En Sıcak Konular

Ersoy Yıldız

Geniş Açı
Ersoy Yıldız
6 Mart 2015

Musul Konusu Yine Gündeme Oturacak Gibi



Medyaya yansıyan haberlere göre, Musul ve çevresini ele geçiren IŞİD’e yönelik operasyondan konuşuluyor.  Zaten böyle devam edemezdi ve olması gerekiyordu, hatta geç bile kalmış bir operasyon diyebiliriz. IŞİD’e yönelik operasyonları, Irak hükümeti kendi ordusunun operasyonu gibi yansıtsa da, ABD güdümlü operasyon olduğu gizlenemiyor. Hatta İran’ın bile, Irak ordusunun sevk ve idaresinde etkili olduğu seziliyor. Bu durum, mücadelenin sadece IŞİD ile sınırlı kalmayacağını da gösteriyor. Şayet, iki ezeli rakip ABD ve İran’ın, Irak ordusu üzerinde rekabeti devam edecek olursa; gelecekte İran ile ABD’nin satranç mücadelesi sinyalini de veriyor. Böylesi bir satranç mücadelesine; Türkiye, Rusya, Suriye, İsrail, Rusya, Suudi Arabistan, Katar gibi başka aktörlerin de katılma ihtimali vardır.

Aktörlerin çoğaldığı; hamle yapacakları taş çeşitleri de arttığı satranç oyununda başka çıkar hesapları da devreye girer. Çünkü adı terörle mücadele olsa da, her aktörün çıkar algılaması farklı farklıdır. En başta söylenebilecek şudur: Irak ve Suriye toprakları, IŞİD teröristlerinden temizlense de uzun bir zaman alacak gibi duruyor.

İkinci yönü, operasyon sonunda Irak’ın toprak bütünlüğüne yönelik temenniler biraz havada kalacak gibi. Çünkü IŞİD sonrasında, Musul topraklarına ve petrollerine kim hakim olacak, sorusu gündeme gelince, eskiye göre daha keskin kutuplaşma ve çatışmayı da getirebilir. Düşük ihtimalle Kürt-Arap etnik yönü ağır basan iki kutuplu çatışmayı getirebilir. Büyük ihtimalle de, hem etnik hem mezhepsel yönü bulunan Kürt, Türkmen, Sünni, Şii gibi karmaşık ve çok parçalı kutuplaşmayı da getirebilir.

Operasyonun Türkiye’ye yansımasına gelince; operasyon, başlangıcından itibaren  Türkiye’yi de etkileyecek gibidir. Bunun gayet doğal olan birkaç nedeni bulunuyor:

Birinci nedeni, operasyon ve çatışmalar Türkiye sınırlarına yakın yerlerdir. Oralarda yaşanacak bir çatışma, nüfus hareketinin yani göç dalgasının yönünü en çok Türkiye’ye çevirecektir. Yaşanmış tecrübeler gösteriyor ki, bütün göç dalgaları merkez ülkelere ekonomik ve sosyolojik yük getirir.

İkinci nedeni, Irak veya Suriye topraklarında beklenmeyen bir güç boşluğu veya istenmeyen bir kutuplaşma oluşursa Türkiye üzerinde etkisi olur. Türkiye’nin böyle olası bir duruma duyarsız kalması da düşünülemez.

Üçüncü ve en önemli boyutu ise Musul Türkmenleri boyutudur. Türkiye, Osmanlı döneminden beri Türkmenleri etnik devamı sayar. Hatta bazı kaynakların rivayetine göre, 1926 tarihli Ankara Andlaşması’nda “Türkiye`ye Musul ve çevresindeki 90 bin kilometrekarelik alanda soydaşlarını gözetleme hakkı verir.” ibaresinden söz edilir. Bundan dolayı, Musul sınırlarımız dışında kalmış bile olsa Türkmenlere yönelik her olumsuz gelişme Türkiye’yi de etkilemiştir. Kaldı ki, olası çatışma ve kutuplaşma durumunda, bundan en fazla olumsuz etkilenecek etnik gruplardan biri de Türkmenler olacaktır. Çünkü, diğer gruplara göre hem nüfus olarak az; hem de kendilerini koruyacak silahlı kuvvet yapılanmaları yoktur.

Bütün bunları bir araya getirdiğimizde, Musul ve çevresinde meydana gelecek gelişmelere, Türkiye’nin olması gereken hassasiyeti konusunu da ortaya çıkarır.



Bu yazı 328 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Haziran 2015 Başkanlık Sistemi Tartışması Asıl Şimdi Başlamalıdır
    • 29 Mayıs 2015 Türkiyede Sistem Tartışması Bitmez
    • 19 Mayıs 2015 Demokrasi Yönünden Sistemler Farkı
    • 4 Mayıs 2015 3 Mayıs Türkçülük Bayramıydı
    • 1 Mayıs 2015 Amerikada Niçin Sistem Tartışması Yapılmaz?
    • 25 Nisan 2015 "Develeri Oynatmayın Beyler!"
    • 23 Nisan 2015 Cumhuriyet Mi Demokrasi Mi?
    • 21 Nisan 2015 Ermeni Meselesi Türkiye İçin Aşil Sendromu Olmamalıdır
    • 15 Nisan 2015 Osmanlı'da ve İran'da -Mezhep ve Devlet-
    • 11 Nisan 2015 Chp'nin İki Parmak Solundayız! (1946'lı Yıllar)
    • 10 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1923-1946 arası)
    • 8 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1)
    • 5 Nisan 2015 Savaşların Değişen Yüzü: Hibrit Savaşlar
    • 1 Nisan 2015 ABD Dünyanın Kontrolünü Kaybediyor Mu?
    • 28 Mart 2015 Yemen Üzerinden İranı Tartışmak
    • 26 Mart 2015 Başkanlık Sistemi mi?
    • 25 Mart 2015 Kumpaslı Mecazlar
    • 21 Mart 2015 Japonlar, Çocuklarına Hiroşima'yı ve Nagazaki'yi Niçin Gezdirir?
    • 19 Mart 2015 'Biz Anafartalara Bir Dar-ül Fünun (Üniversite) Gömdük'
    • 18 Mart 2015 Gençlerden Ecdada Mektup

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,290 µs