En Sıcak Konular

Memduh Atalay

Kıvılcım
Memduh Atalay
4 Aralık 2014

Öğretmenin Eğitime Katkısı



Milletlerin hazinesi üçtür.Karadan gelen zenginlik,denizden gelen zenginlik ve insan unsuru Kara ve denizden gelen ürünü işleyen sanayi ve endüstriye dönüştüren anlamlı kılan insandır.Bu sebeple yetenekli ve anlayışlı bir genç, milletin hazinesidir.Bu hazineyi işleyecek,yarınlara hazırlayacak öğretmenin ne kadar önemli olduğunu belirtmek için Hindistan'da öğrencilerin öğretmenlerinin soyadını taşıdığını hatırlatmakla yetineyim. Öyleyse çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki hocan kadar adamsın!

Öğretmen aslında çok sevimsiz ama şu andaki seviyeye de uygun bir kelime. Muallimden hocaya, hocadan öğretmene geliş çizgimizi ve yetişen nesli dikkate aldığımızda varacağımız sonuç oldukça sıkıntılı. Talebeden öğrenciye düşen seviyede de aynı sorun karşımıza çıkıyor. Talep eden insanla öğrenen insan hem bilgiyi alış biçiminde hem de içselleştirmede aynı kişi değildir. Muallim ilim sahibi, hoca tarz ve üslup sahibi iken öğretmen sadece öğreten bir elaman seviyesine düşmüş ki bu tüm açmazlarımızın, şimdiki sorunlarımızın kaynağını da göstermektedir.

Öğretmenin tek vazifesi öğretmekse şayet okullara, masrafa gerek yok. Bilgisayar bunu pekâlâ yapabilir. Demek ki okulların dolayısıyla öğretmenin vazifesi teknik bilgiyi aktarmak değil. Hayata, dünyaya, geleceğe bakışımızı belirleyen yarını kurgulamada milli ve manevi değerleri öğreten gelecek mimari olmayacaksa okulun ve eğitimin varlığı tartışılmalıdır. Cioran Ezeli Mağlup adlı eserinde hocasını terk etmesini şöyle izah ediyor"Sorbonne 'de profesörlük yapan hocamın derslerini iki yıl takip ettim. Ona şükranımı ifade etmem için yıl derslerine devam ettim ama bu ölümcül bir azaptı. Hocam salağın biri değildi. Çok zeki bir insan ve değişik öğretme teknikleri olan bir insandı ama MİZACI YOKTU, MERAK UYANDIRMIYORDU.

Bir yılın sonunda kendi kendime yeter artık, şükranım tükendi dedim ve hocayı takip etmeyi bıraktım. Daha ileri gitmek imkansızdı."Bu ifadeler bir öğretmenin ne kadar orijinal bir kimlik ve kişilik sahibi olması gerektiğini gösterdiği gibi sıradan bir insanın ötesinde üstün vasıflar taşımayan birinin bilgili de olsa mizaç taşımıyorsa yeterli olmayacağının da bir kanıtı.

Hele hele ülkemizdeki durum çok vahim. Doksan günde karpuz bile yetişmezken bir dönem ideolojik kaygılarla öğretmen yapıldı insanlar. Ve milli hazinemiz öğrencinin sorularını cevaplayamayacak derecede kötü öğretmenlere emanet edildi. Aslında milli hazinemiz yok edildi. Öğretmen eğitimin temel elamanıdır.İç donanıma,tarih ve millet şuuruna;dil ve düşünce değerlerine sahip olmayan bir öğretmen hem öğrenci için bir azap hem millet için bir yüktür.Tarihin önemli şahsiyetlerine baktığımızda her muzafferin arkasında güçlü bir hoca nefesi olduğunu görmekteyiz.Şair Fatih için diyor ki"Saliha ana gerek Fatih doğurmak için /Sonra bir Akşemsettin mana yoğurmak için" Eğer geleceği kurgulamanın,tarihe önemli bir işaret koymanın mimarı ise öğretmen mana yoğuran bir keyfiyeti taşıması gerekir.

KPSS ölçümleriyle, başarısıyla alınan ya da dışta bırakılan öğretmen adaylarında aranacak vasıflar işin tekniğinden ziyade ruh ve ahlak yeterliliği de bulunmalıdır. Çocukları sevmeyen, öğretmenliği geçim derdi malzemesi olarak algılayan medeniyet perspektifinden mahrum okur satar kimselerin eğitime bir yük olduğunu bilmek gerekiyor. Fiziki vasıflardan,ruhi vasıflara kadar önemli ölçüler konulmalıdır ki milli hazinemiz doğru ellere,temiz vicdanlara,münevver kafalara emanet edilmiş olsun.Tüketim çılgınlığının kötü bir elamanı,tekniğin mahkumu ,ruhun mahrumu bir öğretmen yerine bilgisayardan öğrenmek daha mantıklı bir yol.Dünyanın hiçbir yerinde kötü eğitim sisteminden huzurlu ve başarılı insanlar yetişmemiştir.

Öğretmen toplumun temel taşıdır .İçi dışına hakim dışı içine mıhlı 'yaşama aşkından ziyade yaşatma aşkı taşıyan" bir ruh mimarı olmadığı müddetçe ülke aydınlık yarınlara ulaşamayacaktır.Paralı eğitim meselesinin de açtığı problemler ayrıca ele alınmalıdır.Okullar çocukları güvenli bir alan olarak bırakılan yerler değil medeniyet anlayışımızın zerk edildiği kutsal kurumlar öğretmenler de bu kurumun meşalesi olmadıkça bu vasıflara haiz öğretmenler yetişmedikçe sancılarımız pansuman tedbirlerle giderilemez.

Mehmet Akif vaktiyle neşteri vurmuş ama devletlü takımı hâlâ tedbiri almış değil. Akif öğretmeni şöyle tarif ediyor:

''Muallim ordusu derken çekirge orduları

Çıkarsa ortaya hesap edin zararı

Muallimim diyen olmak gerektir imanlı

Edepli , sonra liyakatlı, sonra vicdanlı

Bu dördü olmadan olmaz: vazife çünkü çok büyük"

Öğretmen imanlı, liyakatlı, edepli,vicdanlı olmadığı müddetçe toplumsal nizam aynı ve başka bir nizama yol açıcı fertler yetişmeyecektir.Kişi için söylendiği gibi millet için de söylenebilir: ÖĞRETMENİN KADAR KALİTEN VAR!

Siyasetin ve sendikanın kpss' nin çıkmazındaki eğitim sisteminden ve eğitimcilerinden ancak mitinglerde bayrak sallayan amigolar çıkar ferdin öz nizamını sarsıcı yeni ve başka bir nizama yol açıcı devrimciler çıkamaz!!!



Bu yazı 928 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Aralık 2014 Öğretmenin Eğitime Katkısı
    • 1 Mayıs 2010 Türkülerimiz ve Acılarımız Bağlamında Biz
    • 4 Nisan 2010 Üşüyen Değil Davası Olan MUHSİN BAŞKAN
    • 26 Mart 2010 İlahiyatçı Bilgeliğin Dayanılmaz Hafifliği: BAYRAKTAR BAYRAKLI Örneği
    • 15 Aralık 2008 O Ayakkabılardan Öpüyorum Kardeşim
    • 22 Eylül 2008 Ulusalcı Paranoya ya da Vatan Satma Töhmeti
    • 15 Eylül 2008 Hazreti Ali Atatürk Olarak Dönmüş(!)
    • 8 Eylül 2008 Oruç Bizi Nasıl Tutar?
    • 4 Eylül 2008 Yeni Müsteşriklerimiz:Ateist Bilgelerimiz
    • 27 Ağustos 2008 Farklılık mı Aykırılık mı?
    • 26 Haziran 2008 Avrupalı Turistler Niçin “Kırolarla” Evleniyor?
    • 15 Haziran 2008 Bir Zulüm Tapınağı: Banka
    • 5 Haziran 2008 Başörtülü Kızlar Bağlamında Aşk ve Evlilik
    • 25 Mayıs 2008 Eğri Duruşun Doğrucu Davutları: Yaşar Nuri ve Ahmet Hakan
    • 14 Mayıs 2008 SÜKÛTUN SESİ YA DA ÂKİF’İN RESMİ
    • 11 Mayıs 2008 Çağdaşlığın Dayanılmaz Örtüsü
    • 4 Mayıs 2008 Zamane Hokkabazı
    • 27 Nisan 2008 İsmet İnönü’nün Pul Davası Bağlamında Siyasi Kekemelik
    • 24 Nisan 2008 Ukayl bin Ebu Talip Resminden Bugüne Bakış
    • 19 Nisan 2008 23 Nisan Çocuk Bayramı İçin Laik Faşizan Çocuk Aranıyor!

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,075 µs