En Sıcak Konular

Umut Bulut

Umut Günlüğü
Umut Bulut
1 Kasım 2014

Gavura gavur denmeyecek



Tanzimat Fermanı'nın trajikomik maddelerinden biri'' Gavura gavur denmeyecek...'' Gavura gavur denmeyecek de... Peki ne denilecek? Memlekete cumhuriyet geldi kim takar Tanzimat Fermanı'nı Reşit Paşa'sını... Bu kadar gavur da hangi ara türedi bilemiyoruz. 
Validebağ Korusu'na cami yapılmasın, liselere imam hatip yapılmasın, AVM'lerde mescid olmasın diyenlerin büyük oranda derdi yeşil alanların tahrip edilmesi ya başka entel dantel bahaneler değil. Yaşlı bir kadın bu sokak eylemlerinde ağzından baklayı kaçırdı ben dedi ''her sabah ezan sesiyle uyanmak istemiyorum....''
Yani maksat yeşillik olsun diye eylem yapmıyorlar, içlerindeki irini cerahati her fırsatta bir fırsatta dışarı döküyor kusuyorlar. Yeşil alan cami olmasın, liselere imam hatip yapılmasın okullara mescit yapılmasın ne kadar da masum talepler öyle mi?
Sokağa çıkanlar bağıran çağıranlar kimler sesleri bu kadar çok çıkıyorsa onları bağırtanların da bu işin perde gerisinden bir hesapları var demektir. Malcom X: ''İnsan iyi silah kullanmalı kuklayı değil kuklacıyı vurmalı'' diyordu. Bu işte kuklacı her kimse yanlış yerde tezgah açmış yanlış bir yola girmiş. 
Cami, ezan, imam hatip ve mescid gibi bir dünya mukaddesimize pervasızca hakaret eden bu insanlar bu cüretlerini nereden alıyorlar? Ya da hangi sinir uçlarını kışkırtıp hangi yaraları kaşıyıp kanatmak istiyorlar?
 Herkes şunu iyi bilsin ki bu ülkenin en güçlü örgütü ya da en örgütlü gücü cami cemaatidir. Hiç bir örgüt insanları hergün beş kere toplayıp sevk ve idare edemez ama cami cemaati kendiliğinden bu örgütlülüğe sahiptir. 
 DGM Eski Başsavcısı Nusret Demiral Ezan Türkçe okunsun dediğinde bütün camilerde bir infial oldu ve derin cami cemaati gerekeni yaptı ve seçimlerde güçlü bir tokat vurdu onun partisine.. Böyle güçlü bir etkiye sahip bir imkan kolay kışkırtılabilir kolay yönlendirilebilirdi eskiden şimdi artık öyle değil. Daha güçlü daha akıllı daha duyarlı...
Ezan okunmasın, imam hatip yapılmasın cami yapılmasın diye sokaklara taşan bir yığın kadın görüyorsunuz sanki yüzlerindeki nur soyulup alınmış gibi hırsla İslamın mukaddeslerine saldırıyorlar. Allah muhafaza bir deli çıkıp yanlış bir iş yapsa olaylar çıksa ayıkla pirincin taşını...
Türkiye'nin yöneten akıllarına bir sözümüz var: biri bu acuzeleri durdursun.
 Özellikle Türkiye'de bu gün bu şartlar altında ezana, camiye mescide karşı olmak sadece ucuz istihbarat oyunlarının oyuncağı olmaktan başka bir anlam taşımaz. 
Tanzimattan beri Türk milletine gavura gavur denmeyeceğini öğrettiler fakat ne deyeceğini öğretmediler. Bütün kafa karışıklığımızın sebebi de işte bu olsa gerektir. Şimdi asıl büyük sorumuz şu: Kim gavur kim değil? 
Bundan daha büyük sorumuz ve sorunumuz şu ki gavurdan daha çok Müslüman kim dediğimizde karşımızda Müslümanı oturtabileceğimiz yer neresi? Gavuru değil, müslümanı doğru tanımlamamız gerekiyor herşeyden önce. 
Şartlar değişti yoksa Müslümana Müslüman denmeyecek deniliyorsa Müslüman bir toplum içinde, o zaman saflar yarılacak durduğumuz yeri netleştireceğiz.
 Müslüman kim dediğimizde en kestirme cevabımız. Müslüman mukaddes ıstırabı olan adamdır. Biz o mukaddes ıstırabı kaybettik ve şimdi yerimizi bulamıyor, bulduğumuz her yeri yadırgıyoruz. 
Susmamız edebimizdendir çünkü biz devlet terbiyesi biliriz. Ferman büyük yerden der, kenara çekilirz derseniz yataklarımızı ayrı sereriz. Ferman Tanzimat Fermanıysa beni bağlamaz ''Gavura gavur denmeyecek!!!...'' Hadi lan sen de...



Bu yazı 784 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ağustos 2016 Fetö/PDY Yahut Dilenci Mafyasının çöküşü
    • 4 Şubat 2015 Cübbeli Yahut Çelik Çekirdek
    • 1 Kasım 2014 Gavura gavur denmeyecek
    • 17 Nisan 2014 Karizmatik Lider Kıtlığı
    • 8 Nisan 2014 İmam Şafii Camii İçin Kitap Bağışı Talebi
    • 5 Aralık 2013 Cemaat: İtibar ve masumiyet aşınması
    • 21 Ekim 2013 F.G:Kutsal Sürgün yahut Cem Sultan Sendromu
    • 25 Mayıs 2013 “Diyanet ayıplı hadisleri ayıkladı!”
    • 12 Nisan 2013 Türk toplumunda Kürt nefreti
    • 16 Haziran 2012 Bir vicdan bayrağı: Bülent Yıldırım
    • 17 Mayıs 2012 Din ve Mehdi Tartışmalarına Mütevazı Bir Katkı
    • 7 Mayıs 2012 Tarihin Yatak Odası
    • 27 Mart 2012 Kurtlar Vadisinde neler oluyor?
    • 26 Şubat 2012 Erbakan hırsız mı?
    • 19 Şubat 2012 Genç imamlar rahatsız
    • 17 Ocak 2012 Baydı artık Şu Hrant muhabbeti
    • 15 Kasım 2011 ''Dünyanın Memesinden Din Bahanesiyle Süt Sağanlar''
    • 21 Ekim 2011 Top sakal bırakmak Firavun adetidir
    • 11 Eylül 2011 ''Erkek'' Bir Şair: Olcay Yazıcı
    • 18 Temmuz 2011 Yerleşmek/ yerlileşmek

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,535 µs