En Sıcak Konular

Ersoy Yıldız

Geniş Açı
Ersoy Yıldız
21 Mart 2015

Japonlar, Çocuklarına Hiroşima'yı ve Nagazaki'yi Niçin Gezdirir?



 Papatya Yayınlarından "Destanlaşan Çanakkale"  kitabının rivayetine göre; bundan 30 yıl kadar önce eğitim sistemini incelemek için Türkiye'ye bir Japon heyeti gelir. Dönemin başbakanını da ziyaret eden heyet ile Türk yetkililer arasında ilginç bir diyalog geçer. Japon heyeti, Türk eğitim sistemi ile ilgili düşüncelerini anlatmaya soğuk bir cümle ile başlar.

İlk cümlelerden biri şu olur:

"Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!"

Türk yetkililerde şok etkisi yapan bu cümleden sonra, karşılıklı soru ve cevaplar devam eder. Heyet, daha sonra kendi eğitim sistemini anlatmaya başlar.

Japon heyeti der ki;

"Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Önce çocukları uçak kadar hızlı giden trenlere bindirir ve çok katlı yollardan geçiririz. En üstün teknolojiyi gösterir, robotlarla çalışan dev fabrikalarımızı gezdiririz. Bu baş döndürücü teknoloji karşısında sarsılan ve şoke olan çocuklarımıza deriz ki: 
-İşte gördüğünüz bu hızlı trenleri ve üstün teknolojiyi sizin atalarınız yaptı. Eğer siz daha çok çalışırsanız daha hızlı giden ulaşım araçları yapar, daha üstün teknoloji meydana getirir, daha modern fabrikalar kurarsınız... Sonra çocuklarımızı Hiroşima ve Nagazaki'ye götürüp düşmanın harap ettiği bölgelerimizi gezdirir ve bu defa da deriz ki: Bakın, eğer siz birlik beraberlik içinde çalışmazsanız, işte düşmanlar sizin ülkenizi yakar, yıkar, bu hale getirirler. Ama birlik beraberlik içinde çalışırsanız, güçlü olursunuz, düşmanlarınız size saldırmaya cesaret edemezler. Artık birlik beraberlik içinde çalışmak ve çalışmamak konusunda kararınızı siz verin... 
Bu örneklerle çocuklarımız kendilerine gelerek iyi ve çalışan bir Japon genci olma yolunda milli bir şuur ve heyecanla okumalarını sürdürür"

Sonra, Japon heyetine bir soru yöneltilir:

"İyi de bizim Hiroşimamız, Nagazakimiz yok ki?"

Verilen cevap nettir?

"Sizin Çanakkaleniz var!"

 Sadece Çanakkale mi? Unutuldu mu, yoksa anlaşılması için örnek yeterli mi görüldü, bilemiyorum. Fakat, liste Sarıkamışlar, Dumlupınarlar, Kocatepeler şeklinde de uzatılabilir.

Belki bu anlatılanları, hamaset, mübalağa veya boş laflar gibi değerlendirenler olabilir. Türkiye'de bundan önce yapılması gereken çok şey var, diyecekler de olabilir. İtiraz edeceklerin kendilerine göre haklı tarafı da olabilir. Ancak unutmayalım ki, milletlerin güç unsurlarının nelerden oluştuğu şöyle sıralanıyor:

-Askeri güç

-Ekonomik güç

-Politik güç

-Coğrafya gücü

-Teknolojik güç

-Nüfus gücü…

Bu unsurların her biri veya toplamı, milletlerin uluslararası alanda güçlü olmasında etkilidir. Peki başka unsurlar var mı?

Var tabi ki. Bir de sayılanların her biri kadar önemli, belki daha da öne çıkabilecek; elle tutulamayan, gözle görülemeyen başka bir güç daha var:

-Milletlerin sahip olduğu milli moral gücü var.

Normal şartlarda ölçülmesi zor olan milli moral gücü, milletlerin kaos ve bunalımlı dönemlerinde ölçülebiliyor. Yani milli moral gücünün mihenk taşı kaos ve bunalımlı dönemlerdir. Eğer, milli moral gücü yeterli değilse, diğer güçler çok da bekleneni veremeyebilir. Herhalde, Japonlar çocuklarının morali altüst olsun diye Hiroşima ve Nagazaki'yi gezdirmiyor. Sanıyorum ki, milli moral güç yüksek olsun diye gezdiriyor. 



Bu yazı 2,015 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Haziran 2015 Başkanlık Sistemi Tartışması Asıl Şimdi Başlamalıdır
    • 29 Mayıs 2015 Türkiyede Sistem Tartışması Bitmez
    • 19 Mayıs 2015 Demokrasi Yönünden Sistemler Farkı
    • 4 Mayıs 2015 3 Mayıs Türkçülük Bayramıydı
    • 1 Mayıs 2015 Amerikada Niçin Sistem Tartışması Yapılmaz?
    • 25 Nisan 2015 "Develeri Oynatmayın Beyler!"
    • 23 Nisan 2015 Cumhuriyet Mi Demokrasi Mi?
    • 21 Nisan 2015 Ermeni Meselesi Türkiye İçin Aşil Sendromu Olmamalıdır
    • 15 Nisan 2015 Osmanlı'da ve İran'da -Mezhep ve Devlet-
    • 11 Nisan 2015 Chp'nin İki Parmak Solundayız! (1946'lı Yıllar)
    • 10 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1923-1946 arası)
    • 8 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1)
    • 5 Nisan 2015 Savaşların Değişen Yüzü: Hibrit Savaşlar
    • 1 Nisan 2015 ABD Dünyanın Kontrolünü Kaybediyor Mu?
    • 28 Mart 2015 Yemen Üzerinden İranı Tartışmak
    • 26 Mart 2015 Başkanlık Sistemi mi?
    • 25 Mart 2015 Kumpaslı Mecazlar
    • 21 Mart 2015 Japonlar, Çocuklarına Hiroşima'yı ve Nagazaki'yi Niçin Gezdirir?
    • 19 Mart 2015 'Biz Anafartalara Bir Dar-ül Fünun (Üniversite) Gömdük'
    • 18 Mart 2015 Gençlerden Ecdada Mektup

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,828 µs