En Sıcak Konular

Ersoy Yıldız

Geniş Açı
Ersoy Yıldız
16 Mart 2015

Türkiye, Fırsat Penceresini iyi Kullanabilecek mi?



Üniversite sınavına giren gençlerin yoğunluğunu görünce aklıma gelen bir konu oldu. Genç ve çalışabilir nitelikte nüfusun, ülkelere açtığı ‘fırsat penceresi’ ile ilgilidir. Genç nüfus yoğunluğunun yükselmeye başladığı dönemler; ülkeler için ‘fırsat penceresinin’ açıldığı dönemler sayılır. Halk tabiriyle, su akarken testilerin doldurabileceği en iyi dönemler kabul edilir. Bir bakıma, ülkelere şans kapısının açılması, başına talih kuşunun konması gibi bir şey oluyor.

 Tabi ki, hemen iyimser olmak kolay değildir. Öne çıkan niteliklerin farkında olmak gerekiyor. Mesela;

-‘Fırsat pencereleri’ her zaman ortaya çıkmıyor. Ülkelerin her 100-150 yıllık hayat döngülerinde bir defa açılıyor.

-Ülke nüfusunda, genç ve çalışabilir niteliktekilerin oranı çok yükselirse, o zaman ‘fırsat penceresi’ açılıyor.

-Fırsat penceresi sonsuza kadar da açık kalmıyor. İyi de kullanılsa, kötü de kullanılsa ‘fırsat penceresi’, 40-50 yıl kadar devam edip kapanıyor. Çünkü nüfus yaşlanmaya başlıyor.

-Açılan ‘fırsat penceresi’, ülkelere her zaman iyilik getireceği garantisini de vermiyor. ‘Fırsat penceresini’ iyi kullanabilen ülkeler bir dünya devi olabiliyor. Eğer iyi kullanılmazsa başta işsizler yığını ile karşılaşıldığı gibi; bir de gelecekte yaşlı nüfusun sosyal güvenliğine yönelik sorunları getiriyor.

 Konuyu biraz daha detaylandırarak ifade etmeye çalışayım: Bir kere, çocuk nüfus oranı, genç ve yaşlı nüfusa göre yeksek devam ediyorsa; ‘fırsat penceresi’ açılmıyor. Çünkü, çocuk yaştakiler üretken nüfus değildir. Haliyle ülke kaynaklarının büyük bölümü çocuk nüfusa harcanıyor. Keza, yaşlı nüfus oranı, çocuk ve gençlere göre yüksekse bu defa da ‘fırsat penceresi’ kapanıyor. Çünkü yaşlı nüfus üretken olmadığı gibi ekonomiye sosyal güvenlik harcama yükü de getiriyor. Fakat, genç ve çalışabilir nüfus oranı yüksek ise o zaman ‘fırsat penceresi’ açılıyor.

 Peki, genç ve çalışabilir nüfus oranı nasıl yükseliyor? Doğurganlık hızının yüksek olduğu ülkelerde, doğurganlık hızının azalmasından 15-20 yıl sonra ortaya çıkıyor. Çünkü 15-20 içinde çocuklar çalışabilir nüfus kitlesine dönüşüyor.

 Fırsat penceresini iyi kullanabilme başarısı ile ilgili örnekler de veriliyor: Bunlardan biri, “Asya Mucizeleri” ya da “Asya Kaplanları” olarak bilinen Uzak Doğu Asya ülkeleridir. Bu ülkelerin 1960’lı yıllarda yakaladıkları fırsat penceresini iyi kullandıkları kabul edilir.  Oysa, aynı yıllarda ‘fırsat penceresi’ ile karşılaşan Brezilya, Arjantin gibi Latin Amerika ülkeleri pek başarılı olamamıştır. Yakından tanıdığımız AB ülkeleri ise zamanında ‘fırsat penceresini’ iyi kullandıkları bilinir. Şimdilerde ise AB ülkeleri için ‘fırsat penceresinin’ kapanmaya başladığı varsayılır. Çünkü AB ülkelerinin nüfusu yaşlanmaya başlamıştır. Belki, daha uzun süre mevcut yapılarını devam ettirseler de; bu nüfus yapısı ile sürpriz bir mucize gösteremeyecekler.

 Türkiye için ise farklı dönem aralığından bahsedilir. 90’lı yıllardan sonra, genç ve çalışabilir nüfus yoğunluğu çok yükseldi. Dolayısıyla, 90’lı yıllar Türkiye’ye ‘fırsat penceresinin’ açıldığı yıllar kabul edilir. Bu demektir ki, Türkiye için fırsat penceresi 2035-2040 yıllarına kadar açık kalacaktır. 2040’lı yıllardan sonra ise, muhtemelen AB ülkeleri gibi yaşlanmaya başlayacaktır. Başta da ifade edildiği gibi, ‘fırsat penceresi’ genç nüfus yoğunluğu ile ilgilidir. Toplam nüfusun çokluğu ya da azlığı ile alakalı değildir. Türkiye için açılan ‘fırsat penceresi’ başarılı kullanabilecek mi, onu da zaman gösterecektir.

 



Bu yazı 389 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Haziran 2015 Başkanlık Sistemi Tartışması Asıl Şimdi Başlamalıdır
    • 29 Mayıs 2015 Türkiyede Sistem Tartışması Bitmez
    • 19 Mayıs 2015 Demokrasi Yönünden Sistemler Farkı
    • 4 Mayıs 2015 3 Mayıs Türkçülük Bayramıydı
    • 1 Mayıs 2015 Amerikada Niçin Sistem Tartışması Yapılmaz?
    • 25 Nisan 2015 "Develeri Oynatmayın Beyler!"
    • 23 Nisan 2015 Cumhuriyet Mi Demokrasi Mi?
    • 21 Nisan 2015 Ermeni Meselesi Türkiye İçin Aşil Sendromu Olmamalıdır
    • 15 Nisan 2015 Osmanlı'da ve İran'da -Mezhep ve Devlet-
    • 11 Nisan 2015 Chp'nin İki Parmak Solundayız! (1946'lı Yıllar)
    • 10 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1923-1946 arası)
    • 8 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1)
    • 5 Nisan 2015 Savaşların Değişen Yüzü: Hibrit Savaşlar
    • 1 Nisan 2015 ABD Dünyanın Kontrolünü Kaybediyor Mu?
    • 28 Mart 2015 Yemen Üzerinden İranı Tartışmak
    • 26 Mart 2015 Başkanlık Sistemi mi?
    • 25 Mart 2015 Kumpaslı Mecazlar
    • 21 Mart 2015 Japonlar, Çocuklarına Hiroşima'yı ve Nagazaki'yi Niçin Gezdirir?
    • 19 Mart 2015 'Biz Anafartalara Bir Dar-ül Fünun (Üniversite) Gömdük'
    • 18 Mart 2015 Gençlerden Ecdada Mektup

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,968 µs