En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
31 Mart 2015

Hukuk Tanımayan Nefret Aşılayan Ayrımcılık Yapan Ve



Ayrımcılığın ve nefret söyleminin egemen hale geldiği bir dönemde, aydınların, hukukçuların görevi, daha da önem kazanmaktadır.

 

Yalan söyleyen, hırsızlık yapan, rüşvet alan, yolsuzuk yapan, milleti bölen, devleti tahrip eden bir maskeli çete; ayrımcılıkla nefreti körüklerken toplum ve kamu düzenini, sarsmaktadır.

 

Anayasanın rafa kaldırıldığı, yetki gücünü elinde bulunduranların, hukukta-kanun da benim diye keyfi uygulamalar yaptığı bir ülke gerçeği, her duyarlı insanı tedirgin ediyor.

 

Türkiye kaosa sürüklenmektedir. Kaos olan nedir?

Devlet ve millet kavramlarının altüst edilişi,

Ülkenin yeraltı yerüstü kaynaklarının yabancıların eline geçişi,

Zengin yoksul/fakir farkının artması,

Tarafsızlık ve yansızlığın terkedilmesi,

Hukukun, adaletin katledilmesi,

Hırsızlığın, yalancılığın, dönekliğin meziyet sayılması,

Çağdışı ilkel ortaçağ kalıntısı Vahhabi Arap kültürünün Din diye yaşatılmak istenmesi,

Azınlık radikal dinci zihniyetin inancın tek gerçek inanç-yaşam diye yansıtılması,

Din kisvesi altında kitleler yalanla uyutulurken, ekonomik kaynakların; talan edilmesi,

Hoşgörünün, sevginin ve saygının kalkması.

 

Halk; derin bir uyku içindedir. Rahat, huzurlu memnun. Olup bitenleri görememenin, uyandırılacağını düşünememenin keyfini sürüyor. Saadetin hep böyle devam etmesini, hiç uyandırılmamasını ister. Ama bir gün gelecek, uyandırılacaklar.

 

Halk; okumayı, düşünmeyi sevmiyor. Düşünürse rahatının kaçmasından korkuyor. Yuvanızın temeline dinamit koymak istiyorlar, diyoruz, aldırmıyorlar. Sözümüze kulak verirlerse, tedbir almak gerekeceğini anlıyor, zahmete girmek istemiyorlar. Halkın bir kesiminin bir tek endişesi var; gününü gün etmek, dilediği gibi yaşamak.

 

Halk; mücadeleden ürküyor. Öylesine ürküyor ki, sizin için yapılan mücadelelerle ilgisinin olmadığını, göstermek ihtiyacını duyuyor.

 

Ülkenin birçok sorunu var. Şer güçler, sayılamayacak kadar çok. Diken üzerinde. Fakat halk dikenli bir yolda ayağını yaralamadan yürümenin, mümkün olmayacağını unutuyor.

 

Halk; tehlikeyi görünce, korkulu bir rüya görürmüşçesine sırtını dönüyor. Yeni ve eskisinden daha derin bir uykuya dalıyor.

 

Halkı hiçbir feryat, uyandıramıyor. Tehlikeyi anlamasını temin edemiyor. Yaklaşan düşmanın, ara sıra yumruğunu yiyor, hassas bir yerine iğne batırılmış gibi şöyle bir sıçrıyor, şaşkın şaşkın bakıyor ve sonra da başını yastığa gömüyor.

 

Nasıl mı?

Türkiye’de, Siyasetin Yargı’yı Kuşatmasından öte; Yargı dahil olmak üzere, devletin ve toplumun kurumları, köhnemiş çağdışı zihniyete sahip olanların birimi haline dönüştürülmüştür.

 

Bu sürecin aktörleri, duygularına, koltuk servet hırslarına hakim olamamışlardır.

 

Türkiye; kin nefret ve öfke ile intikam diye sayıklayan dini istismar eden adaleti katleden bir fasıklar güruhu ile karşı karşıyadır.

 

Üstünlerin Hukukunu gerçekleştirmenin hazzıyla birbirlerini kutlayanlar artmaktadır. Devlet nüfuzunun kötüye kullanılması suretiyle oluşan böyle bir tablodan demokrasi, insan hakları, kamu hizmeti verimliliği ve toplumsal barışın çıkmayacağı açıktır.

 

Türkiye, hukuku askıya alan bu ilişkiye mahkûm olmayacaktır. Kendisini kuşatan yapıyı kıracak ve Hukuk Devletini yeniden inşa edecektir.

 

Günün Sözü: Ayrımcılığın olduğu yerde kaos kaçınılmazdır.



Bu yazı 819 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,481 µs