık Sistemini kendi getirirdi” ki o zamanlar ortam, siyaset buna çok müsaitti. Ama ulu önder bu ülke menfaatlerine uymayan devlet düzenini daha o zamandan görmüş, parlamenter rejimde karar kılmıştır.

 

            TÜRKİYE’de uygulanmak istenen Başkanlık Sistemi dünyadaki örnekleri gibi değildir. Bize özgü bir sistem uygulanmak istenmektedir. Demokratik ülkelerde, örneğin ABD’de başkanlık sisteminin kontrol ve denetleme mekanizmaları mevcuttur. Bunların en önemlileri kesin çizgileriyle birbirinden ayrılmış kuvvetler ayrımı, çift meclis ve yüksek yargıdan oluşmaktadır. Buna benzer bir şekilde bir demokratik Başkanlık Sistemi getirilmek istenmemektedir. Sorgulanmayan, kuvvetler ayrılığına dayanmayan, bu kurumlar tarafından denetlenmeyen/denetlenemeyen, icraatleri konusunda tamamen serbest olan  bir sistem uygulanmak istenmektedir.

 

Ülkemizde yaşayan diğer etnik kökenli vatandaşlarımızın birbirleriyle hiçbir sorunu, alıp veremediği yoktur. Sanki böyle bir sorun varmış gibi suni sorunlar oluşturulmaktadır. Kaynağı dışarıda şer projeler Cumhuriyet döneminde hiç bu kadar yürürlüğe konulmamıştı. Siyonist projeler zamanında Osmanlıyı da yıkmış, şimdi aynı oyun TÜRKİYE Cumhuriyeti’nde de yine sahnelenmektedir. Bütün bu uygulamaların hepsinin BOP Projesi çerçevesinde uygulandığı bir gerçektir. İslam ülkeleri ve özellikle SURİYE, AFGANİSTAN’da ve benzeri plan/olayların bir benzerinin de İRAN’da meydana getirilmeye çalışılması tüm bu karışıklıkların ve emperyalist saldırıların da “BOP Projesi”nin uygulaması olduğu unutulmamalıdır. Başkanlık Sistemi de ülkemizde bize uygulanmak istenen bu saydığımız girişimler arasındadır.

 

            Çok tehlikeli bir dönemden geçiyoruz. Sağduyuya en çok ihtiyacımızın olduğu, vatanımızın üzerinde çok büyük tehlikeli oyunların oynandığı bilincinde olmalı Siyonist tertiplere kanmamalıyız.

 

Unutmamalıyız ki, izleyeceğimiz Millici politikalar tek kurtuluşumuzdur. Başkanlık Sistemi, federasyon kesinlikle Türk Milleti/Devletinin yararına değil aksine yıkılmasına, karışıklıklara, devlet otoritesinin ortadan kalkmasına neden olacağı, getirisi Siyonist ve emperyalistlerin tutsağı olmamızdır.   

 

Selam ve saygılarımla.

 

Yakup MUSA

 

06.06.2015

 

 



Bu yazı 617 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Ekim 2015 TÜRKİYE'DE BAŞKANLIK SİSTEMİ
    • 16 Ekim 2015 BALYOZ DAVASI BİLİRKİŞİ RAPORLARI (3)
    • 2 Ekim 2015 TCG MUAVENET FACİASI!
    • 17 Ağustos 2015 AMERİKAN ÇOCUKLARI ÇUVALDA
    • 6 Haziran 2015 TÜRKİYE'DE BAŞKANLIK SİSTEMİ
    • 24 Mayıs 2015 BALYOZ DAVASI BİLİRKİŞİ RAPORLARI (2)
    • 19 Mayıs 2015 KÜRECİK RADARI İSRAİL İÇİN ÇALIŞIYOR!
    • 11 Mayıs 2015 BALYOZ DAVASI BİLİRKİŞİ RAPORLARI
    • 26 Nisan 2015 100. YILINDA ÇANAKKALE SAVAŞLARI
    • 13 Nisan 2015 İCRA VE İFLAS KANUNUNUN KABÜLÜ
    • 1 Nisan 2015 31 MART VAK’ASI
    • 18 Mart 2015 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ
    • 4 Mart 2015 28 ŞUBAT BELGESİ
    • 31 Ocak 2015 SOYKIRIM İFTİRASI
    • 28 Aralık 2014 EHLİ KÜFÜRE BENZEMEKTEN KAÇINMAK!
    • 22 Aralık 2014 DÜNYA HABERLERİNİ CIA YAPTIRIYOR!
    • 20 Kasım 2014 TCG. MUAVENET FACİASI
    • 15 Eylül 2014 27 MAYIS VE 12 EYLÜL DARBESİ
    • 10 Haziran 2014 27 MAYIS DARBESİ VE MASONLAR
    • 1 Haziran 2014 27 MAYIS DARBESİ GERÇEKLERİ

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,138 µs