En Sıcak Konular

Ersoy Yıldız

Geniş Açı
Ersoy Yıldız
1 Nisan 2015

ABD Dünyanın Kontrolünü Kaybediyor Mu?



Yemen üzerinde Şii Husiler ile başta Sünni Suudiler çatışıyor gibi görünse de; perde gerisinde İran ve ABD olduğu ortada gibidir. Görünüşe bakılırsa, ABD ve İran gibi iki aktör Yemen üzerinde satranç mücadelesi veriyor. Belki, Yemen gelişmesini ‘danışıklı dövüş’ gibi değerlendirenler çıkabilir. Belki de, ‘karamanın koyunu sonra çıkar oyunu’ misali bir planın uzantısı gibi görenler de olabilir. Şimdilik bu konuda kesin bir şey söylemek zordur. Zaten konu Yemen’in kendisi değildir. Asıl anlatmak istediğim, Henry Kissenger’in, ABD’nin geleceğine yönelik kaygılarını aktarmaktır. Henry Kissinger’in, geçen yıl yayınlanan ‘Yeni Dünya Düzeni’ isimli bir makalesi bulunuyor. İleri sürdüğü iddia; ABD’nin artık dünyayı kontrol edemez hale geldiğine yöneliktir. Şayet, Yemen’deki gelişmeler, ABD’ye rağmen devam ediyorsa, Kissinger’in söylediklerini tutarlı hale getiriyor. Elbette makalesini yayınlandığında Yemen olayı yoktu. Fakat ortaya koyduğu örneklerin Yemen’den farklı tarafı bulunmuyor.

Kissinger dünyada yaşanan çatışma alanlarını ayrıntılı olarak tarif ediyor. 1948’den 2000’li yılların başına kadar devam eden dünya düzeninin krize girdiğini ilan ediyor. Dünyanın farklı bölgelerindeki gelişmeleri işaret ederek, başta ABD’nin olduğu dünya düzenin mevcut durumu artık kaldıramadığını vurguluyor. Makalesinde önce bir dünya düzensizliğinden bahsediyor. Diyor ki;

“Ortadoğu yangın yerine döndü. Irak ve Suriye’de yaşananlar, IŞİD’in yaptıkları, İsrail’in Gazze’de yaptıkları her gün dünya kamuoyunu meşgul ediyor. Ortadoğu’daki istikrarsızlık yakında sona ermeyecek. İran’ın nükleer programından kaynaklanan anlaşmazlığa henüz bir çözüm üretilemedi. Bu konuda anlaşmaya varılamazsa ne olacak? Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi Batı-Rusya ilişkilerini gergin bir döneme soktu. Putin, Ukrayna’nın doğu bölgelerine bir şekilde el koymak istediğini gizlemiyor. ABD-Çin ilişkilerinin pürüzsüz olduğunu söylemek mümkün değil. Çin’in Pasifik bölgesi ve ötesinde izlediği bazı politikalar ciddi gerginliklere yol açıyor. Çin’in komşuları (Japonya,Vietnam,Filipinler,Güney Kore vs.) büyük kaygı içinde. Tüm bunlar, dünya düzeninden değil, dünya düzensizliğinden söz etmenin mümkün olduğunu gösteriyor.”

Kissinger, daha sonra ABD’nin dünyanın tek süper gücü olmaktan çıkmaya başladığını da anlatıyor. Bu bir bakıma dünyayı tek başına kontrol etmekten uzaklaştığı anlamı da geliyor. Diyor ki, “Sovyetlerin dağılması ile ABD tek süper güç olarak kalmıştı. Dünya düzenini kurup korumak ABD’nin göreviydi. Şimdi durum hızla değişiyor. Yıllık ekonomik üretimi kadar dış borcu olan, maliyesi sürekli açık veren ve 2035 yılında dış borcu yıllık üretiminin yüzde 190’ına varacak, üretim ekonomisini Çin’e kaptırmış bir süper güçle dünya düzeni kurmaya çalışıyoruz! Dünya, artık, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı arasındaki yıllarda olduğu gibi, süper gücü olmayan bir döneme girmektedir.”

Peki bunları, Kissinger’den duymak neden önemli olsun ki? Çünkü, Henry Kissinger deyip gelip geçmeyin! Uzun yıllar ABD başkanlarına akıl hocalığı ve dışişleri bakanlığı yaptı. Soğuk Savaşlı yıllarda ABD-Çin, ABD-Sovyet ilişkilerinin mimarıydı. Dünyada pek sevilmeyen biri olmasına rağmen, dış politikaya ilgi duyanların vazgeçemediği bir isimdir.



Bu yazı 347 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Haziran 2015 Başkanlık Sistemi Tartışması Asıl Şimdi Başlamalıdır
    • 29 Mayıs 2015 Türkiyede Sistem Tartışması Bitmez
    • 19 Mayıs 2015 Demokrasi Yönünden Sistemler Farkı
    • 4 Mayıs 2015 3 Mayıs Türkçülük Bayramıydı
    • 1 Mayıs 2015 Amerikada Niçin Sistem Tartışması Yapılmaz?
    • 25 Nisan 2015 "Develeri Oynatmayın Beyler!"
    • 23 Nisan 2015 Cumhuriyet Mi Demokrasi Mi?
    • 21 Nisan 2015 Ermeni Meselesi Türkiye İçin Aşil Sendromu Olmamalıdır
    • 15 Nisan 2015 Osmanlı'da ve İran'da -Mezhep ve Devlet-
    • 11 Nisan 2015 Chp'nin İki Parmak Solundayız! (1946'lı Yıllar)
    • 10 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1923-1946 arası)
    • 8 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1)
    • 5 Nisan 2015 Savaşların Değişen Yüzü: Hibrit Savaşlar
    • 1 Nisan 2015 ABD Dünyanın Kontrolünü Kaybediyor Mu?
    • 28 Mart 2015 Yemen Üzerinden İranı Tartışmak
    • 26 Mart 2015 Başkanlık Sistemi mi?
    • 25 Mart 2015 Kumpaslı Mecazlar
    • 21 Mart 2015 Japonlar, Çocuklarına Hiroşima'yı ve Nagazaki'yi Niçin Gezdirir?
    • 19 Mart 2015 'Biz Anafartalara Bir Dar-ül Fünun (Üniversite) Gömdük'
    • 18 Mart 2015 Gençlerden Ecdada Mektup

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,410 µs