En Sıcak Konular

Ersoy Yıldız

Geniş Açı
Ersoy Yıldız
12 Mart 2015

Majesteleri Zavallı Ördeğin Hayatını Bağışlamak Alicenaplığında Bulundular!



Kral adamlarıyla ördek avı yapmaya çıkmıştır. Kralın görevlileri ördekleri kaldırıp, kralın yakınına doğru uçuruyor. Kral, yakınından geçen ördeklere ateş ediyor. Kral heyecanlı heyecanlı dalkavuğuna soruyor:

- Vurabildim mi? Vurabildim mi?

Vuramadıysa, 'hayır vuramadınız kralım' demiyor dalkavuk. Oynadığı rolüne uygun bir cevap buluyor:

- Majesteleri zavallı ördeğin hayatını bağışlamak alicenaplığında bulundular.

 Galiba benzer durumlar, insanlığın varoluşundan beri görülebiliyor. Fakat, bir yerden başlatacak olursak; Milattan önce 430'lu yıllarda yaşamış Kyreneli Aristippos, dalkavukların şahı kabul edilir. Bu meziyetinden dolayı da ömrünü saraylarda geçirdiği rivayet edilir. Kyreneli Aristippos ile ilgili birkaç rivayet aktarılır. Bunlardan birinde kral, filozof Platon'a, bir kadın elbisesi hediye etmek istemiş. Platon,

 -Ben erkeğim kadın elbisesi giymem, diyerek kabul etmemiş. Fakat, Aristippos;

 -Ben giyerim, insan ne giyerse giysin erkekse yine erkektir, diyerek hemen kapmış. Başka bir rivayette ise şöyle anlatılır: Kral, Aristippos'un yüzüne tükürmüş. Çevresinde bulunanlar bu küçüklüğünü yüzüne vurduğu zaman, onlara ;

 -Ne var ki bunda, balıkçılar da ufacık bir balık tutmak için tepeden tırnağa deniz suyu ile ıslanmıyorlar mı? demiş.

 Ördek avı misali ve Kyreneli Aristippos misalleri, dalkavuğun amacı yönünden biraz bulanıktır. Sırf kendi istekleri ve iradesi ile mi yaptıkları; yoksa hata yaptırmak niyetiyle mi kralın etrafını sardıkları zamanla belli olur.

 Bir de, saraylarda şaklabanlık yaparak kralları ve devlet büyüklerini eğlendiren dalkavuklar bulunuyordu. Bu tür dalkavukluğun amacı daha şeffaftı. Çünkü bu işi ücret karşılığı yaparlardı. Kimseden gizlenecek, saklanacak bir durum yoktu. Artık bir meslek gibi algılanıyordu. Bu işi mükemmel yapanlar bile bulunurmuş. Mesela kral sancılanacak olursa, dalkavukta kral ile birlikte sancı çekiyormuş gibi kıvrım kıvrım kıvranırmış. Hatta, başka bir hikaye aktarılır. Padişahın biri patlıcan yemeğini çok severmiş. Bir gün yemekte, patlıcan üzerine övgüler sıralamaya başlayınca, dalkavukta patlıcan üzerine övgülere başlamış. Derken birkaç gün sonra yemekte yine patlıcan varmış. Padişah, patlıcan yemeğinden bıktığını anlatmaya başlamış. Dalkavuk bu defa tersine patlıcan yemeğini yerin dibine batırdıkça batırmış.

Padişah kızmaya başlamış:

-Daha iki gün önce patlıcanı öve öve bitiremedin. Bugün de yerin dibine batırdın.

deyince, dalkavuk hemen atılmış:

- Aman Sultanım, ben sizin dalkavuğunuzum patlıcanın değil, diye cevap vermiş.

 Haliyle, başka milletlerde örneklerin benzerinin bizim Osmanlı tarihimizde de görülmüş olması muhtemeldir. Hatta, dalkavuklar üzerine nizamnameler bile düzenlenmiş. Eğlendirici olsun diye dalkavuğa yapılan her davranışın bir ücreti sıralanmış.  Mesela;

– dalkavuğun burnuna fiske vurma 20 para

– başına kabak vurma 20 para

– oturduğu yerden aşağı yuvarlama 30 para

– yüzüne mürekkep veya kömür sürme 37 para gibi tarifeler sıralanmıştı.

 Velhasıl kelam, dalkavukluk tarihsel bir tespit olsa da; hangi tipi olursa olsun İslami yönden de kabul görmemiştir. Konuyla ilgili olarak; "Dalkavukların yüzüne toprak saçın" diyen bir Hadis-i Şerif bile bulunmaktadır.



Bu yazı 1,156 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Haziran 2015 Başkanlık Sistemi Tartışması Asıl Şimdi Başlamalıdır
    • 29 Mayıs 2015 Türkiyede Sistem Tartışması Bitmez
    • 19 Mayıs 2015 Demokrasi Yönünden Sistemler Farkı
    • 4 Mayıs 2015 3 Mayıs Türkçülük Bayramıydı
    • 1 Mayıs 2015 Amerikada Niçin Sistem Tartışması Yapılmaz?
    • 25 Nisan 2015 "Develeri Oynatmayın Beyler!"
    • 23 Nisan 2015 Cumhuriyet Mi Demokrasi Mi?
    • 21 Nisan 2015 Ermeni Meselesi Türkiye İçin Aşil Sendromu Olmamalıdır
    • 15 Nisan 2015 Osmanlı'da ve İran'da -Mezhep ve Devlet-
    • 11 Nisan 2015 Chp'nin İki Parmak Solundayız! (1946'lı Yıllar)
    • 10 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1923-1946 arası)
    • 8 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1)
    • 5 Nisan 2015 Savaşların Değişen Yüzü: Hibrit Savaşlar
    • 1 Nisan 2015 ABD Dünyanın Kontrolünü Kaybediyor Mu?
    • 28 Mart 2015 Yemen Üzerinden İranı Tartışmak
    • 26 Mart 2015 Başkanlık Sistemi mi?
    • 25 Mart 2015 Kumpaslı Mecazlar
    • 21 Mart 2015 Japonlar, Çocuklarına Hiroşima'yı ve Nagazaki'yi Niçin Gezdirir?
    • 19 Mart 2015 'Biz Anafartalara Bir Dar-ül Fünun (Üniversite) Gömdük'
    • 18 Mart 2015 Gençlerden Ecdada Mektup

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,474 µs